Biyoçeşitlilik kaybı döngüsel ekonomiyle önlenebilir mi?

Döngüsel ekonominin biyoçeşitlilik sorununu çözmedeki etkisi
Biyoçeşitlilik kaybı döngüsel ekonomiyle önlenebilir mi?

Biyoçeşitlilik son zamanlarda özellikle iklim krizi ile mücadele kapsamında da fazlasıyla denk geldiğimiz bir kavram. Temelde biyoçeşitlilik doğal bir ekosistemde yer alan canlı çeşitliliğidir. Nasıl ki insanların yaşaması için gereken hava, su, besin, çeşitli mineraller veya vitaminler var ise tüm canlıların bu tarz temel ihtiyaçları mevcut. Küçük yaşlarda aldığımız eğitimlerde genellikle orman ekosistemleri üzerinden biyoçeşitliliği tanımaya başlarız. Fakat canlılar bildiğiniz gibi sadece ormanlarda değil, gezegen üzerinde her yerde her şekilde yaşamakta. Özellikle belgesel sevenlerin denk gelmiş olabileceği hiçbir canlının yaşayamadığı sıcaklıklarda yaşayabilen böcekler, hiçbir canlının yaşayamayacağı soğuklarda yaşayan çeşitli hayvanlar vardır. Bunların yanında bir de gözle göremediğimiz fakat ekosistemin işleyişi için muazzam öneme sahip canlı organizmalar bulunur. İşte biyoçeşitlilik, dünya üzerindeki tüm bu canlı yaşamının var olması adına kritik öneme sahip olan, doğal dengesi bozulduğunda ise felaketlere yol açabilecek bir gereklilik diyebiliriz.

Bugün lineer ekonomi uygulamaları sayesinde geldiğimiz noktada biyoçeşitliliğe verdiğimiz zarar ne yazık ki göz ardı edilemeyecek kadar fazla. Asla bitmeyecekmiş gibi kullandığımız doğal kaynaklar, devamlı doğadan aldığımız hammaddeler ve sanki dünya nüfusunun önemli bir kesimi suya erişimde sorun yaşamıyormuş gibi sorumsuzca harcadığımız su kaynakları biyoçeşitliliğe zarar veren en önemli etkenlerin başında geliyor. Lineer ekonominin atık oluşturan, kirleten ve kaynakların verimsiz kullanımını neredeyse zorunlu hale getiren yapısı sayesinde bugün biyoçeşitliliğin %90’ı hammaddeye erişim şekillerimiz ve bu hammaddelerin işlenmesi süreçlerinden kaynaklanıyor. Başka bir deyişle, doğadan kepçeyle alıp çay kaşığının ucuyla bile geri vermediğimiz için, doğanın kendisini yenilemesine olanak tanımadığımız için tüm canlı hayatını mahvetmeye büyük bir hızla ve umursamazlıkla devam ediyoruz.

Döngüsel ekonomi biyoçeşitliliği nasıl destekler?
Döngüsel ekonominin üç ana prensibinden olan biyoçeşitliliği artırma temelde sistemlerin baştan aşağı değiştirilmesi ile canlı hayatına zarar veren tüm uygulamaların önlenmesine odaklanır. Bu da elbette mevcut ekonomik ve sosyal süreçlerimizin neredeyse hepsini baştan aşağı değiştirmemiz anlamına geliyor. Bunun mümkün olmadığını düşünenler olabilir. Fakat bundan iki sene önce de bir pandemi sebebiyle evlere kapanacağımız ve hayatlarımızı geri dönüşü olmayacak şekilde değiştireceğimize de inanmazdık, değil mi? 😊

Döngüsel ekonomi sistemi tamamen değiştirerek aslında biyoçeşitliliğin temel sebeplerinden olan atıkların ve kirliliğin önlenmesini öneren bir sistem. Zararlı kimyasalların, sera gazı emisyonlarının ve hatta tek kullanımlık materyallerin olmadığı bir sistem sayesinde canlı ekosistemleri kirletemez ve biyoçeşitliliğe sebep olan yıkıcı süreçleri önleyebiliriz.

