Daha kapsayıcı bir eğitim ortamı için tanışıklığı nasıl artırabiliriz?

Eğitim ortamlarında kapsayıcı bir iklim yaratmanın, ayrımcılığı azaltmanın, çeşitliliği görünür kılmanın, bir arada yaşayabilmenin yollarından biri de farklı gruplar arasındaki teması ve tanışıklığı artırmak.
Daha kapsayıcı bir eğitim ortamı için tanışıklığı nasıl artırabiliriz?

Kunduz - Eğitim Hâli 17 Eylül
Kunduz ile birlikte

Okula dönüşte en büyük destekçiniz: Kunduz

Eğitim hayatında öğrencilerin en zorlandığı noktalardan biri soru sormak desek, yanılmış olmayız. Kimi zaman arkadaşlardan ya da öğretmenden çekinmek, kimi zaman özellikle geceleri soru sorabilecekleri bir eğitmen bulamamak, her ders için…

Daha fazlasını öğren →

Görsel betimleme: Görselde Guim Tio’nun çizimiyle ağaçlık bir alanda yarım daire halinde dizilmiş çocuklar ve yetişkinler ortalarına koydukları haritaya ve renkli piyonlara bakıyor.


Belki yeni bir şarkı duyma ve başta pek hoşlanmama deneyiminiz olmuştur. Birkaç kez dinledikten sonra ise şarkıdan gerçekten keyif aldığınızı ve kendinizi şarkıyı mırıldanırken yakaladığınızı fark etmiş olabilirsiniz. Bu durum, sosyal psikolojinin incelediği alanlardan biri olan “yakınlık etkisi”nin altında yer alan “maruz kalma etkisi”nin örneklerinden yalnızca biri. Temel olarak, bir şeyi ne kadar çok görür, duyar veya deneyimlersek ona karşı o kadar olumlu bir tutum sergiliyoruz. Başka bir deyişle, bize tanıdık gelen, tanışık olduğumuz şeyleri daha çok sevme eğiliminde oluyoruz.

Pek çok deney ve araştırmaya konu olan bu etki, eğitim ortamlarında da tanışıklığın artmasıyla da kendisini gösteriyor olabilir. Sınıf ortamında kullandığımız materyallerin, müziklerin, kelime seçimlerinin, mimik ve jestlerin, hem rol model hem de maruz kalma etkisiyle olumlu veya olumsuz etkileri olabilir.

Eğitim ortamlarında kapsayıcı bir iklim yaratmanın, ayrımcılığı azaltmanın, çeşitliliği görünür kılmanın, bir arada yaşayabilmenin yollarından biri de farklı gruplar arasındaki teması ve tanışıklığı artırmak. En önemli kuramsal yaklaşımlardan biri olmayı sürdüren toplumsal temas, önyargı duyulan gruplarla yaşanabilecek olumlu bir ilişki ya da yakınlıkla, kişinin kendi ile ‘öteki’ arasındaki duygudaşlığı artırarak ‘öteki’nin ait olduğu gruba yönelik olumlu duygu ve düşünceler beslemeyi sağlayabilir. Toplumsal temas ile tanışıklık alanları yaratırken tek seferde bitmeyen sürekli uygulamalar yapmak, ortak amaç arayışı yaratmak, işbirliği ile hareket etmek, tarafların “güçlü” oldukları beceri ve alanları ortaya koymasına alan açmak ve çevreden destek görmelerini sağlamak önemli koşullar arasında.

SEÇBİR’in yayınladığı Ayrımcılık ve Engellilik: Eğitimciler için Temel Metinler ve Örnek Dersler kitabında yer alan bir katılımcının söyledikleri, temasın eğitim ortamlarındaki yansımasını örnekliyor:  

“Kendi ilkokulumda okul bahçesinin en uzak köşesinde bir küçük bina vardı. Bizler oradaki sınıfa deliler sınıfı derdik ve oradaki çocuklardan hep korkardık. Karşılaşınca kaçardık, onlar da bizi kovalardı. Bugün bakınca aslında özel alt sınıfta eğitim aldıklarını ve aslında biz kaçınca onların bizi kovalamasının bir tür oyun olduğunu görüyorum. Çünkü belki de oynamak, paylaşmak istiyorduk, istiyorlardı. Bu tanışmışlık, bu ayrılmışlık, bizleri birbirimizden ayırıyor ve temasımızı engelliyordu. Şu anda günümüzdeki özel alt sınıf uygulamalarının hâlâ geçmişten bir farkı yok. Okuldaki tüm çocukların birbiriyle teması artırılmalı, birbirlerini tanımalılar, böylece çok da farklı olmadıklarını ya da iletişim yollarını çeşitlendirerek birbirlerine ulaşabileceklerini kendileri de fark edebilirler.”

Yalnızca öğrenci-öğrenci ve öğretmen-öğrenci arasındaki temas ve tanışıklık değil aynı zamanda bakım veren-çocuk arasındaki tanışıklığı artırmak da eğitim ortamlarındaki olumlu ilişki ve iletişimi pekiştirmenin önemli bir bileşeni. “Çocuğumun üç arkadaşının ismini söyleyebilirim.”, “Çocuğumun en son ifade ettiği duyguyu hatırlıyorum.”, “Çocuğum benim ilgi duyduğum alanları bilir.” vb. farklı ifadelerle duygu, ihtiyaç ve beceri odaklı tanışıklıkları keşfetmeyi sağlayan ve Öğretmen Ağı Veli-Çocuk Tanışıklığı Kitapçığı’ndan Tanışıklık Pusulası eğitimin tüm paydaşlarıyla uygulanabilir ve uyarlanabilir.

Oyunlar, tanışıklığı sağlamanın, samimi bir eğitim ortamı hazırlamanın en eğlenceli yollarından biri. Öğrenme Tasarımları’ndan Tuğba Çanşalı’nın 6 Eğlenceli Tanışma Oyunu yüz yüze, DOYA’nın Tanışma Oyunları ise hem yüz yüze hem dijital ortamlarda hem eğlenip hem tanışmamızı sağlıyor.

Bireyler arası tanışıklığın yanı sıra bireylerin doğayla, bilimle, sanatla tanışıklığı da eğitim ortamlarında çok yönlü ve kapsayıcı bir tanışıklığı sağlayabilir. Örneğin, Mektepp’in kaleme aldığı blog yazısı, TEMA’nın ortaya koyduğu, öğretmenlerin ve öğrencilerin doğayla tanışmasını sağlayan Evimiz Dünya Oyunu’nu kapsamlı bir şekilde ele alıyor. 

Görüşme gerçekleştirdiğimiz paydaşlarımıza yönelttiğimiz “Eğitim ortamlarında ‘keşke tanışsaydım veya iyi ki tanıştım’ dediğiniz şeyler neler?” sorusuna karşılık olarak aldığımız yanıtların herkesin başlayan ya da henüz başlamamış olan tanışıklıklarına ilham olacağını düşünüyoruz: 

“Beden eğitimi, görsel sanatlar derslerine tam anlamıyla tanışık olmak isterdim. Teneffüsleri ve öğrenciliğin verdiği ayrıcalıkları doya doya yaşardım. Çünkü bence öğrenci olmak insana verilmiş en büyük ayrıcalıktır.” - Serda İlgili Narsüz, Okul Öncesi Öğretmeni, Yeşilyurt Açı Koleji Akademik Koordinatörü

“Mesleğe yeni başlamışsanız ve bu bir özel okulsa gerek iş yükü gerek duygu yükü bakımından ne yapacağınızı bilemediğiniz anlar oluyor. Eğer şanslıysanız iyi bir iş arkadaşı o yükü sahiplenmenizi ve onunla başa çıkmanızı sağlıyor. Ben şanslıydım, harika bir çalışma arkadaşım vardı. ‘Özel okul, kurtlar sofrasıdır,’ demişlerdi bana; halbuki o bütün içtenliğiyle kucak açmıştı. Bugün nasıl bir öğretmen olduysam, onunla birlikte oldum. Çünkü birlikte üretmekten, öğrenmekten büyük keyif alıyorduk. Eğitim ortamlarında karşımıza çıkabilecek en güzel şey, iyi anlaşabileceğimiz bir çalışma arkadaşıdır kesinlikle.”  - Ezgi İdemen Hazar, Orman Okulu Öğretmeni

“Eğitim ortamlarımdaki her türlü tanışıklığım için artık iyi ki diyorum. ‘İstenmeyen’ olarak tanımlanabilecek tanışıklıklarımın da zaman içinde yeniden karşıma çıktığında oldukça değerli olduğunu fark ettim.” - Ümran Hancı, Sınıf Öğretmeni

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

#8: tanışıklık hâli

eğitimde sekizinci hâlimiz: tanışıklık hâli.

17 Eyl 2021

Kunduz ile birlikte
#8: tanışıklık hâli

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR