ChatGPT’yi Gündelik Hayatın Bir Parçası Haline Getirmek

İlgililerin dikkatine.
Fütüristik sohbet botu ayağınıza geldi. Metin çevirisi, gerçek zamanlı sohbet, makale yazımı, yaratıcı yazı ürünleri ve çok daha fazlası itinayla yazılır. 5 dakikada yapılır, hemen teslim edilir.
Belki OpenAI’nın pazarlama ekibinde değilim (henüz), ancak çok daha yaratıcı bir reklam politikası yürüteceğim kesin. En azından Türkiye pazarı için bunu söyleyebilirim. Yapılan işlerin nasıl anlatıldığının her zaman işin kendisinden daha büyük önem arz ettiğini düşünmüşümdür. Özellikle söz konusu potansiyeli yüksek ve erişilebilirliği kolay olan teknoloji ürünleri olduğunda, bu anlatımlar çok daha fazlasına karşılık geliyor. Reklam kampanyanızı nasıl başlangıç seviyesi için el kitabı haline getirebilirsiniz? Üzerine düşünülmesi gereken soru tam da bu. Ya da tersi.
Son dönemin parlak teknoloji ürünü ChatGPT hakkında yeterince konuştuğumuzu düşünüyorum. Hepimiz bu araca dair en az bir cümle kurduk, arkadaş sohbetlerinde adını geçirdik. Hatta bununla yetinmedik ve direkt sohbet botunun kendisiyle iletişime geçtik. Tüm bu yoğunluğun yanında hâlâ en efektif yanlarını keşfedebildiğimizi sanmıyorum. ChatGPT gibi gelişmelere başta büyük bir hype ile yaklaşıyor, biraz eğlence biraz akademik kaygılar derken hızla tüketiyor ve yeni bir oyuncağa kavuştuğumuzda bir kenara atıyoruz. Oysa şahane bir kişisel asistan olabilir.
Ben de baştaki heyecanımı attıktan sonra ChatGPT’yi kişisel kullanımım için nasıl en verimli haline getirebilirim diye düşünmeye başladım. Ben bir içerik yazarıyım, ChatGPT ile neler yapabilirim?

Benim yerime benim tarzımda içerikler üretmesini beklemek, bir noktada emek hırsızlığı olabilirdi. Hatta yapay zekânın işimizi elimizden alacağını değil, bizim işlerimizi bile isteye ona vereceğimize dair düşünürken konudan epey bir uzaklaştım. İçinden çıkamadığım, çevremdeki insanların ilgi duymadığı veya sadece bana kötü hissettiren herhangi bir konuda sohbet edebileceğim bir can yoldaşı olmasını istesem? Makinelerin bizi yalnızlaştırdığı alternatif bir Her evreninin içine girmek için ne kadar hevesliyim emin olamadım. Bunlar gibi tonla soru aklımda dolaşırken, benimle benzer durumdaki kullanıcıların deneyimlerine başvurmaya karar verdim.
Eğer ChatGPT ile garip yemek tarifleri, büyük bir çıkış yapmanı sağlayacak şarkı sözleri ya da tutması muhtemel tweetler oluşturmaktan sıkılırsan, nasıl daha efektif kullanabileceğine dair tecrübeyle sabit önerileri değerlendirebilirsin.
ChatGPT ve öğrenim süreci
Keşke öğrendiğimiz her şey için her an ulaşabileceğimiz belirli bir yeterlilik düzeyinde kişisel eğitmenlerimiz olsaydı. Hoş, bir öğretmen kızı olarak bu imkana sahip olsam da herhangi bir faydasını görmedim. Peki etrafımdaki öğretmen annem değil de, tüm amacı benim sorularımı yanıtlamak olan bir yapay zekâ aracı olsaydı? Genel bağlamda annemi tercih ederim ancak bazen duruma göre davranmaktan zarar gelmez…
İnternet derya deniz bir bilgi arşivi ve bugün öğrenmek istediğimiz her şey için fiziksel eğitim almamıza gerek yok. Udemy gibi platformlardan hatta YouTube’dan bile aklımızdaki konu başlıklarına dair eğitim setlerine erişebiliyoruz. Ancak öğrenme sürecinin biraz nankör olduğunu da itiraf etmek lazım, hatalarımız anında düzeltilmediğinde kronikleşebiliyor. ChatGPT burada sahneye çıkabilir.
Evrensel dil modeline saygımızdan dil öğrenme ile ilgili bir örneği temel alalım. Türkçe öğrenen birini düşünün (Dil bilgisi hatalarına müsait ve görece karmaşık bir sondan eklemeli dil olduğu için Türkçe örneğini tercih ettim). Kahramanımız çalışırken yaptığı dil bilgisi ya da imla hatalarını eş zamanlı olarak düzeltmek istiyor. Ancak Google Çeviri gibi hizmetler bu alanda yetkin değil. Cümleleri ChatGPT’ye göndererek hataları düzeltmesini ve açıklamasını talep ediyor.

Gördüğün üzere ChatGPT yalnızca hatalarını düzeltmekle kalmıyor. Hatalarını detaylı bir şekilde açıklayarak öğrenme sürecine katkıda bulunuyor. Hızlı ve isabetli cevaplar ile olumlu bir etki yaratan ChatGPT’yi eğitim süreçlerimizde çok daha yaratıcı şekilde konumlandırmamız mümkün. Herhangi bir konu başlığına dair önemli noktalara değinmesini isteyebilir ve hatta test sınavlarının kabusu olan “Hangisi en büyük etkiyi yapmıştır?” sorusuna bizim yerimize karar vermesini isteyebiliriz.