Gıda sistemlerinde kullanımı tamamen ortadan kalkabilecek olan sentetik maddeler veya tekstil ürünlerinde kullanımı önlenecek olan zararlı kimyasallar hayatımızdan çıktığı anda tarım alanlarındaki canlı ekosistemlere ne kadar büyük bir “nefes alma” imkânı tanıyacağımızı düşünmek için kendinize birkaç saniye verin.

Döngüsel ekonomi uygulamalarının bir diğer amacı da bildiğiniz gibi kaynakları döngü içinde tutarak değerini her zaman en üst seviyede tutacak şekilde kullanmaktır. Bu da aslında insanlığın “ihtiyaçları”nı karşılamak için çok uzun bir süre sıfır hammaddeye ihtiyaç duymayacağımız bir sistem demek. Bu sayede doğa kendini yenileyebilecek vakit bularak biyoçeşitliliğin artmasına imkân tanıyabilir. Fakat kaynakları devamlı döngü içinde tutmak elbette sadece üretim süreçleri ile olabilecek bir sistem değil. Tüketiciler olarak bizlerin de sorumlu tüketim alışkanlıklarını edinmemiz ve değerini kaybettiğini düşündüğümüz her türlü malzemeyi, materyali, kaynağı yeniden sisteme dahil edecek uygulamaları hayata geçirmemiz gerektiği anlamına geliyor. Evlerimizde çekmecelerde kaderine terk edilmiş eski telefonlarımız, elektronik aletlerimiz veya depolarda çürümeye bırakılmış beyaz eşyalarımız aslında hiç tahmin etmediğimiz kadar çok kritik öneme sahip materyal barındırıyor. Özellikle elektronik atıkların içerisinde yer alan zengin materyaller sıfır hammadde kullanımını neredeyse durduracak kadar çok.

Son olarak da döngüsel ekonomiye geçiş, biyoçeşitliliği artırarak aslında iklim krizi ile mücadeleye katkı sağlarken bugün yavaş yavaş hissetmeye başladığımız temel kaynaklara erişim sorununu da çözmemize olanak tanıyabilir. Uzun vadeli planlamalar, temelde sürdürülebilirlik kelimesinin anlamı olan gelecek nesillerin de mevcut kaynaklara erişimini sağlama yolunda pozitif bir etken olacak. Yani her zaman dediğimiz gibi döngüsel ekonomiye geçiş sadece birkaç strateji olarak kalmayıp, temel bir düşünce ve iş yapış şekline dönüştüğünde sürdürülebilir bir dünya vizyonumuza erişmek mümkün olabilir. Döngüsel ekonominin doğayı nasıl yenileyeceğine dair daha detaylı bilgiye erişmek isteyenler için yazımızı oluştururken referans aldığımız Ellen MacArthur Foundation tarafından hazırlanmış olan “The Nature Imperative: How the circular economy tackles biodiversity loss” raporunun linkini de buraya bırakıyoruz.

Eskiden okullarda “toprağı nadasa bırakmak” terimini öğrenirdik. O zamanlar niye öğreniyoruz diye düşünenler aslında nadasa bırakmanın tam da biyoçeşitlilik için gerekli bir uygulama olduğundan habersizdi elbette. Döngüsel ekonominin neredeyse her alanda büyüklerimizin kaynakları verimli kullanma uygulamalarıyla benzer uygulamalara sahip olduğunu düşününce aslında giriş bölümünde imkânsız gibi görünen döngüsel ekonominin sistem değişimi amacı kulağa çok da imkânsız gelmiyor artık değil mi?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

Biyoçeşitlilik kaybı döngüsel ekonomiyle önlenebilir mi?

Döngüsel ekonominin biyoçeşitlilik sorununu çözmedeki etkisi

12 May 2022

Biyoçeşitlilik kaybı döngüsel ekonomiyle önlenebilir mi?

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR