Değer yaratan dönüşüm

🏢 İş dünyasının değer alanları
Değer yaratan dönüşüm

Döngüsel ekonomiye geçiş süreci toplumsal bir dönüşüm gerektiriyor. Toplumsal dönüşümün, doğal olarak kültürel dönüşümün de toplumsal yapıları oluşturan tüm paydaşlar tarafından benimsenen ortak bir amaç ve yol haritası doğrultusunda yürütülmesi gerekiyor. Toplumsal dönüşüm net sınırları olmayan, bireylerin tepkilerindeki çeşitliliğe göre kontrol edilmesi güç ama günümüzde özellikle yeni medya araçları ile eskiye nazaran daha kolay yürütülebilen bir süreç.

Döngüsel ekonominin de inovatif ve sınırları olmayan yapısı sayesinde aslında ister istemez toplumsal dönüşümün merkezinde yer aldığını görmek mümkün. Fakat genelden özele gidilen durumda toplumu oluşturan paydaşların yol haritaları, görev ve sorumlulukları kültürel dönüşümdeki kadar belirsiz değil. Özellikle iş dünyası ve devletlerin dönüşüm süreçleri son zamanlarda gündemi de fazlasıyla meşgul eden net hedefler, regülasyonlar ve spesifik yol haritalarını kapsıyor.

Bu hafta iş dünyasının döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde değer yaratacak adımları, dikkat edilmesi gereken noktaları ve geçiş sürecini hızlandıracak aksiyon alanlarını tartışmaya açıyoruz. Birleşmiş Milletler Çevre Programının (UNEP) hazırlamış olduğu The Role of Business in Moving from Linear to Circular Economies raporu da tartışmamızda bize eşlik edecek.

Değer yaratan dönüşüm mümkün mü?

İş dünyasının iklim kriziyle mücadele olarak başlayan, ardından sosyal konuları da içine alarak daha geniş bir çerçeveye alınan dönüşümü bugün ne yazık ki döngüsel ekonomiye geçiş sürecini olması gerektiği gibi yürütmüyor.

Yalnızca inovatif atık yönetim stratejileri olarak yanlış adlandırılan döngüsel ekonomi elbette konsept içinde var olan potansiyeli gerçekleştirmekten de fazlasıyla uzak. Fakat yine de döngüsel ekonomiye geçişi gerçekten de döngüsel ekonomi prensiplerine uygun şekilde yürütmeye çalışan özel sektör temsilcileri için değer yaratan bir dönüşüm sağlanması için atılması gereken adımlar mevcut. Bu adımlar yalnızca değer yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda döngüsel ekonomi konseptine olabildiğince kapsayıcı şekilde dokunuyor.

Yeni pazar arayışı

Döngüsel ekonomi R-stratejileri, biyomimikri, beşikten beşiğe (cradle-to-cradle) gibi konseptleriyle mevcut iş yapış şekillerini, var olan sistemleri baştan aşağı değiştirmeyi hedefleyen bir konsept. Bu da aslında özel sektörün mevcut iş modellerini değiştirirken yeni iş alanları yaratmasına olanak tanıyor.

Şirketlerin döngüsel ekonomiye geçiş sürecini yürütürken dikkat etmesi gereken ilk adım mevcut iş modellerini döngüsel ekonomi prensipleriyle güncelleyerek yenilikçi ekonomilere, pazarlara giriş yapmaları olarak görülebilir. Mevcut lineer ekonomide üreticiler ürünlerini ürettikten sonra ürünün sahipliğini müşterilerine verirken döngüsel ekonomi bunun aksini önerir.

Örnek olarak bir araba üreticisini ele alalım. Araba üretildikten sonra tüketiciye gider ve tüketici kendi kullanım süresi dolduktan sonra arabayı ikinci el satışla piyasaya yeniden sunar. İkinci el, bir diğer deyişle yeniden kullanım döngüsel ekonomi içerisinde kritik bir öneme sahip olsa da aslında sürecin yalnızca ilk adımıdır. Arabanın defalarca sahip değiştirmesi doğru bir strateji gibi görünse de arabanın değeri günden güne azalır ve en sonunda kullanılamaz hâle geldiğinde araba mezarlığındaki yerini alır.

Döngüsel ekonomi bu durumu üreticiler için değiştirmeyi ve arabaların sahipliğini üreticide tutmayı hedefler. Bu da her kullanım sonrası arabanın yenilenmesini, bakım & onarım uygulamalarının gerçekleştirilmesini ve arabayı oluşturan tüm kaynakların değerinin uzun süre korunmasına olanak tanır. Üreticiler ürünü satarak para kazanmaktansa ürünü devamlı kiralayarak yeni pazarlara girebilir ve farklı gelir modelleri ile ekonomik büyümeye devam edebilir.

Maliyet azaltma

Döngüsel ekonomi içerisindeki R-stratejileri daha az tüketim, yeniden kullanım, bakım & onarım, tamir, yeniden üretim ve geri dönüşüm gibi adımları içerir. Bu da aslında kaynakların devamlı olarak döngü içinde kalmasını sağlayan bir stratejik döngüdür. Bu döngü sayesinde üreticiler bir kez ürettikleri ürünü kullanım sonrası yeniden üretim süreçlerine dahil ederek sıfır kaynak (raw material) kullanımını azaltırken, kullanılmış bir kaynağı daha uygun fiyata alıp satın alma maliyetlerini düşürebilir.

Kaynaklara erişim riskleri

Sanayileşmenin hızlanması ile tüm hayatımıza dahil olan lineer ekonomi yeryüzündeki kaynaklar asla bitmeyecekmiş gibi düşünerek üretim ve tüketim yapılmasını destekler. Bu da bugün birçok farklı materyale ve kaynağa erişimde yaşanan küresel sıkıntıların temel nedenidir. Ek olarak birçok araştırma gelecek yıllarda hayatımızın her alanında kullandığımız birçok farklı kaynağa da erişimde sıkıntılar yaşanacağını gösteriyor.

Döngüsel ekonomi temelde atık yönetim stratejisi yerine kaynakların doğru kullanımını sağlayan bir stratejidir. Yani önce kaynakları doğru şekilde kullanacak bir sistem tasarlanmalı ki ardından atıkları doğru şekilde yönetebilelim. Bu bakış açısı sayesinde özel sektör döngüsel ekonomi prensiplerini ne kadar hızlı ve doğru şekilde benimserse gelecek yıllarda karşılaşılacak kaynaklara erişim risklerinden de o kadar kolay kaçınabilir.

İnovasyonu merkeze almak

İş dünyasının sürdürülebilirliği, mevcut süreçlerin gelecek nesillere de yetecek kaynak kullanımını sağlayacak şekilde tasarlanmasını içeriyor. Bu da ne yazık ki özel sektörün bolca kullandığı “sürdürülebilirlik” konseptini lineer ekonominin devamlılığına indirgiyor.

Döngüsel ekonomi mevcut sistemlerin baştan aşağı değiştirilmesini merkezine alan bir konsept. Tüm sistemlerin değiştirilmesi için ise elbette inovasyon düşünce şekillerimizin merkezinde yer almalı. Bir diğer deyişle mevcut iş yapış şekillerini “iyileştirmek” değil, baştan aşağı inovatif şekilde tasarlamak gerekiyor. İnovasyon sadece çevreci yeni iş modelleri bulmak değil, toplumun refahını artıracak, gündelik hayatı değiştirecek, aynı zamanda da ekonomik büyüme sağlayacak yenilikçi fikirleri kapsadığı için döngüsel ekonomi içerisinde fazlasıyla önemli bir yere sahip.

Yeni yeteneklerin kazanılması

Döngüsel ekonomi tüm düşünce yapılarını, iş yapış şekillerini hatta eğitim sistemini bile değiştirmeyi amaçlayan bir konsept olduğu için çok fazla yeni yetenek ve istihdam potansiyeline sahip.

Bu nedenle özel sektörün yenilikçi iş modellerinden döngüsel ekonomi prensiplerine kadar birçok farklı konuda yetenekler geliştirmesi veya bünyesine dahil etmesi gerekiyor. Lineer ekonomi düşüncesiyle hareket eden çalışanların döngüsel ekonomi prensiplerini gerçek anlamda uygulaması çok da olası değil.

Müşteri değeri

Döngüsel ekonomi ürün sahipliğini tüketicilerden alarak aslında onlar için yeni değer alanları üretilmesine olanak tanır. Bir ürüne sahip tüketici o ürünün değerini en uzun süre kullanma sorumluluğuna sahipken bunun için gerekli teknik yeterliliklere sahip olamayabilir.

Ürünlerin yaşam döngülerini uzatarak kaynakların değerini en üstte tutmak için müşterilerine bakım & onarım, tamir ve yeniden üretim gibi hizmetler sunan üreticiler müşteriler için yenilikçi değer önerileri sunabilir. Bu sayede müşteri bağlılığı ve memnuniyetinin de artması olasıdır.

Toplumsal beklentiler

Özel sektör için en kritik alanlardan birisi de müşteri beklentisidir. Müşterilerin satın alma kararlarının iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konular üzerinden yeniden şekillenmesi üreticilerin de bu yönde ilerlemesini zorunlu hâle getirir.

Döngüsel ekonomi prensipleri ile tasarlanmış iş modelleri sayesinde tüketicilerin taleplerinin karşılarken çevresel ve ekonomik fayda yaratmak da mümkündür. Bu sayede toplumun dönüşümüne katkı sağlayan özel sektör daha çok tüketim yerine daha az tüketime yönlendirirken ekonomik olarak da büyümesini garanti altına alabilir.


🔎 Döngüsel Ekonomi 101 yorumu: Elbette paylaşılan bu değer alanları aslında özel sektörün dönüşümü için ele alınması gereken adımların tamamını kapsamıyor. Fakat bütünsel bir dönüşümün sağlanması ve döngüsel ekonominin doğru şekilde hayata geçirilmesi için tartışmaya açtığımız tüm bu başlıklar kritik önem taşıyor.

Özel sektör döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde bu değer alanlarını merkeze alan bir anlayış benimserse toplumsal dönüşümün de en büyük destekçisi olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken kritik nokta ise özel sektörün “kâr odaklı” bakış açısını doğru şekilde dönüştürmek ve aslında çevresel ve sosyal etkisinin yanında döngüsel ekonominin finansal getirisinin de doğru şekilde anlatılmasıdır. Küresel bir döngüsel ekonomi sisteminin tasarımı oldukça uzun ve zorlu bir yolculuk olsa da her paydaşın döngüsel ekonomiyi doğru anlamlandırması ve üzerine düşen görevi yerine getirmesi gereklidir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

Değer yaratan dönüşüm

🏢 İş dünyasının değer alanları

20 Eki 2022

unsplash.com

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR