Döngüsel bir ekonomi için tek yol; eğitim

Doğru bilgiye sahip olmadan iklim krizini önleyemeyiz
Döngüsel bir ekonomi için tek yol; eğitim

Herkese merhaba. “Circular/Döngüsel” kelimesi globalde hızla yayılırken, ülkemizde de daha sık duymaya başladığımızı fark ettiniz mi? Globalde bu alanda çalışan kurumların da fark ettiği bu döngüsel ekonomi dalgası hızlıca yayılıyor ve yapılan işler, değinilen noktalar da göz önüne alınınca sadece “algıda seçicilik” olarak değerlendirilemeyecek kadar da hızlı yayılıyor.

Bu durum elbette hepimizi fazlası ile mutlu eden bir konu. Döngüsel ekonominin hızlıca yayılması, bu düşünce yapısını benimsemiş global bir sisteme doğru geçiş için en kritik unsur. Fakat riskleri unutmamak gerekiyor. Döngüsel ekonominin temellerinin doğru şekilde anlaşılmadığı, sadece yeniden kullanım veya geri dönüşüm ile ilişkilendirilmiş bir sistem olduğu yanılgısı veya bir düşünce sistemi olarak değil de 1–2 basit strateji değişikliği ile uyum sağlanabilen bir planlama olduğunun düşünülmesi önümüzdeki en büyük riskler. Prensiplerinin yanlış uygulandığı veya sistemin bir bütün olarak görülmediği bir anlayış ile ilerlenirse, döngüsel ekonomi ne yazık ki içi tamamen boşaltılmış bir kelime öbeği olmaktan ileri geçemeyecek.

Peki bu risklerin önüne geçmek için neler yapabiliriz? Bildiğiniz gibi Döngüsel Ekonomi 101 bültenlerimizi, herkesin döngüsel düşünce yapısını rahatça kavramsallaştırmasına olanak tanıyacak sadelikte içerikler oluşturmak için bir yılı aşkın süredir sizlerle buluşturuyoruz. Farklı alanlarda katıldığımız etkinliklerde de daha fazla kişiye doğru bilgiyi ulaştırmak için çalışıyoruz. Her ne kadar pozitif etkisi olduğunu düşündüğümüz bir bilgi aktarımı sürecinde olduğumuzu düşünsek de yeterli olmadığımızın farkındayız. Bu tarz platformlar elbette belirli bir seviyede etki yaratabilir, fakat çok daha temel bir noktada atılacak adımlar, döngüsel ekonominin gerçekten hepimizin hayatının temel bir parçası haline gelmesine olanak tanıyabilir.

Eğitim sisteminde döngüsel ekonomi
“İnsan 7’sinde ne ise, 70’inde de odur” sözü bazı konularda doğru olabilir. İnsan elbette yaşı ilerledikçe değişir, bakış açısı değişir, farklı bir gözle bakabilir. Fakat hepimiz biliyoruz ki, erken yaşlarda aldığımız eğitimler, kişiliğimizin temelleri için de çok önemli bir unsurdur. Bu noktadan yola çıkarsak, geleceğin doğru inşa edilmesi adına; şirketlerimizin iş modellerini daha döngüsel hale getirmekten, atık oluşumunu azaltacak vergi sistemleri çıkartmaktan veya tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmemize yönelik farkındalık kazandıracak çalışmalar yapmaktan, çok daha etkili ve değerli bir adım atmamız mümkün. Bu adım da tahmin edeceğiniz gibi, kişiliklerimizin ve vizyonumuzun temellerinin atıldığı erken yaşlarda döngüsel ekonomi prensiplerinin öğretildiği bir eğitim sistemi.

Eğitim sistemi sistem içinde düşünmeyi öğretebileceğimiz tek yer. Şu anda yapmaya çalıştığımız şey belirli bir bakış açısını oluşturmuş insanların mevcut davranış şekillerini değiştirmeye çalışmak. Bunun zorluklar apaçık ortada. Bunun yerine ilk okul ve lise çağındaki öğrencilere yeniden kullanmanın önemini, ihtiyacı kadar tüketmesi gerektiğini, ikinci el ürünlerin değerini ve elbette doğru geri dönüşüm süreçlerini öğrettiğimiz bir sisteme sahip olursak, davranış değişikliği için uğraşmamıza gerek kalmayacak. Çünkü döngüsel ekonomi, bu eğitim sisteminden geçmiş herkesin normal yaşam biçimi olacak.

Döngüsel ekonomi prensiplerini temeline alan eğitim sistemleri tahmin edeceğiniz gibi Finlandiya ve Norveç gibi “Nordik” ülkelerde kullanılmaya başlandı. Peki bu eğitim sistemi neleri kapsıyor?

  • Biyomimikri, önceki bültenlerimizde de yer verdiğimiz bir yaklaşım. Temelde doğanın mevcut işleyiş şekillerinden esinlenerek sorunlara çözümler bulduğumuz ve bu sayede de doğanın atık üretmeyen sistem yapısını tüm süreçlerimize dahil edebileceğimiz bir bakış açısı.
  • Cradle-to-Cradle, Türkçeye beşikten beşiğe olarak çevrilen bir yaklaşım. Mevcut lineer sistemlerimiz üret-tüket-at sistemi üzerine kurulu bildiğiniz gibi. Yani beşikten mezara olarak düşünebilirsiniz. Cradle-to-Cradle ise tam tersine, tam da döngüsel ekonominin önerdiği ürün ve materyallerin döngü içinde kalmasını öneren bir bakış açısı. Özetle “Atık=Hammadde” diyebiliriz.
  • Performans ekonomisi, aslında ürünlerin daha dayanıklı olduğu, ihtiyaç dahilinde kullanıldığı, uzun süreli kullanıma olanak tanıyan temelde bir ürün veya hizmetin performansına odaklanılan bir yaklaşım. Sahiplikten ziyade kiralama gibi farklı iş modellerine odaklanarak, ürünlerin önemini, ihtiyaçları karşılayacak ve bunu yaparken de negatif etkilerini en aza indirgeyecek şekilde ekonomik sistemin düzenlenmesi diyebiliriz.
  • Endüstriyel ekoloji, materyal ve enerji akışlarının incelendiği bir çalışma alanı. Endüstriyel boyutlardaki süreçlerin doğru analizi ile atık oluşumunun önüne geçmeyi ve tüm kaynakların verimli kullanılması odağında çalışmalar yürütülmesini hedefliyor.
  • Doğal sermaye, tahmin edeceğiniz gibi gezegenimiz üzerindeki tüm doğal kaynakların ve canlıların birbirine ihtiyacı olduğunu, bu ihtiyacı da doğru ve verimli kaynak kullanımına odaklanarak karşılayabileceğimizi öneren bir yaklaşım. Bu yaklaşım ile doğal kaynakların sadece gündelik hayatta kullanılması öngörülen birkaç ürün veya hizmet için kullanılması değil, biyolojik çeşitliliği göz önünde bulundurarak, atığın olmadığı bir sistem yaratılmasına odaklanılıyor.

Yukarıda görmüş olduğunuz yaklaşımlar, döngüsel ekonomi içerisinde yer alan çok kritik yaklaşımlardır. Geleceğimizi inşa ederken, geleceğe yönelik farklı iş kolları için genç yaştaki insanları eğitirken bu yaklaşımların kullanılması gerekmektedir. Kelebek diyagramı veya temel döngüsel ekonomi prensiplerinin yanında bu yaklaşımlarla erken yaşta tanışan nesiller geleceğin dünyasına hazır bir şekilde eğitim alabilecek. Bu da temelde bugüne kadar yaptığımız hataları yapmamalarına olanak tanıyacaktır. Sadece ekonomik temelli bir büyümeye değil, sosyal ve çevresel etkileri de düşünen geleceğin liderleri yetişecek. İnsanlığın da doğanın bir parçası olduğunu, gezegen üzerindeki hiçbir canlıdan bir farkımız olmadığını anlayarak büyüyen gelecek nesiller, benimsemiş oldukları bu düşünce yapısı ile sadece gezegenimizi değil, insanlığın en önemli sorunu olan eşitlik, birliktelik, sosyal düzen ve elbette karşılıklı saygı ilkeleri kişiliklerinin temelini oluşturacak.

Ülkemizdeki eğitim sisteminin iyi veya kötü yanlarını tartışmak bu yazının amacı değil, ama sormadan edemeyeceğiz; ülkemizde doğaya ve birbirine saygılı, pozitif etkisi bilimsel yollarla kanıtlanmış yukarıdaki yaklaşımları benimsemiş gelecek nesiller yetiştirecek bu tarz bir eğitim sistemi sizce mümkün mü?

İyi haftalar

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

Döngüsel bir ekonomi için tek yol; eğitim

Doğru bilgiye sahip olmadan iklim krizini önleyemeyiz

20 Oca 2022

Döngüsel bir ekonomi için tek yol; eğitim

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR