Demokratların zorlu akşamı

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Geçtiğimiz salı günü ABD’de yapılan ara seçimlerde Demokrat adaylar öngörülenin hayli altında performans gösterdi. Anketler seçimlerin başa baş geçeceğini öngörmüş olsa da ortaya çıkan sonuçlar Demokratları gelecek seçimlere dair tedirgin etti.
Virginia Valiliğini, vali yardımcılığını, başsavcılığını ve meclisini Cumhuriyetçi Parti’ye kaptıran Demokratlar New Jersey’deki valilik seçimini ise kıl payı farkla kazandı. Başka eyaletlerde de çeşitli koltukları Cumhuriyetçilere kaybeden Demokratlar, ortaya çıkan tedirgin edici tablonun sorumlusu olarak parti içindeki kanatların birbiriyle olan uyuşmazlığını işaret etti. Hâlihazırda uzun süredir devam eden merkez-sol çatışması, salı günkü seçimlerden sonra daha da belirginleşti. 2008 senesinden beri başkanlık seçimlerinde ve 2013 senesinden beri valilik seçimlerinde hep Demokratları seçmiş Virginia ile garanti gözüyle bakılan New Jersey’de yaşanan zorlu süreç Demokratlar için stratejik değişikler gerektiğini gösteriyor.
Sonuçlar sürpriz mi?
Her ne kadar sol ve merkez kanat seçimdeki başarısızlık için birbirlerini suçlasa da siyasi uzmanlar seçimlerdeki başarısızlığı Demokratlar tarafından 2020 seçim kampanyası döneminde verilen sözlerin tutulmamış olmasına bağlıyor. Hayat, ABD’de pandemi öncesindeki hâline dönmüş değil. Aylar sonra tekrar açılan okullar, pandemiyle değişen koşullara uyum sağlamakta zorlanıyor. Enflasyon beklentisi, küresel ticaretteki tedarik sıkıntısı ve şimdilik iş gücüne geri katılmamayı tercih eden kalabalıklar Biden yönetiminin elini zora sokuyor.
Daha kritik olanıysa Biden yönetiminin politik ajandasının iki önemli paketi, altyapı ve sosyal güvenlik paketleri hâlen kanunlaşmış değil. Her iki paket de kamuoyunda hem Cumhuriyetçi seçmenden hem de Demokrat seçmenden destek buluyor ancak parti içindeki merkez kanattan iki senatörün paketin kapsamını fazla geniş bulması sebebiyle haftalardır sonuçlanamayan uzlaşı çabaları, seçmen nezdinde Biden yönetiminin başarısızlığına işaret ediyor. Lakin, Cumhuriyetçi siyasilerin, kendi seçmenlerinin de olumlu baktığı bu paketlere destek vermediğinin altını çizmek de gerekiyor. Sürpriz olmayan bir şekilde, Biden yönetiminin popülaritesi 2020 seçimlerinden bugüne kadarki süreçteki en düşük seviyelerde seyrediyor.
Trump karşıtlığını yeniden düşünmek
Demokratların salı günkü seçimlerde yaşadığı gerileme sadece iç siyasette yaşanan aksaklıklardan kaynaklanmıyor. Hem seçimlerden önce hem de seçimlerin akabinde Demokratların en sık eleştiri aldığı konulardan bir tanesi de seçim kampanyalarının merkezinde Trump karşıtı söylemlerin gereğinden fazla yer almasıydı. Trump karşıtlığının, Demokrat seçmenleri mobilize ederek Demokratların Kongre'deki başarısızlığının üstünü kapatacağı varsayımına dayanan bu tutum, seçmenin taleplerine duyarsızlığın da bir göstergesi olarak ele alınabilir.
Oysa Virginia’da seçimi kazanan Cumhuriyetçi aday Glenn Youngkin, kampanya sürecinin başlarında Trump’ın desteğini aldıktan sonra zaman içinde kendisine farklı bir yön çizdi ve ekonomik sorunlara, gıdadaki ve benzindeki yüksek vergilere ve kimi Demokratların öğretilmesini desteklediği eleştirel ırk teorisinin eğitim sisteminde yarattığı sözde sorunlara değindi. Cumhuriyetçi Youngkin, 2020’de Biden’ı destekleyen Virginia banliyölerinde Cumhuriyetçilerin aldığı oy oranına kıyasla gözle görülür derecede oy artışı sağladı. Virginia seçimlerinde toplam oy sayısında rekor kırılmasına rağmen, alışılagelmiş kanının aksine bu durum Demokratların değil Cumhuriyetçilerin işine yaradı. Son olarak, Demokrat partinin sol kanadının polis bütçelerinde azalmaya gidilmesi talebi de Cumhuriyetçilerin elini güçlendirdi.
2022 ve 2024 seçimleri için harita
Önümüzdeki günler ve aylar Demokratlar için zorlu geçecek. Ancak Demokrat Parti 2022 ve 2024 seçimleri için umutsuzluğa kapılmak zorunda değil. Atılması gereken en acil adım, altyapı ve sosyal güvenlik paketlerinin bir an önce Kongre'den geçmesini sağlamak. Kapsamı daraltılmış olsa da her iki paket de seçmende popülaritesini koruyor. Demokratların elini güçlendirecek bu paketlerin kanunlaşması iç siyasette atılacak en değerli adımlar.
Öte yandan Demokratlar seçim stratejilerini de yeniden tahayyül etmek durumunda. İşçilerin haftalardır süren grevlerini de göz önünde bulundurursak, Demokratlar, düşük gelirli beyaz seçmen gruplarının kaygılarına kayıtsız kalıyormuş durumuna düşmemek adına söylem değişikliğine gitmeli ve siyasi diskurun Cumhuriyetçiler tarafından kontrol edilmesinin önüne geçmeli. ABD'nin çalışan kesimleri zor günlerden geçiyor ve dolayısıyla Biden yönetiminin bu sese kulak vermesi yerinde olur.
Kendilerini, en azından söylem olarak, üretim ilişkileri dışında gelişen kimliklerin siyasetine hapseden Demokratların, kapsamlı ekonomik dönüşüm iddialarının altını doldurmak adına, sıkıştıkları bu dar köşeden kurtulması, parti için 2022 ve 2024 seçimlerinde olumlu sonuçlar doğuracaktır. En nihayetinde, Demokratik koalisyonun şemsiyesi farklı demografik grupları kapsayabilecek nitelikte. Ancak Demokrat Parti'nin siyasi söylemini sadece kentli eğitimlilerin ve beyaz olmayan etnik grupların kaygıları üzerinden kurgulaması, partinin gelecek seçimlerde can sıkıcı sonuçlar almasına yol açabilir ve bu hiç de şaşırtıcı olmaz. Günün sonunda Demokratların yapması gereken, devletine ihtiyaç duyan tüm yurttaşların sesine kulak verebilmek ve ABD'nin hâlen ayakta olduğunu göstermek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün ABD'de Demokrat Parti'ye hayal kırıklığı yaşatan Virginia seçimleri ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Biden ile gerçekleştirdiği görüşmeyi ele alıyoruz.
05 Kas 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Mutlak butlan kararı, yalnızca CHP iç dengelerini değil, toplumsal muhalefetin yönünü, enerjisini ve mücadele kapasitesini de doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oldu. CHP’nin seçilmiş yönetiminin butlan tartışmalarına ayırdığı enerjiyi azaltıp odağını muhalefeti örgütlemeye ve CHP’yi de aşan geniş bir özgürlük cephesi kurmaya yöneltmesinin imkanları neler olabilir?
08 Tem 2026



