Denize arkanı dönmek ona sırt çevirmek değil, onda yaşadığını bilmektir.

Ayvalık’ın dar sokaklarında rüzgarı karşılarken kedilere ve seslere odaklan bence. Tüm köşeleri tutmuş kedileriyle Murakami kitabından fırlamış bu taş sokaklar, bir de delilerine ve ölülerine teşekkür bekler senden. Çünkü bir deyiş olarak vücut bulan “delisi, kedisi, ölüsü” meşhurdur Ayvalık’ın...
Biz çocukken ve ergenliğimizin son demlerinde o asi, o kaçak duygularımızı ardımızda çam ormanları, önümüzde mavi deniz ve boncuk boncuk adalarıyla bu kentte uğurladık. Her zaman kendimi şanslı kabul etmişimdir bu yüzden. Ve biz, tüm Ayvalıklılar gibi belki de en az bir kere sırtımızı dönüp oturmuşuzdur denize. Ama kimse bunun doymuşluktan ya da isteksizlikten olduğunu düşünmez... Bu, tıpkı o denizin diğer parçaları gibi aitlikten kaynaklanır. Kuşunu arkadaşına bırakıp tatile çıkmak bir vazgeçiş ya da sıkılganlık değildir hiçbir zaman. Biz de Ayvalık halkı olarak bunu kabul ettik en başta. Zeytin kokan günlerin, ılık rüzgarların ve kış vakti dondurucu ara sokakların en dibinden gelen, sesi yüksek ve şen insanların mekanı çünkü burası. Baskın R’lerle yaşayıp kelimelerin sonuna -cik, -cuk ekleri getirmek ve fiili başa alıp konuşmak olağan... Kulak ver onların sesine...
Yaz-kış fark etmeksizin; tiyatrosu, konseri, sanat atölyesi eksik olmayan zeytin kokulu memleket, göçmenleriyle, Anadolu - Avrupa karışımı kumralların yurdu.
Ayvalık notları ufacık bir kesit olsun, daha anlatacak çok şey var çünkü. Yeni seyahatlerde buluşmak üzere, geçerken yine uğrarız Kaz Dağlarının eteklerine...
Haftaya pazar saat 14:00’da başka sokakların çağrısındayız, seni de bekleriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Line
Bir bölgeye ait olmak ve ondan ilham almak, onun sahipleriyle aynı havayı soluyarak ortaklıkların ve farklılıkların getirdiklerine “merhaba” demek istersen, Line her hafta bir kenti, bir köyü, bir dünyayı dolaşıyor!
İLGİLİ OKUMALAR



