📷 Burak'ın Rotası

- Kimsiniz? Ne yapıyorsunuz?
Ben Burak Doğansoysal. Yaban hayatı temalı belgeseller çekiyorum. Bunu yapabilmek için de senede ortalama 250 gün kadar geziyorum : )


- Hayatınızı değiştiren, sizi siz yapan yolculuk nedir?
Kesinlike 18 sene önce Afrika’yla tanışmamı sağlayan Güney Afrika Cumhuriyeti seyahatidir. Bununla ilgili detaylı bir yazım var, buradan okuyabilirsiniz.


- Dağ mı deniz mi?
Kesinlikle dağ, kesinlikle orman. Hayatım boyunca deniz insanı olmadım, olamadım. Dalış yapmayı seviyorum aslında ve işim gereği suya çok giriyorum. İş harici deniz ve kumsalda vakit geçirmekten, tekneyle gezmekten, yüzmekten hiç hoşlanmıyorum. Ama bir dağın tepesinde aylarca tek başıma kamp yapabilirim.


- Hayatınızda çektiğiniz en kıymetli seyahat fotoğrafı hangisi?
Çok zor soru. Bir sınıflandırma yaparak “en kıymetliler” olarak genelleyeyim. Av esnasında çektiğim yırtıcı fotoğrafları sanırım en kıymetliler. Hem denk gelmesi, hem de denk gelince yakalaması çok zor anlar. Normalde birçok insan aslanın avladığı zebraya, sırtlanın yediği antiloba üzülür. Ben tam tersi avcılara üzülüyorum, sayıları az ve işleri çok zor. Diğerlerinin hayatı daha kolay. Her yer ot, yemeğini ye, sürüye karış, yanındakinden hızlı koş :)

- Yolda tanıştığınız en acayip insan kim?
Liste çok uzun. Sürekli acayip insanlarla tanışıyorum. Hayran olduğum, imrendiğim çok insan oldu. Özellikle evinden binlerce kilometre uzakta, yıllarca çadırda yatıp kalkarak sahada akademik çalışma yapan insanlara çok özeniyorum. Kötü anlamda acayip insanlarla da tanıştım ama. Gergedanı çirkin bulan ve görmesem de olur diyen, üst üste leopar görmekten sıkılan, etrafımızda fillerin dolaştığı dünyanın en özel çadır kamplarından birinde televizyon yok diye huysuzlanan, yanında 5 yavruyla dolaşan anne çitanın yeterince ilginç olmadığını düşünüp sıkılan insanlarla da yolum kesişti maalesef.


- En sevdiğiniz rota nedir?
Namibya’nın batısında, İskelet Sahili boyunca kuzeyde Angola sınırından güneyde Dorob Milli Parkı’na uzanan rota (ki buna bir rota denir mi bilmiyorum, kesintisiz haftalar, aylar sürüyor burayı kamp yaparak kat etmek) en sevdiğim, en unutamadığım, ilk fırsatta da tekrarlayacağım rotalardan.


- En iyi 5 seyahatinizi sıralar mısın?
- Benim için her şeyin başlangıcı diyebileceğim, 18 sene önceki ilk Güney Afrika seyahatim,
- 3.5 aylık, neredeyse tamamında arazide kamp yaptığım Namibya seyahatim,
- 2008’de jaguar peşinde timsah ve piranha dolu nehirlerde dolaştığım 42 günlük Pantanal, Brezilya seyahatim,
- Yellowstone ve civarında geçirdiğim 15 gün. Bu bölge hep hayalimdi, sonunda 2018’de görebildim. Keşke görmeseydim, şimdi oralarda nasıl aylarca gezebilirim diye düşünüyorum,
- 2010’da bir dağ goriliyle ilk defa göz göze geldiğim Uganda - Ruanda seyahatim. Bunu ilk sıraya mı alsam acaba?


- Mesleğiniz nedeniyle vahşi yaşam alanlarında çok fazla vakit geçiriyorsunuz. Dünyanın ve Türkiye'nin çeşitli noktalarında yıllar boyunca nasıl değişimlere şahitlik ettiniz?
Değişim kaçınılmaz. Ama bu kadar hızlı, insan eliyle şekillendirilen bir değişimi fark etmemek mümkün değil. Afrika’ya ilk gittiğim yıllarda konsensüs kıtada 35 bin aslan olduğu yönündeydi. Şu an iyimser tahminler 23 bin, büyük ihtimalle de 19 bin aslan kaldığı yönünde. Sulak alanlar kuruyor. Ya da tam tersi alanları su basıyor. Maalesef bir gittiğim yeri bir sonraki gidişte hep daha kötü, daha daralmış, daha yardıma muhtaç halde görüyorum. İnsanın yayılma arzusu çok büyük, önüne geçilemiyor.


- "Daha çok, en yeni, uzak." Seyahati hep bu kavramlarla birleştiriyoruz. Bunların arayışında yakınımızda olanları, etrafımızdan geçenleri kaçırıyor muyuz?
Kesinlikle kaçırıyoruz. Benim "daha çok, en yeni, daha uzak" kaygım hiç olmadı. Bir röportajda, özellikle öğrenmek istediklerinde saydım ve 64 ülke gezdiğimi fark ettim, o güne kadar sayma ihtiyacı hissetmemiştim. İşim gereği de yayıncılar hep “en” temalı içerikler talep ediyor. “Daha, en, ilk” ile başlayan cümleler daha çok ilgi çekiyor. En çok ülkeye gideyim, her sene yeni bir yere gideyim kaygım yok ama sevdiğim yerlere defalarca gideyim, daha farklı taraflarını tecrübe edeyim, daha doya doya yaşayayım isteğim var. Kenya’ya mesela, 19-20 kez gitmişimdir. Tanzanya, Ruanda, Güney Afrika Cumhuriyeti çok sık, onlarca kez gittiğim yerler. Uzak bir yer kalmadı zaten artık. Ayak basılmamış uzaklar romantik bir hayal.

-Bir yeri keşfetme telaşı ne zaman geçer, nasıl durmayı, çevresine bakmayı öğrenir insan?
Öyle bir telaşım hiç olmadı, o yüzden bilmiyorum. Bu kadar çok dolaşmama rağmen sabit kalmayı, olduğum yeri içime sindirmeyi seviyorum. Bu daha önce onlarca kez gördüğüm bir yer bile olabilir.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Vahşi yaşam fotoğrafçısı ve belgeselci Burak Doğansoysal'la söyleşiyoruz.
10 Ağu 2022

YAZARLAR

Ruta
Ruta hayatını genelde yolda geçiren ve not tutmak yerine fotoğraf çeken bir adamın seyir defteri.
İLGİLİ OKUMALAR


