
Premier League’in sonbaharına Manchester United’ın aldığı kötü sonuçların yanı sıra yaşanan menajer sirkülasyonu da damgasını vurdu. Watford’ın menajer değişikliğini bir rutin haline getiren sahibi Gino Pozzo’nun 7. hafta sonunda aldığı Xisco Munoz’la ayrılık kararı ligin bir bölümünde domino etkisi yarattı ve henüz yeni yıla girmeden tam 5 menajer görevinden alındı; bu sayı geçen sezonun toplamından 1 fazla.
Ayrıca Premier League’in bu konuda diğer 4 büyük lige attığı fark istatistiklerle de kanıtlanır vaziyette: Serie A’da bu sezon 4 teknik direktör yeni yılı koltuğunda göremezken La Liga’da bu sayı 3. Bundesliga ve Ligue 1’de ise durum biraz daha normal: Wolfsburg & Van Bommel dışında ayrılık bulunmuyor.
Menajer sirkülasyonu içinde olan isimlerin birbirlerinden farklılık göstermeleri de altı çizilmesi gereken bir başka konu: Xisco ve Nuno Espirito Santo sunulan şansı değerlendiremeyenlerin sınıfında yer alırken Daniel Farke ve Dean Smith gibi kulüpte uzun süreli görev alan menajerler de süreçten payını aldı. Steve Bruce ise tamamen farklı olarak kaderinin gerçekleşmesini bekliyor gibiydi; tıpkı Ole Gunnar Solskjaer gibi.
Ayrılıkları kronolojik bir sırayla incelersek; Watford’ı bir sezonun ardından tekrar Premier League’e yükselten menajer olan Xisco’nun 7. maçın ardından Hornets’i küme düşme hattından uzakta konumlandırmışken gönderilmesi detaylara inilmediğinde mantıklı gözükmeyebilir. Detaya indiğinizde ise karşınıza Pozzo Ailesi çıkacak ve gelişmeleri mantık çerçevesine oturtacaktır.

Görsel: Telegraph
- Watford’ın Pozzo sahipliğindeki 13. menajeri olan Xisco’nun elindeki kısıtlı kadrodan aldığı verimin uzun maratonda efektifliğini yitireceğini düşünen ve tecrübeli bir isim arayışında olan sahipler, kurt menajer Ranieri’ye takımı devretmek için bahane edilebilecek bir mağlubiyet bekliyorlardı ve Leeds maçı beklentileri karşıladı. Xisco’nun güler yüzü ve pozitif havası da Vicarage Road ve çevresinde özlenecek bir detay olarak tarihe karışmış oldu.
Steve Bruce ve Newcastle United taraftarlarının yıldızı geldiği ilk günden bu yana barışmadı. Eski Sunderland menajeri, halihazırda yönetim problemli bir takımda göreve geldiğini farkındaydı ve kaos içerisindeki iki sezonda takımı Premier League’de tutarak kısa vadeli görevini yerine getirmiş oldu. Ancak performans dışı etkenler İngiliz menajerin işini elinden alınmasına sebep oldu.
- Yeni sahibinin ekonomik gücünü kullanmak için Ocak ayını bekleyen Newcastle’da Steve Bruce, bu sezon henüz galibiyetle tanışamamış bir menajer olarak yatırım yapılacak kadronun başında olmaya layık görülmedi ve görevinden alındı. Newcastle United menajerliğindeki 84 lig maçında %27.4’lük bir galibiyet oranı yakalayan Bruce’un yerine kulislerde konuşulan isimler ise bugün itibariyle Steven Gerrard, Brendan Rodgers ve Lucien Favre.
Wolves’la geçirdiği başarılı sezonların ardından Tottenham’ın başına getirilen Nuno Espirito Santo’nun erken vedasının sirkülasyonun en dikkat çeken gelişmesi olduğu söylenebilir ancak onun da talihsiz bir dönemde bu şansı elde ettiği ardından eklenecek ilk şeydir. Tottenham ile bağlarını fiilen koparan Kane’in Manchester City’e transferine engel olan Daniel Levy’nin bu kararının takım içi kimyasını olumsuz etkileyecek olması zor bir tahmin değildi. Oyuncunun ruh hali performansına, performansı Tottenham’ın hücumuna, Tottenham’ın hücum performansı ise Portekizli menajeri direkt olumsuz etkiledi.
- Espirito Santo’nun büyük maç performansının yetersizliği de görev süresinin kısa kalmasının nedeni olarak kapalı kapılar ardında konuşulan bir başka konu. Geçtiğimiz hafta kendi sahasında Manchester United’a kaybederek koltuğunu Antonio Conte’ye devreden Portekizli, Premier League’in orta sıra takımları için hala ideal bir menajer olmaya devam ediyor.
Borussia Dortmund II’de David Wagner’in ardından göreve getirilen Daniel Farke, gösterdiği istikrarlı performansla potansiyel barındıran bir menajer olarak Norwich’e 2017/18 sezonunda, takım Championship’te mücadele ederken getirildi. Üçüncü sezonunda Kanaryalar’ı en üst lige taşıyan Alman menajer, ilk Premier League sezonunda kadro kalitesinin ve tecrübesizliğinin kurbanı olup ligin dibinden kurtulamadı ancak oynatmaya gayret ettiği pozitif futbolla alkışları toplamayı başarmıştı.
- Kadrosunda köklü değişimlere gitmeden Championship’i domine ederek en iyi 20 takım arasına dönen Farke’nin Norwich’i transfer politikasını Sargent, Gilmour, Williams gibi genç oyuncuların etrafında şekillendirerek sezona başladı ancak her geçen gün daha da yükselen seviye bu sezon da onlara tokat gibi çarpacaktı.
- Sezona galibiyetsiz devam eden Norwich’in reaksiyonsuz kaldığı eleştirileri onları etkilemiş olacak ki, Farke’nin görevine ironik şekilde ilk galibiyetini aldığı Brentford maçının ardından son verildi. Ilımlı şekilde ayrılan Farke’nin vedası taraftarların bir bölümünde şok etkisi yaratsa da ardında unutulmaz zaferler ve şampiyonluklar bırakan Alman menajerin bir gün yeniden Kanaryalar’ın başına geçmesi imkansız ihtimal değil. Norwich için Farke yerine en çok konuşulan isim ise Bodo/Glimt menajeri Kjetil Knutsen.
Dean Smith’in ayrılığı ise birçok açıdan Frank Lampard’a benzeşliği ile dikkat çekiyor, hatta bunu okyanus ötesine taşıyarak Luke Walton’ın Lakers dönemi gibi bir örnekle de genişletebiliriz. Üç ismin de kaderi aynı; kısıtlı kadrolarla belli bir seviyeye yükselme ve imkanlar geliştirildiğinde o seviyenin kurbanı olma.
- Sezon başında Jack Grealish’i yüksek bir bonservis bedeli karşılığında Manchester City’e gönderen Villa, transferde elini korkak alıştırmadı. Buendia, Bailey, Ings gibi oyuncuların denkleme dahil oluşu onları kağıt üzerinde iddialı hale getirse de henüz bir oyun pratiğinin oluştuğunu söylemek zor.

Görsel: Fox Sports
- Hücumunun büyük bir kısmını Grealish’e bağımlı hale getiren Villa, bu açıdan da Gareth Bale ayrılığı sonrası tökezleyen Tottenham’ı hatırlatıyor. Sezon başında John Terry’i ve şimdi Dean Smith’i kaybeden Aston Villa için tam anlamıyla her şeye baştan başlama zamanı. CEO Christian Purslow’un ise Smith’in boşalan koltuğunda görmek istediği isim Ralph Hasenhüttl.
Tehlike Çanları Çalıyor
Değişim rüzgarı sallanan birçok ismi beraberinde götürdü ancak hala rahat konumda olmayan menajerlere denk gelmek mümkün, bunların başında da tahmin edeceğiniz gibi Ole Gunnar Solskjaer geliyor.
Norveçli menajer Aston Villa maçıyla başlayan dibe çakılma sürecinde takımı toplayabilen bir figür olmayı başaramadı ve Liverpool hezimetiyle birlikte Old Trafford sakinlerinin birçoğunun desteğini kaybetti. Potansiyel adaylarda ikna edici bir menajer olmaması ve Sir Alex Ferguson’ın hala kendisine destek vermesi Solskjaer’i bir süreliğine daha görevde tutacak olsa da, mağlubiyetlerin boyutuna göre geleceğinin şekilleneceği apaçık ortada.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Umut Öztürk
Premiercast.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




