Dönme Cümleler Vardır!

Emirhan Deniz Çelebi'den "Dönme Cümleler Vardır!"

Emirhan Deniz Çelebi, Aktivist

“Eğitim hayatım boyunca hiç ayrımcılığa uğramadım.”

“Eğitim hayatım boyunca hiç ayrımcılığa uğramadım.”

“Eğitim hayatım boyunca hiç ayrımcılığa uğramadım.” dönme cümlesi aslında neler barındırır içinde biliyor musun? Kendi olamamışlık, sineye çekmişlik, -mış gibi yapmışlık, bir parça da geç kalmışlık. Bu cümle benim, bu hisler benim. Genellenmesin lütfen. 

İnternet daha hayatıma girmemişti. Gittiğim kütüphanelerde kalın kalın ansiklopedilerin sayfalarını karıştırırdım neyi arayacağımı bilemeden. Cevabı yoktu o zamanlar. Sorusu sorulamayanın cevabı da olmuyordu hâliyle. İnternet hayatıma girdiğinde -daha doğrusu internet kafeler hayatıma girdiğinde- oyun oynayacağız sözünü verip ilk mızıkçılığı da ben yapardım: “Siz oynayın, benim ödevim var.” Ödev mödev yoktu, arama motoruna dökülürdü sonra cümleler: “Yanlış bedende miyim?”, “Cinsiyet değiştirme* ameliyatı var mı?” Bu araştırmaların cevapları beni ameliyat olasılığına götürmüştü. Sonra ameliyatları aramaya başladım…

İlkokuldan üniversiteye dek öyle güzel saklandım ki kimsenin ruhu duymadı. Tabii “ben olmak” da başka bahara kaldı… 

Eğitim ömür boyu süren bir süreç, K12 ile elbette bitmiyor, snavlar var. Tüm bu sınavlara en mükemmel derecede hazırlanmış bile olsam binadan içeri girmek benim için işkenceydi. Hatta, bir kere kendimin kendim olduğunu ispat etmek için ÖSYM’ye dilekçe vermek zorunda bırakılmıştım.

Ayrımcılığa uğramadım dedim ya, tekrar döneyim o cümleye. O madalyonun görünen yüzü. O zamanlarda açılsaydım başkaları tarafından itilip kakılırım diye düşünürdüm.

Cinsiyet geçiş sürecine başvurup hormon kullanmaya başlayınca o sesi içine kaçan ben artık susmamaya yemin etmiştim. 24 sene boyunca susmuştum. Konuşan ve konuşmaya alan açan bir öğretmen oldum.

Öte yandan açılmadığım her gün başkalarının bana yapamadığını ben kendime misliyle yaptım. Kendimi suçladım, lanet ettim, ağladım. Ya hani diyorlar ya, ne olursa olsun içinizde yaşayın diye. Öyle bir dünya yok kardeşim. Öyle bir dünya yok! 

Kim ne derse desin, önce kendi olabilmeli insan. Korkusuzca ben de buradayım diyebilmeli. Kendi olmaktan utanmamalı. Bunu demek de öyle kolay olmuyor işte. O güvenli alanın içinde bulamıyoruz kendimizi çoğu zaman. Çocukluğumu, gençliğimi geçirdiğim o okul sıralarında güvenli alanım yoktu. Nefes alacak alanım yoktu. Ciğerlerime oksijeni sanki ilk defa Hacettepe’de psikiyatristin karşısında hüngür hüngür ağlarken çektim ben, sonra öyle kucaklandığımı & kabullenildiğimi hissettim ki… İşte ben o odada kendime söz verdim: “Artık kendine geç kalmak yok.” diye… Sonrasında da bol temiz hava ile doldurdum ciğerlerimi: Kimlik kararım yüzüme okunurken, master yaparken ilk defa sınıf arkadaşım dediğim kişiler beni ismimle çağırdığında, diplomamdaki ismim değiştiğinde…

Yaşım 31 yazıyor nüfus cüzdanında. Bunu reddediyorum. Yedi yaşıma girdim ben Mart’ta. Bu da böyle biline!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

#2: onur hâli

eğitimde ikinci hâlimiz: onur hâli.

11 Haz 2021

#2: onur hâli

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR