Boğaziçi Üniversitesi kampüsü cinayeti hakkında bilinenler: 24 ayrı suç kaydı olan fail okula nasıl girebildi?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
30 Ağustos Cumartesi akşamı Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’teki sosyal tesiste düzenlenen bir düğünde çalışan 15 yaşındaki bir kız çocuğu, 20 yaşındaki A.K. tarafından başından vurularak öldürüldü. 24 ayrı suç kaydı olduğu öğrenilen fail, H.Ö.'yü öldürdükten sonra intihar etti. Soruşturma devam ederken olay yerinde bir adet ruhsatsız tabanca ele geçirildiği belirtildi.
- Cinayetin ardından kampüs içindeki güvenlik açıkları, üniversite sosyal tesislerinin işletilme biçimi, küçük yaştakilerin çalıştırılmasına dair denetim eksiklikleri kadar rektör Naci İnci'nin verdiği bir röportajda sarf ettiği "Kızların dirençleri düşük, iradelerini kaybediyorlar, istismara uğruyorlar” sözleri de tartışma konusu oldu.
Peki, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan cinayetle ilgili neler biliniyor? Kendi öğrencileri, mezunları ve akademisyenlerinin bile zorlukla girebildiği kampüse, 24 ayrı suç kaydı olan biri nasıl silahla girebiliyor? Üniversite kampüsünde neden düğün yapılıyor ve 15 yaşındaki bir çocuk bu düğünde nasıl çalışabiliyor?
Sabıkalı fail kampüse nasıl girebildi?
Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, 30 Ağustos günü yaşanan olaya ilişkin yaptığı açıklamada, olayın "üniversiteyle herhangi bir bağlantısı olmayan bir etkinlik esnasında meydana geldiğini" ifade etti.
Öte yandan: Olay, üniversitenin güney kampüsündeki bir sosyal tesis olan Kennedy Lodge’da, bir organizasyon şirketi tarafından düzenlenen düğün esnasında meydana gelmişti.
- Etkinlikte görevli olan 15 yaşındaki H.Ö.'nün olayın failiyle görüşmek üzere kısa süreliğine bulunduğu alandan ayrıldığı ve Kale Kapı’ya giden yol üzerinde uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybettiği bilgisi verildi.
Rektörlük tarafından yapılan paylaşımda failin kampüse davetiyeyle girdiği iddia edildi:
“Olayın failinin, etkinliğe davetiyesiyle geldiği ve girişte davetiyesini ibraz ederek kampüse girdiği anlaşılmıştır. Güvenlik görevlileri gerekli kampüse giriş prosedürlerini uygulamış; davetli kaydı tutulmuş, araç misafir otoparkına yönlendirilmiş ve giriş kuralları yerine getirilmiştir. Mevzuat gereği güvenlik görevlilerinin araç içi arama veya üst arama yetkisi bulunmadığından, failin aracında sakladığı silah tespit edilememiştir.”
İlgili güvenlik sorumluları hakkında idari inceleme başlatıldığını söyleyen rektörlük, kampüste "huzurlu ve güvenli bir eğitim ortamı" sağlamak için alınabilecek tedbirlerin titizlikle değerlendirileceğini de ifade etti.
Tepkiler: Açıklamanın ardından öğrenciler, akademisyenler ve üniversite bileşenleri, “Boğaziçi Üniversitesi’ne öğrenciler, mezunlar, akademisyenler demokratik haklarını kullandıkları ya da fikirlerini belirttikleri için giremiyor. Her festivalde sırf öğrenciler okula alkolle girmesin diye kapılara X-ray cihazları konuluyor ama 24 sabıka kaydı olan biri silahla okula nasıl girebiliyor?” şeklinde tepki gösterdi.
Düğünde çocuk işçi çalıştırılması yasal mı?
Üniversitenin açıklamasında 15 yaşında hayatını kaybeden H.Ö. için "sivil bir vatandaş" ifadesinin kullanılması da tartışmaya neden oldu. Zira H.Ö. Kennedy Lodge'da yapılan düğünde yarı-zamanlı garson olarak çalışıyordu.
Cep bilgisi: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan el kitabına göre, 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini tamamlamış kişiler “çocuk işçi” statüsüne giriyor. Kitapçığa göre “Çocuk işçi statüsüne giren çocuklar, gelişimlerine, sağlık ve güvenliklerine zarar vermeyecek ‘hafif işlerde’ çalıştırılabilir.” Ancak bu işleri düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu'nun 69. maddesinin birinci fıkrasına göre gece dönemine denk düşen 20.00-06.00 saatleri arasındaki işçi postalarında, 18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin çalıştırılmaları yasak.
Kampüste nasıl düğün yapılıyor?
Düğünün düzenlendiği Kennedy Lodge ise Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te yer alan bir sosyal tesis ve misafirhane. Mekanda toplantı, ağırlama etkinlikleri, düğün ve nişan gibi kutlamaların yapılabileceği alanlar bulunuyor.
Kennedy Lodge, uzun yıllardır Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının düğün organizasyonlarına ev sahipliği yapan bir alan. Ancak üniversitenin Öğrenci Temsil Kurulu’na (ÖTK) göre mekanın kullanımı, son yıllarda tamamen ticari bir işleve büründü:
“Kennedy Lodge, uzun yıllardır Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının düğünlerine ev sahipliği yapıyordu. Bu gelenek, yalnızca bir düğün organizasyonu değil; aynı zamanda mezunların kampüsle bağlarını sürdürdüğü, aidiyet duygusunu pekiştirdiği bir semboldü. Ancak kayyumluk döneminde bu gelenek değiştirildi ve bina, yalnızca mezunlara değil, ücreti karşılandığı sürece herkesin kullanımına açıldı ve kayyumun elinde kiralık bir ticari salona dönüştürüldü.”
Tepkiler ne oldu?
Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Peki neden kayyum üniversitelerinde artık güvende değiliz?” başlığı altında 15 yaşındaki bir kız çocuğunun çalışmak zorunda oluşunun nedenlerini ve kampüsteki güvenlik sorununu da sorguladı:
"Boğaziçi Üniversitesi’nde çocuk işçi olarak çalışan bir kadın öldürüldü. Bu olay sadece bir haber değil, hem kampüsümüzdeki problemlerin hem de ülkemizdeki kadın haklarının durumunun göstergesi. Kampüsteki güvenlik önlemleri yanlış politikalarla alınırken, kadın cinayetleri kampüste gerçekleşebiliyorken, kız çocukları 15 yaşında çalışıyorken talebimiz net: kadınlar ve kız çocukları başta olmak üzere herkes için güvenli kampüsler istiyoruz."
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu yaptığı açıklamada, "Üniversite kampüsleri de dahil olmak üzere kadınların hiçbir yerde güvende olmaması tesadüf değil. Çünkü siyasi iktidar kadın düşmanlığını besliyor, İstanbul Sözleşmesi'ni uygulamıyor, 6284'ü işletmiyor, erkek şiddetini cezasızlıkla ödüllendiriyor” ifadelerini kullandı.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Yelda Koçak ise “Bu cinayet, çocuk işçiliğin kamu kurumlarının içinde bile nasıl denetimsizlikle sürdüğünü, kadınların ve çocukların yaşam hakkının bir kez daha hiçe sayıldığını, Boğaziçi gibi bir üniversitenin kayyumun elinde nasıl ticarethaneye çevrilip ne hallere düşürüldüğünü vuruyor yüzümüze” dedi.
Kampüste dayanışma eylemi: ‘Hilal Özdemir isyanımızdır’
15 yaşındaki H.Ö.’nün katledilmesini protesto etmek için 2 Eylül’de 19.00’da Güney Meydan’da toplanan üniversitelilere polis müdahale etti. Polis, öğrencilerin okul dışında yürümesine izin vermeyerek onları ablukaya aldı. Müdahale sırasında bir öğrencinin yerde sürüklendiği görüldü. En az 17 öğrenci ters kelepçeyle gözaltına alındı.
Abluka altında açıklama yapan öğrenciler, Boğaziçi Üniversitesi’nde düğün organizasyonu yapılmasını ve 15 yaşındaki bir çocuğun çalıştırılmasını eleştirdi:
“Boğaziçi Üniversitesi’nde sermayenin ne işi var? Bir düğün organizasyonunun ne işi var, bu durumu kabul etmiyoruz. Boğaziçi Üniversitesi'nde gerçekleşen bir düğün organizasyonunda nasıl oluyor da 15 yaşında Hilal Özdemir çalışabiliyor? 15 yaşında bir çocuk işçi çalışabiliyor. Boğaziçi Üniversitesi’ne akademisyenler, öğrenciler, mezunlar giremezken nasıl oluyor da 24 tane suç kaydı olan bir fail, bir erkek girebiliyor? Üniversiteyi kendi malı zannediyorlar. Biz bu durumu kabul etmiyoruz.
Üniversiteler bizimdir diyoruz. Biz orada eğitim görüyoruz. Ama yaşanan süreçlerden kaynaklı bir kadın olarak hiçbirimizin üniversitelerde güvenliği yok. Bir üniversiteli olarak hiçbirimizin geçiminin garantisi yok. Biz bu şartlar altında yaşama zorunluluğuyla bırakılıyorsak ve barınma alanımız üniversitelerin ta kendisiyse biz bu duruma karşı çıkıyoruz.”
Bir adım geriden: Boğaziçili Kadınlar 31 Ağustos’ta da açıklama yaparak, kadın cinayetlerinde cezasızlığa tepki gösterdi. Düzenlenen eyleme Boğaziçili Kadınlar, İTÜ’lü kadınlar, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Feminist Boğaziçi ve Boğaziçi ÖTK gibi topluluklar katıldı.
Eylemde, Boğaziçili öğrenciler ve akademisyenler kampüse alınmazken öğrenci olmayan ve suç kaydı bulunan birinin silahla kampüse girebilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. “Bu, kayyum yönetiminin doğrudan sorumluluğudur. Kız kardeşimizin unutulmasına izin vermeyeceğiz, hayattan koparılan yaşamın hesabı sorulacak" denildi.
“Bizler bu cinayetin, hayatımızın her yerinde bulunan erkek şiddetinin son raddesi olduğunu biliyoruz. Bir kız kardeşimizi daha erkek şiddetine kaybetmek istemiyoruz. Bütün kız kardeşlerimizi erkek şiddetine, tacize, kadın cinayetlerine, çocuk ölümlerine, çocuk işçi sömürüsüne, cezasızlık politikalarına karşı bulunduğumuz her alanda mücadeleye çağırıyoruz.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





