
Bilmeyenler vardır belki, önce tatava yapmak ile ne kastettiğimi anlatayım (geçmişte böyle bir olay vardı diye anlatacağım yaşa geldiğime inanamıyorum). 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmelleddin İhsanoğlu, CHP ve MHP’nin çatı adayı olarak gösterilmişti. CHP seçmeninin bir kısmı ise İhsanoğlu’nun kendilerini temsil etmediğini düşünüyordu. İhsanoğlu’nun homofobinin evrensel bir mesele olmadığını ve Türk toplumunun hassasiyetleri olduğunu söylediğinde çok sinirlendiğimi hatırlıyorum. Fakat birçok kişi, bu gibi şeylere takılmamak ve tatava yapmamak gerektiğini söylüyordu. Nitekim, önemli olan seçim kazanmaktı ve ortaya “tatava yapma bas geç” söylemi çıktı. Peki ne oldu? Biz tatava yapmadık ama seçim yine de kaybedildi. Sonra bir baktık ki ittifaklar değişti ve İhsanoğlu, 2018 seçiminde Erdoğan’a oy verdi. Ve biz zamanında tatava yapmadığımız ve hassasiyetler karşısında durmadığımız için insanlar bugün haklarından oluyorlar.
İşte bu yüzden, ben muhalefetin din ve devlet denklemine laikliğe aykırı şekilde dahil olmasını kabul edemiyorum. Çünkü sessizliklerinin hiçbir işe yaramadığını tecrübe etmiş bir seçmen olarak, bu dahiliyetin daha kötü sonuçlara yol açmasından korkuyorum. Nitekim, bence muhalefetin sessiz kalması hak ve özgürlüklerimizin daha çok sınırlanmasına yol açmaya çoktan başladı. Kimse alkol yasağına laf etmediği için yine sağlık ile açıklanamayacak olan başka bir yasakla: Ramazan öncesi açık olan restoranların, bir kısım insanın oruç olması sebebiyle zaten restoranlara gitmeyeceği Ramazan’da kapanması kararıyla karşı karşıya kalıyoruz. Ya da bugün öğrenciler LGBTQI+ bayrağı taşıdığı için göz altına alınıyorlarsa, bunun gerisinde muhalefetin öğrencilerin yanında durmak yerine din savunuculuğu yapma merakı var. Tüm bu gerçekler ise bana temel hak ve özgürlüklerimizi kullanmamıza engel olan politikaların meşruiyetini biraz da muhalefetten aldığını düşündürüyor. İşte bu yüzden ben bu sefer tatava yapmayı tercih ediyorum.
Peki tatava yapmak ne demek? Sandığa gitmemek mi demek? Gerek demokrasi ittifakının önemini (naçizane) gerekse muhalefet partilerinin belediyecilikteki başarılarını düşününce bu öneri haksızlık olacaktır. Hem oy hakkının çok değerli olduğunu düşünen ben böyle bir şeyi savunamıyorum. O yüzden aklıma bir tek muhalefete kendilerinden laikliği ve hak ve özgürlüklerimizi savunmalarını beklediğimizi ve özgürlüklerimize müdahaleleri kanıksamadığımızı sürekli hatırlatmak geliyor. Zira, bu taleplerimizin hükümette karşılığı olmadığı çok açık ama belki çok söylersek muhalefette bir karşılığı olur. Şimdi değilse bile belki sonra olur, inanıyorum. Olmazsa da biz en azından tatava yapmıştık der, vicdanımızı rahatlatırız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ben de bu ay güne din, devlet ve muhalefet üzerinden bakmaya ve biraz da “tatava” yapmaya karar verdim.
10 Nis 2021

YAZARLAR

Günebakan
Hadi gelin, güne bakalım.
İLGİLİ OKUMALAR


