
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkiler bölümünden mezun olan Fikir Değirmeni kurucu ortağı Buse Toraman, aynı zamanda Anadolu Üniversitesi’nde Çocuk Gelişimi bölümünde okuyor. Üniversiteye başladığı dönemlerde çok popüler olan “kişisel gelişim” akımından hareketle, kendimi nasıl geliştirebilirim dediği zamanlarda yolu Toplum Gönüllüleri Vakfı ile kesişti. Birbirinden farklı sosyal sorumluluk proje ve etkinliklerle gençlerin kendilerini tanımalarına ve geliştirmelerine alan açan bu vakfın üniversitedeki topluluğunun bir parçası oldu. Aydın-Nazilli Toplum Gönüllüleri topluluğunun, ardından Örgütlenme Destek biriminin koordinatörlüğünü yaparak Ege Bölgesi’ndeki tüm üniversitelerde bulunan Toplum Gönüllüleri topluluklarına proje yazma ve geliştirme alanlarında eğitimler vermeye başladı. Üniversite süresince çok aktif olduğu gönüllülük döneminde saha sorumluluğu, hak temelli çocuk hakları eğitmenliği ve toplumsal cinsiyet eğitmenliği yaptı. Vakfın çatısı altında yapılan birçok gençlik konseyi, etkinlik ve projelerin organizasyon ekiplerinde yer aldı.
Çok güzel ve büyük deneyimler kazandığı üniversite hayatı sonrasında ilk iş arayışı başladığında yeni kurulmuş bir şirket olan Fikir Değirmeni ile karşılaştı. Yarı-zamanlı eğitmen olarak başladığı bu yolculukta şirkete kattığı değerler ve emekler sebebiyle, kendisine şirketten hisse verildi. Şu anda yaşam boyu öğrenme yolunda Fikir Değirmeni kurucu ortağı olarak devam ediyor.
Fikir Değirmeni’nin hikayesi de kendi istediği bölümde okuması istenmeyen, ailesi tarafından başka bir mesleğe yönlendirilen, aklı hep lise dönemlerinde yaptığı projelerde olan ve profesyonel hayatından memnun olmayan Burak Kartal işinden istifa edip hayallerinin peşinden koşmaya karar verdiğinde başlıyor. Yapılan araştırmalar sonucu çalışan insanların %80’inin iş yerinde mutsuz olduğu verisine ulaşan Burak Kartal, ezber odaklı eğitim sisteminin getirmiş olduğu kendini keşfedememe, yetenek ve becerilerinin farkında olamama sorunsalının bu mutsuzluğun esas sebebi olduğunu görüyor. Türk eğitim sistemine farklı bir soluk getirmek amacıyla yola çıkıyor. Hamdi Ulukaya girişim destekleme programına başvuruyor, kabul alıp 3 hafta boyunca New York Üniversitesi’nde girişimcilik eğitimler alıyor ve Temmuz 2018’de Fikir Değirmeni’nin temellerini atıyor.
Fikir Değirmeni’nin amacı; çocukların üniversite sınavına girdiklerinde aldıkları puanın getireceği iş olanaklarına göre tercih yapmaları yerine kendi yetenek ve becerilerinin farkında olarak istedikleri bölümleri seçmelerini sağlayabilmek. Üretirken önce kendine daha sonra yaşadığı topluma fayda sağlayacak bireyler yetiştirmek de öncelikleri arasında.
Fikir Değirmeni, Türkiye’nin ilk bilim odaklı Çocuk ve Genç Girişimcilik Merkezi. Çocuk ve Genç Girişimcilik Merkezi olarak istekleri; araştırarak öğrenen, deneyimleyerek kendi yetkinliklerini keşfeden bireyler yetiştirmek. 7-18 yaş aralığındaki bireylere, 1 yıl süren bir eğitim esnasında; deneyimsel öğrenme, düşünce becerileri geliştirme, iş fikri geliştirme, sosyal sorumluluk, web sitesi tasarlama, üreten/yapan kişi (maker) olma, proje tasarımı, münazara, sunum ve iletişim becerileri geliştirme gibi birçok alanda yetkinlik kazandırarak geleceğin girişimcilerini yetiştiriyorlar. Çocukların ve gençlerin hayallerini hayata geçirme imkanı sağlıyorlar. Fikir Değirmeni ile çocuklar girişimcilik sözcüğünün daha da köküne iniyor. Fikir Değirmeni’nde her alanda, her bir şeye girişmek aktif olmak ve üretim esaslı düşünebilmek gerekiyor. Bunun için de sorgulayabilmek ve eleştirel bakabilmek çok önemli. Her bir çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir güç var. Fikir Değirmeni çocuklara deneyimsel öğrenme alanlarını sonuna kadar açarak, onların hayal dünyalarını doyasıya keşfetmelerini sağlıyor.
Kuruluşundan bugüne; 5000’e yakın çocuğa Girişimcilik Semineri verildi. 500’e yakın öğrenci İş Fikri Geliştirme Eğitiminden Teknolojik Tabanlı Eğitime kadar birçok alanda eğitim aldı. Bu eğitimleri yaparken aynı zamanda çocuklarla çok farklı etkinlikler de gerçekleştiren Fikir Değirmeni’nin, Burak Kartal’ın kendi memleketi olan Samsun-Vezirköprü’de açılmış olan ilk şube ile birlikte toplam 4 şubesi var. Ayrıca, Türkiye'nin ilk bilim odaklı, yenilikçi, üretim ve geliştirme esaslı Online Çocuk Girişimcilik Eğitim Platformu Fikir Değirmeni Kampüs’ü kurdular.
