Boğaziçi'nde neler oluyor?

Boğaziçi Üniversitesi'ne yapılan rektör ataması ve sonrasındaki protestolar okulu ülkenin gündemine taşıdı.
Boğaziçi'nde neler oluyor?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Boğaziçi Üniversitesi, yeni rektör ataması ve atamaya yönelik protestolarla ülkenin gündeminde. Binlerce öğrenci ve akademisyen, bu atamaya karşı üniversitede, sokakta, sosyal medyada eylemde. 

Ece Tugay
Ece Tugay

 

Neler yaşandı? 

 

  • 1 Ocak: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne, daha önce Haliç Üniversitesi ve İstinye Üniversitesi’nde rektörlük yapan, 2015’te AK Parti'den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu atandı.
     
  • 2 Ocak: Boğaziçi öğrencileri ve akademisyenleri, kendilerinin görüşü alınmadan yapılan bu atamaya sosyal medyadan “#kayyumrektöristemiyoruz” etiketiyle tepki gösterdi.
     
  • 3 Ocak: Boğaziçili bir grup öğretim üyesi, üniversitenin “akademik özerkliğini, bilimsel özgürlüğünü ve demokratik değerlerini açıkça ihlal eden” bu atamayı kabul etmediklerine dair, “Kabul Etmiyoruz, Vazgeçmiyoruz!” başlıklı bir bildiri yayımladı.
     
  • 4 Ocak: Yüzlerce öğrenci, okulun önünde toplandı. Kuzey Kampüs’te barışçıl bir şekilde gerçekleşen forumun ardından Güney Kampüs’e girmek isteyen öğrenciler, kapıda bekleyen polislerin müdahalesiyle karşılaştı. Bazı provokasyonların da etkisiyle, okulun önünde arbede yaşandı. Polis tarafından kapıya takılan kelepçe, eylemin sembol fotoğraflarından biri oldu.
     
  • 5 Ocak: Sabaha karşı 2'si Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi 17 kişi gözaltına alındı. Rektörün devir teslim töreni sırasında rektörlüğe arkasını dönen akademisyenler, gözaltına alınan öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını talep etti.
     
  • 6 Ocak: Bulu’nun bir televizyon programında, “Boğaziçi kültürüne uyumlu”, “hard rock dinleyen bir rektör” olduğunu ifade etmesine ithafen, Metallica şarkılarıyla eylem yapıldı. Bu esnada Bulu, Cüneyt Özdemir’in YouTube yayınına konuk olarak kendisini protesto eden öğrencilere el salladı. Birkaç saat sonra rektörlük binasından çıkarak öğrencilerin yanına geldi ve kendisine seçim sistemi, polisin okula girmesi, öğrencilerin gözaltına alınmasıyla ilgili pek çok soru yöneltildi. Öğrenciler, “Bulu’nun cevaplarının net olmadığını” söyleyerek kendisini istifaya davet etti. Bir yandan Beşiktaş’a yürüyen öğrenciler, Kadıköy’e geçip diğer üniversitelerden öğrenci ve mezunlarla bir araya gelerek eylemi barışçıl ve kalabalık şekilde sürdürdü. Gözaltı operasyonları ise birçok ilde devam etti.
     
  • Bir adım geriden: Bulu, Boğaziçi’nin ilk atanan rektörü değil. Seçilen rektör Gülay Barbarosoğlu yerine 2016’da Rektör Yardımcılığı görevini yapan Mehmed Özkan atanmıştı. Özkan’ın atanması tepki görmüştü. Bu atamayı Bulu’nunkinden ayıran ise Özkan’ın Boğaziçi’nde yetişmiş, akademik geçmişi tartışılmayan ve idarenin güvenini kazanmış bir isim olması.
     
  • Öğrencilerin talebi: Öğrenciler, kendilerini yönetecek rektörün belirlenmesinde üniversitenin söz sahibi olmasını istiyor. Yapılan protestoların da Bulu’nun şahsına değil, seçilmeden veya üniversiteye danışılmadan göreve getirilmesine yönelik olduğunu belirtiyor. Bu nedenle Bulu’nun istifa etmesini ve yeni rektörün tepeden atamayla değil, Boğaziçi kültürüne uygun bir biçimde seçilerek göreve gelmesini talep ediyor.
     
  • Bu fikir birliğini hem protestolardaki öğrenci sayısında, hem de Boğaziçi kültürünün önemli parçaları olan okul kulüplerinin yayımladıkları yazılarda, radyoda ve Öğrenci Temsilci Kurulu’nda görmek mümkün. Bazı öğrenciler dersleri boykot ederken derslere girenler de sıklıkla konuyu dile getiriyor.
     
  • Akademisyenler ne diyor? Ders arasında bir ekonomi profesörü Cüneyt Özdemir’in yayınına bağlandı. İstişare sürecinin yönetilenlerle bir bağlantısı olması gerektiğini söyledi. “Bu atama Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde olan, fakat hükümeti destekleyen bir isim olsaydı rahatsız olur muydunuz?” sorusuna, “Biz bu kavramlarla hareket etmiyoruz, bizim için önemli olan akademik liyakat” cevabını verdi.
     
  • Aynı zamanda Rektör Danışmanlığı görevinde olan bir sosyoloji profesörü, 2016’dan bu yana sürdürdüğü bu görevinden istifa ettiğini açıkladı. Sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Bir daha kelepçelenmiş üniversite görmemek için iyilik adına, güzellik adına daha sıkı çalışmaya devam” çağrısı yaptı.
     
  • Bir psikoloji profesörü ise, Fatih Portakal’ın yayınına katılarak konunun sadece yeterlilikle ilgili olmadığını, önemli olanın atama şekli olduğunu vurguladı. Okula polisi çağıran kişinin rektör olduğunu, bunu kesinlikle desteklemediğini belirtti.
     
  • Not: Türkiye’de rektörün seçimle gelmesine öncülük edenlerden biri de Boğaziçi Üniversitesi olmuştu. 1982'de rektörlerin Cumhurbaşkanı tarafından atanması kanunu çıkarılmıştı. Başta Boğaziçi olmak üzere buna tepki gösteren üniversiteler kendi yaptıkları seçimlerle aday listesi oluşturarak YÖK'e sunmaya başladı. 1992’de ise kanun, öğretim üyeleri tarafından seçilecek 6 adayın YÖK tarafından 3’e indirilmesi, aralarından Cumhurbaşkanı’nın bir adayı ataması şeklinde değişti. Protestoların yapıldığı Güney Kampüs’teki meydana adı verilen Prof. Dr. Üstün Ergüder, bu yolla seçilen ilk rektör olmuştu.
     
  • “Boğaziçi Kültürü”: Boğaziçi’nin bir mezunu olarak, okulun içindeki herkese bir özgürlük alanı yarattığını söyleyebilirim. 158 yıl içinde oluşturduğu kimlik, kimseye karşı dışlayıcı değildir, aksine çeşitlilikten beslenir. Aklın ve bilimin, diyalog ve uzlaşının taraftarı olduğunu hissettirir. Başörtüsünün yasak görüldüğü dönemde dahi öğrencilerini eğitimden alıkoymamış olması buna bir örnek olabilir. Özgür düşünce ortamında her fikir değerlidir, her fikir konuşulabilir. Kurumların ömürlerini insanlarınkinden uzun kılanın, bu değerler olduğu bilinir. Üniversitenin fikri alınmadan yapılan bir atama, Boğaziçi’nin kültürüyle ters düşmektedir.
     

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Elif Ece Acar, Mastercard'da danışmanlık yapmaktadır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Boğaziçi protestoları, Belarus'ta son durum, Pakistan’da bekâret testi

Bu hafta hikâyelerimizde Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör atamasından sonra başlayan protestoları, uzun süre protestolarla sallanan Belarus'taki son durumu ve Pakistan’daki bekâret testi kararı ile Türkiye’de ve dünyadaki cinsiyetçi muayeneleri ele alıyoruz.

07 Oca 2021

Ece Tugay

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Merve Us Acıoğlu

·

04 Ağu 2026

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

Emircan Yaman

·

04 Ağu 2026

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Faik Bulut

·

01 Ağu 2026

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Melisa Gülbaş

·

30 Tem 2026

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?