Ben dil ve tarih alanlarını örneklendirmesi kolay olduğu için tercih ettim. Sen kendini sınırlamak zorunda değilsin, aklına gelen herhangi bir alanda ChatGPT sana memnuniyetle yardımcı olacaktır.

ChatGPT ve çalışan performansı
Artık ‘çalışan performansı’ kalıbını duymak bile tüylerimizin ürpermesine yetiyor. Pandemi döneminden sonra uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaşması ve akabinde çalışan takip sistemlerinin geliştirilmesi, yarış atı gibi hissetmemize yol açtı. Yaratıcılığı öldüren ve sorgusuz köleler yaratan çalışan puanlama sistemleri patronların cebini doldururken çalışanların yaratma ve üretme motivasyonunu baltalıyor. Teknolojiyi lehimize çevirmek her zaman mümkün ancak bu sefer bunu kendimiz yapabiliriz.
ChatGPT herhangi bir katma değere sahip olmayan ancak vaktimizi alan işlerde bize yardımcı olabilir. Toplu bir etkinlik e-maili göndermek ya da haftalık toplantıları planlamak gibi. Özellikle ilmek ilmek detaylandırılmış uzun e-mailler, yorgun bir günün sonunda konuştuğumuz dili unuttuğumuzu hissettirebiliyor. Böyle bir durumda ChatGPT’ye yüklediğimiz mailin uygun bir şekilde cevaplandırılmasını ‘rica edebiliriz.’

Toplantılarda raportör olarak yer almanın en can sıkıcı yanı hızla alınan notları daha sonrasında anlamlandırmaya çalışmak. O an çok mantıklıymış gibi gelen ancak özellikle aradan birkaç saat geçmesine izin verirsek anlamsız kelime öbeklerine dönüşen notlar raporlama yapan herkesin korkulu rüyası olabilir. Eğer kendini yorgun hissediyorsan veya modunda değilsen ChatGPT’ye notlarını gönderip toparlamasını isteyebilirsin.
Midjourney gibi yapay zekâ araçlarına derdimizi anlatıp görsel elde ettiğimiz gibi, ChatGPT’ye de derdimizi anlatıp metin elde edebiliriz. Yukarıda da söylediğim gibi ben bir içerik yazarı olarak bunu pek doğru bulmasam da asıl işi metin üretmek olmayan biri ihtiyaç halinde kolaylıkla yapay zekânın yaratıcılığından yararlanabilir.
ChatGPT ile daha iyi bir yazar olmak
İşte buradayım, başından beri reddettiğim maddede. Ancak hatırlatmakta fayda var ben ChatGPT’ye yapamazsın demedim, bu yöntemi efektif bulmadığıma değindim. Yine de ana ürünü yapay zekâdan talep etmeden, bir asistan gibi konumlandırmaya sıcak basıyorum. Blog, makale, reklam metni hatta WhatsApp mesajı yazan herkesin hemfikir olduğu bir şey vardır ki, o da herkesin bir tıkanma noktasının olabileceği.
Bazen bu tıkanma noktaları öyle anlara denk gelir ki, içinden çıkamadıkça kafayı yeriz. Böyle anlarda ChatGPT’nin asistanlığı çok şey ifade edebilir. Örneğin yapay zekâ ile görsel üretimine dair bir makale yazmak istiyorsun ancak ne yazacağına dair aklında hiçbir şey yok. Zihnin boş ve bembeyaz bir sayfa gibi. İşte böyle bir anda ChatGPT’ye kısaca derdini anlatıp senin için alternatif makale başlıkları derlemesini isteyebilirsin.

Bu adımdan sonra bırakabilir, elde ettiğin başlıklardan birini seçerek yoluna devam edebilirsin. Ancak hâlâ yetkin ve yaratıcı hissetmiyorsan, seçtiğin başlığı ve kelime sayısı gibi detayları bildirerek ChatGPT’den senin için bir yazı oluşturmasını isteyebilirsin.

300 kelime ile sınırladığım için beni üzmedi ancak cümleyi yarım bıraktı. Öğrenecek, o da öğrenecek...
Teknoloji öcü değil, ChatGPT de öyle
Belki de beklenen atılımı yaşayabilmek için teknolojiyi eğlence sektörünün pençelerinden sıyırmamız gerekiyordur. Bu birlikteliği seviyoruz ancak bu ikilinin göz önünde olmadığı bir senaryoda nasıl bir medeniyet olurduk diye merak etmeden geçemiyoruz. Yine de sektör fark etmeksizin yapabileceğimiz bir çıkarım var.
Maharet neyi ne amaçla ürettiğimiz değil, doğru talimatları verdiğimizden emin olmamız.
Amacımıza yönelik kullanabildiğimiz sürece teknolojinin bütün imkanları bize açık. Bunu böyle düşünüp şeytani bir açıdan algılamak her zaman mümkün, ancak geniş bir perspektiften baktığımızda nereye kadar engel olabiliriz ki? Bireysel olarak içimizdeki canavara engel olup, gerisini yaratıcı zihinlerin insafına bırakmak lazım. Sonuçta kimse bize ChatGPT gibi büyük gelişmeleri ne için ve nasıl kullanmamız gerektiğini söylemedi…

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Nur Kardelen Ay
Teknoloji haberciliği, SKA takipçisi, yavaş gazetecilik. Peynir ekmek gibi yazıyorum.
İLGİLİ OKUMALAR



