Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Girişimcilik İmkanları

Mutlaka ziyaret etmelisiniz!
Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Girişimcilik İmkanları

1) Kendinizden bahseder misiniz?  

Merhaba, ben Prof. Dr. Hasan SELİM. 1973 yılında Ankara’da doğdum. Lisans öğrenimimi Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde 1995 yılında tamamladım. Yüksek Lisans ve Doktora öğrenimimi Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı’nda sırasıyla 1999 ve 2006 yıllarında tamamladım. 1996-1998 yılları arasında Adnan Menderes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde, 1998-2009 yılları arasında ise Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak görev yaptım. Aynı Bölümde, 2009 yılında Yardımcı Doçent, 2012 yılında Doçent, 2017 yılında ise Profesör kadrolarına atandım. Çoğu uluslararası hakemli dergilerde olmak üzere 30’un üzerinde makalem, 2 adet uluslararası kitap bölümüm, çoğu uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan 50’den fazla bildirim bulunmakta. 3 tanesinde proje yürütücüsü olmak üzere 4 adet Bilimsel Araştırma Projesi'nde görev aldım. TÜBİTAK destekli, girişimcilik konulu bir eğitim projesinde (Dokuz Eylül Girişimcilik Akademisi) eğitmen olarak yer aldım. Bunun yanında, TÜBİTAK’ın Bireysel Genç Girişim Sermaye Destek Programı (BİGG) kapsamında yürütülen BİGGSİNERJİ Projesi’nde yürütücü olarak görev almaktayım. Danışmanlığımda tamamlanmış 3 doktora, 12 yüksek lisans tezi bulunmakta. 2016-2017 yılları arasında Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcılığı, 2018-2019 yılları arasında Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcılığı görevlerini yürüttüm. İki yıldır Dokuz Eylül Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Koordinatörlüğü görevini sürdürmekteyim.

2)Teknoloji Transfer Ofisi’nin ne anlama geldiğini, girişimcilik ekosistemi içerisindeki misyonunu ve önemini açıklar mısınız?

Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO), Üniversitelerde ve Araştırma Merkezlerinde üretilen bilgi ve teknolojinin etkin bir şekilde ticarileştirilmesine yönelik faaliyetlerin yürütüldüğü organizasyonlardır.  Teknoloji Transfer Ofisleri girişimcilik ekosisteminde adeta katalizör görevi görürler. Üretilen bilimsel bilgi ve teknolojilerin ticarileştirilerek toplum yararına sunulmasında ve ekonomik fayda sağlanmasında Üniversite-Sanayi-Girişimci arasında işbirliği köprüleri kurar. Girişimciliğe konu iş fikirleri sonucunda ortaya çıkacak ürün, hizmet ve yöntemlerin fikri mülkiyet hakları kapsamında koruma altına alınmasında destekler sunar. Özellikle genç girişimciliğin desteklenmesine yönelik olarak fikir hızlandırma ve ön kuluçka programları, fikir maratonları vb. çeşitli yarışmalar düzenler. Paydaşlarının ulusal ve uluslararası destek programlarından yararlanabilmesi için destekler sunar. Kısacası, girişimcilik ekosisteminin asli unsurlarıdır.  

 3) Dokuz Eylül Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin sanayiye teknoloji transferi sağlayarak ekonomik değer yaratması amacıyla faaliyete geçen Dokuz Eylül Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (DETTO), TÜBİTAK 1513 Programı’ndan 2014 yılından itibaren finansal destek almaya hak kazanmıştır. DETTO, “fikirden pazara” kadar olan süreç boyunca araştırmacılara, öğrencilere ve sanayiye hizmet etmektedir. DETTO, İzmir ve Ege Bölgesi'nde bir inovasyon ekosistemi oluşturulmasına katkı sunmaktadır.

