
Çip; hesaplama, bilgi sayma (computation) konularının merkezinde yer alan dahiyane bir buluş. 1947’de ilk transistor üretilene kadar mühendisler bir sistemdeki açma-kapama işlemlerini vakum tüpleri gibi pnömatik-mekanik desteklerle çözüyorlardı. Transistorun bulunmasıyla birlikte dünyanın kaderi değişti diyebiliriz. İlk transistorlar gözle görülecek kadar büyükken, şimdikiler mikron boyutunda. Tek bir çipin üzerinde milyarlarca transistor var. Yani kısaca çip pek çok transistoru barındıran, bilgi saymaya yön veren, açma-kapama yapan bir teknoloji.
Yakın zamana kadar gittikçe küçülen bu teknoloji sınırlarına yaklaşıyor diyebiliriz. 2000’li yıllara kadar her nesilde gittikçe küçülen çipler, artık boyut anlamında daha fazla küçülemiyor. Çünkü fiziksel yer kaplama anlamında bir sınır değere ulaşıldı.
Ham maddesinin silikon olması, çipin üretimi konusunda insanoğlunun elini güçlendiren bir etken. Silikon, dünyada hemen hemen her yerde kolayca ulaşabilen bir ham madde. Buna rağmen çip üreten firmalar, her alanda teknolojinin gelişmesine ve nüfus artışına üretim anlamında ayak uydurmakta zorlanılıyor. Bunun da en büyük mağdurlarından biri otomotiv sektörü olma yolunda adım adım ilerliyor. Geçen yazımda çip üretimindeki darboğazın sektöre maliyetini yazmıştım. Şimdi, ne oldu da sektörün çiplere olan bağımlılığı arttı, ona bakacağız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Otomotivde çiplerin nasıl bir sorun haline geldiğini, sorunun aslında beklenmeyen bir çözümü olabileceğini anlatmaya çalıştım.
31 Ara 2021

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

