Çağatay Erküp ile Soru-Cevap: Ocak Nasıl Geçti?

- Arsenal’ın Tottenham ve Manchester United eşleşmelerinden kayıpsız çıkması onlar adına neyi değiştirdi? Senin favorin Arsenal mı?
Öncelikle bu iki maçtan 6 puan çıkartmalarını kesinlikle beklemiyordum. Manchester United maçındaki son dakika golü, şampiyonluk alameti gibi bir goldü. Bir maç eksikleri varken bu iki maçtan 6 puan ile ayrılmak, rakibi de mental olarak düşürmek demek. Üstüne Man Utd maçındaki gibi bir son dakika galibiyeti bu sezonun direkt mesaj veren maçlarından biriydi. Bu iki maç, var olan özgüvenlerini arttırmalarına katkı sağlamış olmalı.
Ben, özellikle şubat ayında oynanacak üç deplasman ve iç sahadaki Manchester City maçının sonucunun Arsenal’in favori olması konusunda kilit rol oynayacağını düşünüyorum. Özellikle menajer değişikliği yaşayacak olan Everton’ın vereceği reaksiyon ve sonrasındaki City maçında Arsenal’ın alacağı sonuç, iki sert deplasman olan Aston Villa ve Leicester maçlarını da etkileyecektir. Bu maçlardaki olası puan kayıpları City’nin iştahını kabartabilir. City’nin arkasında Pep Guardiola'nın oluşu, favorilerin öngörülmesini zorlaştıran bir faktör ve bence her şeyin olabileceği bir son izleyebiliriz. O yüzden Arsenal’a hala favori diyemiyorum.
- Frank Lampard’la yollarını ayıran Everton, 2023’ün -olumsuz anlamda- en öne çıkan takımı ve Jamie Carragher onları 'ülkenin en kötü yönetilen takımı' olarak adlandırıyor. Lampard’la yolların ayrılmasını nasıl değerlendiriyorsun? Tıpkı futbolculuk yıllarındaki gibi menajerliklerini de Steven Gerrard’la karşılaştırırsak, hangisi takımında daha kalıcı bir iz bıraktı?
Everton, küme düşmese bile bence 2014’ten beri -olumsuz anlamda- en öne çıkan ve kesinlikle en kötü yönetilen takımı. Her sene kadro planlaması ve transferleriyle -buna menajer tercihlerini de eklersek- son 10 yıldır çoğu hamlelerini yanlış yapan bir kulüp. Şu sıralar menajerlik koltuğu için Carlo Ancelotti’nin oğlu Davide Ancelotti ve Bielsa’nın isimleri geçiyor. Ancelotti, ilk kez birinci adam olmak için yarışırken Bielsa, idealist ve tüm kontrolün kendisinde olmasını isteyen futbolun en zeki isimlerinden biri. Ligde kalmak istiyorsa Everton’ın en azından önümüzdeki üç ay için daha pragmatist bir menajere ihtiyacı varken Bielsa’nın isminin geçmesini anlamlı bulmuyorum. Yine kulislerde adı geçen Sean Dyche gibi bir isim gelmezse bu sezon küme düşeceklerini düşünüyorum. (Everton, Sean Dyche ile el sıkıştı.)
Lampard’a gelirsek, Chelsea’den sonra bir Premier Lig kariyeri daha olumsuz sonuçlandı. Her büyük yıldızın iyi bir menajer olamayacağının kanıtı. Bu sezon başına kadar Lampard’a kıyasla daha iyi bir sezon geçiren Steven Gerrard’ın durumuyla ilgili ise bir önemli ayrıntı var. Çoğu yerde ekibin “beyni” olarak gösterilen Michael Beale önce QPR, oradan da başarısı ile Rangers’a transfer oldu. Gerrard için de kötü gidiş oradan sonra başladı. Taktik anlamda eksiklik çok hissediliyordu. Hangisinin kalıcı bir iz bıraktığına gelirsek, maalesef ben ikisi için de bir iz bıraktı diyemem.

Football League World
- Newcastle United, 2023’ün ilk ayını gol yemeden tamamladı ve şu anda 11 ile ligin en az gol yiyen takımı. Bu başarının temeli sence ne? Kadro istikrarı onlara ne kadar katkı sağlıyor?
Öncelikle Bournemouth döneminden beri Eddie Howe, Premier Lig’de en sevdiğim birkaç menajerden biriydi. Newcastle United, Arap sermayesine satıldıktan sonra çok doğru hamleler yaptı -ki Eddie Howe da bunlardan biriydi. Bu hamle, onların başarısının nedenlerinden biri. Bir diğer neden de kontrolü menajere bırakarak onun isteği doğrultusunda transferlerin yapılması. Bu sayede sahip oldukları kadroyu korurken bütçelerini doğru transferler için harcadılar ve eksikliklerini kapattılar. Bana göre yapılanma, bir süreç işidir. Newcastle, halihazırda aldığı oyunculardan zaten verim alıyor ancak esas önümüzdeki iki sene içinde takım ve oyuncuların daha fazla gelişme göstereceğini düşünüyorum. Yakın gelecekte Newcastle’ın şampiyon olacağını düşünmemekle beraber, en az bir kez şampiyonluk yarışına dahil olabileceklerine inanıyorum. Son olarak, başarılarını Eddie Howe’ın hücumdan savunmaya ve savunmadan hücuma geçişi çok iyi oynayabilen, gerektiğinde önde basan ve karşılayan, kompakt savunma ile birebirde sağlam bir takım kurmasına borçlular. Bu sistemi özetlemek istersek Arsenal maçı örneğini verebilirim. Ben bu seneyi ilk dört içinde bitireceklerini düşünüyorum.
- Crystal Palace bu dönemi ligde galibiyetsiz tamamlarken FA Cup’ta Southampton’a elendi. Patrick Vieira’nın takımında gerileme görüyor musun? Görüyosan sebebi nedir?
Dünya Kupası arası Fulham yenilgisini saymazsak Bournemouth galibiyeti sonrası oynadıkları tüm maçlar üst sıradaki takımlarla oldu. Chelsea ve Man Utd maçında kesinlikle kötü değillerdi ama skoru bir türlü alamadılar. Man Utd maçındaki son dakika golü yine de morallerini biraz düzeltmiştir. Kupada kaybettikleri maçta da şanssızlardı diyebilirim. Gerileme yerine ben bunu sezon ortası düşüş olarak adlandırabilirim. Savunmaya Joachim Andersen’in dönüşüyle toparlanıp orta sıralarda yer edineceklerini düşünüyorum.

South London Press
- Cody Gakpo’nun Liverpool’a entegrasyonunu nasıl buldun? Sence hangi rolde kullanılmalı?
Gakpo belki de Liverpool’a son beş yılın en kötü zamanında transfer oldu. Takım olarak bu kadar kötüyken salt Gakpo’nun etki etmesini beklemek bence ona da Klopp’a da haksızlık olacaktır. Liverpool’un başarılı kadrosu yaşlandı ve yavaş yavaş etkileri azalmaya başladı. Yeni oluşacak bir jenerasyonda Gakpo’nun kesinlikle çok önemli bir katkısı olacaktır. Gakpo’dan direkt santrafor olarak katkı beklemek yerine ön üçlünün arkasındaki destek isim olursa daha iyi olacağını düşünüyorum.
- Yeni yıla yüksek perdeden giriş yapan Brighton ve Roberto De Zerbi’nin tavanı sence ne? Evan Ferguson, Levi Colwill ve Kaoru Mitoma seni heyecanlandırıyor mu?
Brighton - De Zerbi birlikteliğinin bu seviyeye hemen çıkmasını bekliyordum desem yalan olur. Roberto De Zerbi, ilk birkaç maç tökezlediyse de sonraki süreçte çok iyi toparladı. Brighton yönetimini de tebrik etmek gerektiğini düşünüyorum çünkü Potter sonrası birçok kulüp yanlış bir tercih yapabilirdi ancak onlar en doğru kişiye gidip sistemlerini en doğru şekilde devam ettirdiler. Tavan olarak bu sezon ilk yedi arasına girebilirler. Gelecek için ise yazın kemik yapıdan oyuncu kaybetmeleri muhtemel ve o noktadan sonra yapacakları hamleler gelecekte takımın nerede olacağını gösterecek. Özellikle Caicedo’yu kaybetmeleri durumunda nasıl bir hamle yapacaklarını merak ediyorum. Ferguson, Colwill ve Mitoma’ya gelirsek; Ferguson ve Colwill’in henüz 1-2 senesi daha olduğunu düşünüyorum. Mitoma ise Brighton’ın bundan sonraki 2-3 senesinde kilit rol olacaktır. Sonuç olarak beni heyecanlandıran isimleri söylemem gerekirse Mitoma ve Caicedo diyebilirim.
- Bu ay izlediğin en iyi maç, en iyi bireysel performans, ve en iyi takım hangisi?
En iyi maç: Manchester City 4-2 Tottenham ve Arsenal 3-2 Manchester United. Her ikisi de PL klasiklerine girecek maçlardı. Birini seçmem gerekirse son dakika golü sebebiyle Arsenal’ı seçerdim.
En iyi bireysel performans: Nketiah vs Manchester United. Haaland’ın Wolves performansı ile Rashford’un City performansı da etkileyiciydi aslında ama Nketiah’ın Man Utd maçında attığı son dakika golü onu seçmemi sağladı.
En iyi takım: Arsenal. Brighton, Tottenham, Man Utd fikstüründen 9 puan ile çıkmaları benim için bu ayın en iyi takımı olması için yeterli.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Umut Öztürk
Premiercast.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




