Dinlemenin eylem hâli üstüne düşünmek, pazar kahvaltıları ve kulak misafirleri

💌Üretimin konuşulduğu kahvaltılar, misafir edilen kulaklar ve oyun alanları...
fugamundi Latince de 'dünyadan kaçış' demek, fugamundi'nin logo tasarımı Doğukan ve Şeyma'ya, Sekme Dergi'nin logosu Merve Kavas 'a, Sekme Dükkan'da yer alan ürünlerin tasarımı ise Ufuk Barış Mutlu'ya ait.💖

- İlk sorum, manifestolarında yer alan kelimelere yükledikleri anlamın peşine düşmek üzerine oluyor. Cevaba geçmeden evvel manifestoyu okumak isterseniz sizi buraya alalım. Benim merak alanıma giren kelime grupları "üretkenliği dönüştürmek", “akışta kaybolmama”, "çift yönlü iletişim" oluyor. Bu soruma cevabı ise Yeşim veriyor.
"Manifestomuz bizim çok severek yazdığımız bir metin ve bugünlerde biraz değiştirmemiz gerektiğini konuşuyoruz. Çünkü zaten yapmaya çalıştığımız şey çok eşi olan ya da örnekleri olan bir alan değil, manifesto da bunu çok net anlatmıyor, bu şu demek değil tabii bahsettiğin bold kelimelerden vazgeçmiyoruz. Bunları bir parantez açıp biraz daha anlatabilmek, karşı tarafa daha net aktarabilmek. Bahsettiğin o üç kavram içinden küçük bir ayrımcılık yapacak olursam; akışta kaybolmamak en sevdiğim diyebilirim. Üretimlerimizin çoğunu da dijitalde yaptığınız için bir şekilde dijitalde iz bırakarak ilerliyoruz ve bu izlerin günlük akışın içerisinde kaybolmayacak izler olduğunu düşünüyoruz."
fugamundi ile tanışmamı sağlayan dinleme kulübünün fikir aşamasını, nasıl ortaya çıktığını ve amacını soruyorum. Burada benim nostalji sever bünyeme iyi gelen anılar duyuyorum. Doğukan, bunun bir evde albüm dinleme deneyimiyle başladığını dile getiriyor. Kaset ve CD gibi günümüzde analog sayılabilecek biçimlerle müzik dinlemek için bir araya gelen ekip, bunu pandemi sanal bir ortamda ve bir tema etrafında şarkıyı cebinde getirmek olarak bir süre devam ettirmiş. Benim her kulüp buluşması sonrası cebime yeni şarkılar ve yeni hikâyeler doldurmam, fugamundi'ye teşekkürüm olsun.
- Üretim sürecini merak ettiğim Sekme Dergi'yi konuşmaya sıra geliyor.
Ekip burayı bir 'oyun alanı' olarak nitelendiriyor. Alakasız bağlar kurmayı seven zihnim seksek oyunu ve bilgisayar ekranında okunmayı bekleyen açık sekmelere doğru kayıyor. Soruyorum; oyun demekten korkuyor musunuz? Oyun arkadaşlarınız kimler ?
Doğukan'ın cevabını doğrudan kayıtlara geçiriyorum.
"Oyun oynamak ciddi bir iştir, çocuklar gibi bizler de oyun oynamayı ciddiye alıyoruz. Dergi, tasarım ya da yazılım gibi konularda bile bu alanda deneyim sahibi olmayanlara oynayarak öğreneceği de bir alan açıyor."
Burada Yeşim'in gülerek "okumak istediğimiz dergileri hayal ederek, editörlere çıkartıyoruz." cümlesi, benim peçeteye istek diyerek, etrafımdaki insanlara şunu yazsana şunu konuşsanıza dememi hatırlatıyor.
Oyun arkadaşlarıyla ilgili ise şunları söylediler; "çevremizde ilham aldığımız insanların ve kurulda yer almasını istediklerimizin bir listesini yapmıştık başta; o listeye her geçen gün yeni isimlerde ekleyerek devam ediyoruz."
Farklı bir üretim biçimiyle dikkatimi çeken dergiye baktığınızda yirmi dört sayfalık bir röportaj da saatleri aşan podcastler de görmek mümkün. Haliyle böylesi uzun formatların sunulma kısmının da zor olduğunu düşünerek buna dair fikirlerini her ikisine soruyorum ve beklediğim bir cevap alıyorum.
"Uzunluğu ve kapsamı teknik olarak zor tabii çünkü uzun oldukça paylaşılabilir hâle gelmesi de zaman olarak uzuyor."
- Bugüne kadar beş sayıyı bizlerle buluşturan Sekme Dergi her sayıda başka bir temaya odaklanıyor. Biz bu kaydı alırken, üçüncü sayı İMÇ bu kaydı almamıza da vesile olan sayı olarak podcastte konuştuğumuz sayıydı.
Vardal Caniş, editörlüğünde her disiplinden de bir üretimi içinde barındıran bu sayı benim gözümde bir belgesel niteliğinde, bu yüzden sayının üretim sürecine dair kayda geçenleri, sizler için yazıyorum.
Tüm süreç ve tema yönetimini editörün ellerine bırakan ekip, teknik üretimlerde bir üreten olarak sayıya dâhil olmuş. Özellikle video çekimlerde deneyimsizlikleri dolasıyla fazlaca teknik hatayla savaştıklarını kayıtlara geçirdiler.
Yeşim'in diğer sayılar için kayıtlara geçirdikleri ise şöyle;
İlk sayının editörü Güneş, temastan yola çıktı, yolda yanına arşiv eklendi. İkinci sayı da Bager 'in editörlüğünde topluluk lider kavramlarıyla başladık ama başlık sibernetik oldu. Dördüncü sayımızda Suzi editörlüğünde etik dinleme teması işlendi.
- fugamundi, Teyit’in bilgi ekosistemini iyileştirmeye yönelik geliştirdiği programlardan biri olan Factory programının da içinde yer alıyor.
Factory programı, bilgi ekosisteminin sorunlarına yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştiren ekipleri bir araya getirme, destekleme ve onları destek mekanizmalarıyla buluşturma misyonu taşıyor. Kuluçka'daki diğer ekiplerle tanışmak için tık tık.
Bu kanalı, Yeşim'in "üretim ve tüketim yapan kişilerin aynı kişiler olduğunu düşünüyoruz, bugün tüketen olmak yarın üreten olmayacağın anlamına gelmiyor" cümlesi ile sonlandırıyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu satırları okurken dünyadan biraz uzaklaşmanı diliyorum. Konuklarım fugamundi'den Yeşim ve Doğukan.
30 Kas 2021

YAZARLAR

Esra Ece Kuleci
Üreten insanların, süreçlerini kayıt altına almaya merak sarmış biri 👀

Üretim Kaydı
Kültür ve sanat alanında üreten insanlarla buluşarak “üretim süreçlerini” kayıt altına alan ve bu buluşmalardan kendine kalanların da kaydını tutmayı dileyen yayın.
İLGİLİ OKUMALAR