Deneyimsel öğrenmeye çok önem veriyor, çocukların aktif olarak rol aldığı her şeyde yaratıcı ve yenilik odaklı ezberleri bozan çıktıların elde edildiğine inanıyorlar. Onları bir kalıba sokmak yerine onların kendi kalıplarını ve hayal dünyalarını büyük bir heyecanla keşfetmelerini sağlıyorlar. Fikir Değirmeni’ni çocuklara ve gençlere eğitim veren diğer kurumlardan ayıran özelliklerinin onlara özgürlükçü alan açmaları olduğuna inanıyorlar.
Buse Toraman, bir iş fikrinin amacına ulaşması için ilk önce inanca ardından çalışmaya ve de iş fikrinize sizin kadar çok inanan ekip arkadaşlarına ihtiyaç olduğuna inanıyor. Her zaman yaptıkları işlerde neyi nasıl yapmaları veya yapmamaları gerektiğini deneyimleyerek, eğlenerek öğrenmek onları hep bir adım ileri taşıdı ve ayakta tuttu. Fikir Değirmeni çatısı altında gerçekleştirmeyi düşündükleri birçok planları var ve büyük bir heyecanla yeni iş planlarını yapıyorlar.
Pandemi süreci her sektör ve şirketi olumsuz anlamda etkilemiş olsa da krizin etkisini nasıl en aza indiririz diye düşünüp içinde bulundukları şartlara uygun planları gerçekleştirdiler. Pandemi ile birlikte başlayan karantina döneminde tüm enerjilerini hayata geçirmek istedikleri online eğitim sistemi projelerine verip, Fikir Değirmeni Kampüs’ü kurdular. İstanbul’da olan şubeleri pandemi dolayısıyla bu dönemde aktif değildi. Vezirköprü'de bulunan şubelerinde ise pandemiye uygun, çocukların ihtiyaç ve isteklerine göre tam zamanlı akademik destekli bir plan oluşturup süreci yürüttüler.
Buse Toraman’a göre; ülkemizde son yıllarda girişimcilik alanına olan farkındalık arttı. Birçok ortaokul, lise ve üniversite müfredatlarında girişimcilik eğitimi veriliyor. Gençler bu konu da oldukça hevesli, özellikle daha bireysel hareket etmeyi seven Z kuşağına kendi işinin patronu olmak çok cezbedici geliyor. Girişimcilik kağıt üzerinde sadece teorik olarak bir şeyleri öğrenmenin yanında sahada birebir deneyimleyerek öğrenmeyi gerektiriyor. Birbirinden güzel iş fikirleri duyuyoruz ama kısa bir süre sonra ortadan kayboluyorlar. Bir girişimin büyümesi; o iş fikrine inanmak, çok emek vermek ve girişimci hikayelerinden beslenmekten geçiyor. Türkiye olarak bu süreç içerisinde daha yeni olmamıza rağmen çok güzel ilerliyoruz, girişimcilik ekosisteminde daha büyük kazanımlar elde edeceğiz. Güzel, kaliteli işler yapan birçok girişimden çok güzel çıkış haberleri alıyoruz. Bunlar çok mutlu eden haberler.
Girişimcilerin iş fikirlerini; alanına, sektöre hakim olmak amacıyla ihtiyaç ve isteklere göre vizyon ve misyonlarına uygun şekilde yeniden revize edebilmeleri çok önemli. İş fikrinin yolcuğu bir merdiven tırmanmaya benzetildiğinde sürekli yenilikler getirerek iç kaynakları güçlendirip, motivasyonlarını arttırırlarsa, onları izleyen yatırımcıları değer artışları ile etkileyebilirler. Şirketteki değer artışları yatırımcıyı heyecanlandırır. Bu yüzden girişimciler markalaşma ve değer yaratma konusunda kendilerini güncellerlerse sürdürülebilir olduklarını yatırımcıya ispatlayabilirler.
Birçok girişimcinin hayali, girişiminden satarak çıkış yapıp, yeni girişimleri desteklemeyi hayal ediyor. İşin mutfağından gelince girişimcilere ve iş fikirlerine karşı daha hassas ve duyarlı olunuyor. İnsanın keşfedeceği birçok girişim var ve bunların hayata geçirilmesinde destekçi olabilmek çok güzel bir his.
Son dönemlerde teknoloji tabanlı girişimlere daha fazla yatırım yapılıyor. Bu da girişimci olmak isteyen ya da bu ekosistemi seven kişileri yapmak için yaptığı, yatırım uğruna mücadele ettiği, ilgi alanı olmayan beceri ve yeteneklerini desteklemeyen alanlardaki iş fikirlerine yöneltebiliyor. Girişimci olmadaki sebebin aslında ortak bir problemi ortadan kaldırmak ya da bir ihtiyacı karşılayan fikirleri hayata geçirmek olması gerekiyor. Yatırımcılar kısa vadede ne kadar kazanç elde edeceklerinin ötesinde uzun vadeye odaklandıklarında, toplumun problemlerini ortadan kaldıran fayda odaklı girişimleri destekleyerek çarpan etkisi yaratılmasına katkıda bulunabilirler. Yatırımcının tek hedefi en kısa zamanda çıkış yapacak iş fikrini bulmak olmamalı.
Buse Toraman son olarak diyor ki: “Girişimcilik üzerine söylenen birçok söz var. Girişimine inanmak, çok çalışmak, iyi bir ekibe sahip olmak en popüler olanlar. Bizce bunların yanında bir girişimci için en önemli şey her zaman neyi nasıl yapabileceğini bilmiyor olsan da, ne/neler yapabileceğini dene ve gör. Deneyimsel öğrenmeye önem ver, cesur ol, atak ol ve yolda öğren.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Thiscover Me
Girişimcilik ve yatırımcılık dünyası hakkında sizi bilgilendirir.
İLGİLİ OKUMALAR