DETTO, bilginin ve yeniliğin üretilip toplumun faydasına yönelik ticarileşebilir teknolojik ürün ve hizmete dönüştürülmesine, etkin bir Üniversite-Sanayi işbirliği mekanizmasının oluşturulması ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasına, Ar-Ge, yenilik, girişimcilik ve ticarileşme alanlarında Dokuz Eylül Üniversitesi’ne kaynak ve altyapı desteği sağlamaktadır.

DETTO’nun vizyonu

bilimsel ve teknolojik bilgi üretiminin üniversite-sanayi işbirliği yolu ile artırılmasını, üretilen bilginin korunmasını ve ticarileştirilerek topluma faydalı hale gelmesini sağlamak, ülkemizin uluslararası rekabet gücünü artırmak, ulusal ve uluslararası ölçekte bilim, teknoloji ve inovasyona yön veren bir rol üstlenmektir.

DETTO’nun misyonu;

 Bilgiyi, yeniliği ve teknolojik gelişmeyi artırmak, iyileştirmek ve toplumun yararına sunmak, bilgi ve yeniliğin üretilip toplumun faydasına yönelik ticarileşebilir ürün ve hizmete dönüştürülmesine ve buna bağlı olarak sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamak, akademisyenleri, öğrencileri ve sanayi kuruluşlarını Ar-Ge projeleri geliştirme, teknoloji ve inovasyon konularında desteklemek, paydaşlarına kendi girişimlerini başlatabilmeleri için gerekli bilgilendirme ve yönlendirmeleri yapmak, gerekli işbirliklerini oluşturmak, paydaşlarının ulusal ve uluslararası destek programlarından etkin bir şekilde yararlanmalarını sağlamak, fikri mülkiyet kapsamında değerlendirilebilecek proje ve çalışmaların belirlenmesi, fikri mülkiyet yönetimi çerçevesinde ilgili kararların alınması, üretilen bilginin ve yeniliğin teknoloji transferi yolu ile ticarileşmesini sağlayarak, buluş sahiplerinin, üniversitenin ve DETTO’nun gelir elde etmesini sağlamak, Ar-Ge fikri olan girişimcilere girişimlerini gerçekleştirebilecekleri, fikirlerini ve şirketlerini hayata geçirebilecekleri altyapıyı sağlamaktır.

DETTO’nun hedefi

Türkiye’nin ulusal stratejileri doğrultusunda belirlenen öncelikleri dikkate alarak Dokuz Eylül Üniversitesinde üretilen bilgi ve teknolojilerin yüksek katma değerli ürün/hizmetlere dönüşmesini sağlamaya katkıda bulunmak, Ar-Ge, inovasyon ve girişimcilik faaliyetlerini koordine eden bir arayüz olarak hizmet sunmaktır.

DETTO bünyesinde bulunan 5 birim ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

Kurumsal İletişim Birimi

DEPARK ve DETTO markalarının ve alt markaların bilinirliğinin ve farkındalığının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütmekte, diğer birimlerin faaliyetlerini destekleyen etkinlik ve eğitimlerin planlanması ve gerçekleştirilmesi için görev yapmaktadır. Ayrıca, yılda dört sayı yayımladığı DETTO Yorum haber bülteninde Ar-Ge çalışmalarına, teknoloji haberlerine, başarı hikayelerine ve teknopark firmalarının yürüttüğü projelere yer vermektedir.

Proje Destek Birimi

Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesindeki araştırmacıların ve akademisyenlerin ulusal veya uluslararası Ar-Ge ve inovasyon programlarına katılımının artırılmasına yönelik olarak proje yönetimi kültürünün yaygınlaştırılması, destek programlarına yönelik çağrıların duyurulması, bilgi günleri düzenlenmesi, proje ortağı bulunmasına yönelik destekler verilmesi, proje fikirlerinin uygun destek programlarına yönlendirilmesi, hazırlanan proje başvuru dosyalarının ön incelemesinin yapılması, proje tekliflerinin eksiksiz bir şekilde hazırlanması konularında hizmet vermektedir. Ayrıca, DEÜ’nün üyesi olduğu Crowdhelix, Hydrogen Europe gibi uluslararası ağlara üyeliğin yürütülmesi ve genişletilmesi için hizmet etmektedir.

Üniversite-Sanayi İşbirliği Birimi 

Üniversitede üretilen bilginin ekonomik değere dönüşmesine katkı sağlamak amacıyla, sanayi ile işbirliği yapılması ve sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda akademisyenlerle eşleştirmeler yapılarak projelerin üretilmesi konularında destek olmaktadır. Firmalar ile yürütülen işbirlikleri kapsamında, ihtiyaç analizi, SWOT analizi, fikrin değerlendirilmesi ve olgunlaştırılması, Ar-Ge ekibinin oluşturulması, Ar-Ge sistematiğinin yapılandırılması, mentorluk hizmetleri ve teknik altyapı desteği verilmektedir.


DETTO, üniversite-sanayi işbirliği çalışmalarını özellikle Ar-Ge ve Tasarım Merkezine sahip sanayi kuruluşları ile kurduğu işbirlikleri odağında devam ettirmektedir. Firmaların teknoloji üretme kapasitelerini güçlendirmek, yüksek kalite ve standartlarda ürünler geliştirmelerini desteklemek DETTO Üniversite-Sanayi İşbirliği Biriminin önemli hedefleri arasındadır.

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları (FSMH) Birimi

FSMH Birimi Üniversitemiz araştırmacılarının ve öğrencilerinin yürüttükleri araştırmalar sonucunda ortaya çıkan buluşların yenilik araştırmasının yapılması, değerlendirilmesi, koruma stratejilerinin belirlenmesi ve ilgili eğitimlerin yapılması konusunda teknik destek vermektedir. Üniversitemiz bünyesinde geliştirilen teknolojilerin ticarileştirilmesi ve ticarileştirme süreçlerindeki yasal süreçler FSMH Birimi tarafından yürütülmekte olup fikri mülkiyete dayalı girişimcilik konusunda akademisyenlere hizmet vermektedir.

Girişimcilik Birimi 

Girişimcilik Birimi; Dokuz Eylül Üniversitesi akademisyenleri, öğrencileri ve mezunları başta olmak üzere girişimci adaylarının teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerinin şirketlere dönüşmesini sağlayan faaliyetleri yürütmektedir. Temel faaliyetleri arasında teknoloji tabanlı girişimciliğin özendirilmesi, girişimcilik konusunda farkındalığın artırılması, girişimcilere yönelik eğitim, mentorluk ve danışmanlık hizmetlerinin sağlanması ve yatırımcı görüşmelerinin organize edilmesi yer almaktadır.

Bambu Hızlandırma ve Ön Kuluçka Merkezi, DEPARK ve DETTO bünyesinde 2017 yılında faaliyete geçmiştir. Bambu Programı; girişimcilere fikirlerini ve projelerini geliştirebilmeleri için iş modeli oluşturma ve geliştirme, hibe programlarından yararlanabilme, fikri mülkiyet hakları ve şirketleşme gibi konularda eğitim, danışmanlık ve mentorluk hizmetleri sunan bir programdır.

Bambu Hızlandırma ve Ön Kuluçka Merkezi, DETTO’nun misyonu doğrultusunda hızlandırma programları düzenleyerek iş fikirlerinin şirketleşmesine destek olmaktadır.

DEPARK ve DETTO, “TÜBİTAK 1601 Yenilik ve Girişimcilik Alanlarında Kapasite Artırılmasına Yönelik Destek Programı” kapsamında 2020 yılında açılan “1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG)”nda iki yıl boyunca uygulayıcı ve yürütücü kuruluş olmaya hak kazanmıştır ve BİGGSİNERJİ adıyla söz konusu programı Teknopark İzmir ve İzmir Ekonomi Üniversitesi ile işbirliği halinde sürdürmektedir. BİGGSİNERJİ Programı ile girişimcilerin teknoloji ve yenilik tabanlı iş fikirlerini yenilikçi ürünlere dönüştürebilmeleri konusunda iş fikrinden pazara kadar olan tüm aşamalardaki faaliyetleri desteklenmektedir. Böylece, uluslararası rekabet potansiyeli olan başlangıç firmalarının kurulmasına katkı sunulmaktadır.

Ön Kuluçka merkezinde sağlanan hizmetler şunlardır;

  • Paylaşımlı Ofis
  • Teknik Altyapı
  • Prototipleme Konusunda Destek
  • Girişimci Koçluğu
  • Ticarileşme ve Teknik Konularda Mentorluk
  • Ekip Geliştirme Atölyeleri
  • Ağ Geliştirme Faaliyetleri

4) Girişimcilik ekosistemini İzmir özelinde ve ülkemizde nasıl görüyorsunuz? Geliştirmek için neler yapılmalı?

Son yıllarda, kendi kendine yeten bir ekonomi perspektifi ile hareket eden ülkemizin 11. Kalkınma Planı'nda stratejik öncelikler arasında girişimciliğe de yer verilmiştir. Günümüzde teknoloji ve inovasyon, üretimin ve verimliliğin temelini oluşturmaktadır. Bu kapsamda, hem kamu otoritesinin hem de özel sektörün teknoloji ve inovasyon ekosistemini güçlendiren adımlar atması ve bu alanda yatırımlar yapması kritik önem arz etmektedir. 

Teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerinin artması ve bu iş fikirlerinin sürdürülebilir firmalara dönüşmesi neticesinde nitelikli personel istihdamının artması, dışa bağımlılığı ortadan kaldıracak mamul ve hizmetlerin üretilmesinin yanında ihracata katkı sağlayacak üretim söz konusu olacaktır. Bu nedenle, günümüzde ülkemizin girişimcilik ekosisteminin hızla gelişmesi için kamu kesimi ve özel sektör büyük katkılar sunmaktadır. Teknoparklar, Teknoloji Transfer Ofisleri, Teknoloji Geliştirme Merkezleri, İş Geliştirme Merkezleri, Ön Kuluçka ve Kuluçka Merkezlerinin kurulması, üniversitelerde girişimcilik konusunda lisansüstü programların açılması, önlisans, lisans ve lisansüstü programlarda ilgili alanda derslerin açılması, üniversite-sanayi işbirliğinde girişimcilik eğitim programları düzenlenmesi vb. pek çok gelişme ülkemizdeki girişimcilik ekosisteminin çok hızlı bir şekilde gelişmesini sağlamaktadır.

İzmir, girişimcilik ekosisteminde önemli yer tutan bir merkezdir. İzmir ve yöresi, Türkiye’de özellikle genç girişimciliğin en yüksek düzeyde olduğu bölgelerden birisi konumundadır. İzmir’deki üniversiteler, ilgili kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içerisinde sürdürdüğü faaliyetler ve bu kapsamda oluşturulan altyapılar, İzmir’i girişimcilik ekosistemi açısından Türkiye’nin diğer bölgelerine göre ön plana çıkarmaktadır. Özellikle yazılım teknolojileri alanında son birkaç yıldır ön plana çıkan İzmir, bu alandaki ulusal ve uluslararası firmaların ilgisini çekmeye başlamıştır. Önümüzdeki yıllarda bu ilginin artarak devam edeceğini ve İzmir’in yazılım teknolojileri alanında bir üs olacağını düşünmekteyim.    

5) Girişimciler ve girişimci davranışı hakkında tespitleriniz nelerdir?

Özellikle genç girişimcilerin, genellikle kısa vadeli bir bakış açısıyla ve hızlı bir büyüme perspektifi ile girişimcilik faaliyetlerine başladıkları ve bu şekilde devam ettikleri gözlenmekte. Bu nedenle, yeni kurulan firmaların büyük bir kısmı kısa vadede başarısızlıkla karşılaşarak faaliyetlerini sonlandırmaktadır. Günümüz girişimci adaylarında hitap edilecek pazarları ve potansiyel müşterileri, rakipleri ve rakip ürünleri, orta ve uzun vadeli bir perspektifle analiz eden bir bakış açısı tam olarak yerleşmemiştir. Özellikle firma kurulmasını takip eden ilk yıllarda, kaynakların en verimli şekilde kullanması kritik önem arz etmektedir. Ancak, kaynak planlamasının etkin bir şekilde yapılamaması ve maliyetlerin öngörülerin çok üzerine çıkması nedeniyle sıklıkla finansal problemlerin yaşanması söz konusu olmaktadır. İş fikirlerine sahip çıkan, değer veren ancak, eleştirilere ve önerilere tam olarak açık olamayan ve özeleştiri yapmayan bir bakış açısı da günümüzde sıklıkla karşılaşılan yaklaşımlardandır. Halbuki, tam tersine bir yaklaşım ve sürekli iyileştirme prensibini benimseyen bir anlayış sürdürülebilir başarı şansını artıracaktır.          

6) Sizce girişimciler ne yapmamalı?

Girişimci adayları aceleci olmamalıdır. Zira, iş fikrinin olgunlaşması, teknik ve ticari açıdan doğrulanması önemlidir ve bu süreç zaman almaktadır. Nitelikli ve uyumlu bir ekip, başarının anahtarlarından biridir. Gerekli niteliklere haiz ve uyumlu bir ekibi oluşturmadan girişimcilik yolculuğuna çıkmak başarı şansını azaltan en önemli etkenlerdendir. Girişimciliğin doğasında risk almak vardır. Ancak, sürdürülebilir başarı etkin bir risk yönetimi ile sağlanabilir. Risk yönetimi konusundaki zafiyetler yıkıcı etkilere maruz kalınmasına yol açabilir. Başarısızlık elbette ki girişimciliğin doğasında olan bir gerçekliktir. Ancak, sürdürülebilir başarıyı elde etmek büyük ölçüde girişimcilerin inisiyatiflerindedir.   

7) Girişimcilere başarılı olmaları için tavsiyeleriniz nelerdir?

Daha önce ifade etmiş olduğum gibi, girişimci adaylarının aceleci olmaması, sabırlı bir şekilde yol almaları çok önemlidir. Nitelikli ve uyumlu bir ekip girişimcilikle ilgili kritik bir konudur. Günümüzde özellikle teknoloji odaklı iş fikirlerinin disiplinler arası yapısı dikkate alındığında uygun bir ekibin oluşturulması hassasiyet gerektiren bir boyuttur. Başarı için etkin bir risk yönetiminin gerekli olduğunu vurgulamıştık. Bu kapsamda, proaktif bir yaklaşımla, maruz kalınabilecek risklerin detaylı bir tahmininin yapılması ve sonrasında söz konusu risklerin analizi ve önceliklendirilmesi gereklidir. Son adımda ise, uygun risk yönetimi yaklaşımları ile riskler karşısında alınacak aksiyonların belirlenmesi ve uygulanması gerekmektedir. Firmaların kurumsal risk yönetimi yaklaşımı ile risk yönetimini gerçekleştirmeleri en ideal durumdur. Girişimcilerin, yaşadıkları başarısızlıkları hedeflerine ulaşma yolunda birer basamak olarak görmeleri ve yılgınlığa düşmemeleri gerekir. Önemli olan, aynı hatalara tekrar düşmemektir. Kısa ve orta vadede çok büyük karlar elde etmek yerine sağlıklı bir büyüme ile sürdürülebilir bir yapı elde etmek amaçlanmalıdır.       

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş