Dönme Dolap #4: Ankara'nın Dereleri

2019'da, Yasin Semiz'in Asfaltın Altında Dereler Var! belgeseli gösterildiğinde, ilk kez duyanların bir anlığına akılları karışmıştı. Asfaltın altında nasıl dere olabilirdi? Sonraki an, mahalle ve semt isimlerine hakim olanlar yavaş yavaş aydınlanmaya başlamışlardı. Kavaklıdere, Bülbülderesi, Bentderesi, Cevizlidere, Hoşdere... Sadece mahalle veya semt isimleri değillerdi. Nitekim Ankara da bir "vadiler ve dereler kentiydi" ve her şehir gibi ilk kez bir suyun yanında kurulmuştu.
Belgeselin çıkışının ardından geçen üç senenin sonunda, Ankaralıların birçoğu hala asfaltların altıda sessizce akıp giden derelerden habersizler. Belgesel ile atılan büyük adım ile Ankara'nın dereleri ve sel felaketlerinin sebepleri daha sık bir şekilde ve daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Belli bir aşama kaydedilmiş olsa da, meselenin hala yaygınlaştırılmaya ihtiyaç duyduğu açık.
Bu mini rotada, belgeselin de izinde, aynı bölgedeki 2 derenin üzerinden yürüyecek, parklarda dinlenecek, ilk fırsatta da belgeseli izlemeyi yapılacaklar listenize not edeceksiniz.
Ankara'da yaşayanlar günde en az 20 derenin üzerinden geçmektedirler ve ne yazık ki farkında değiller.
1- Kavaklıdere
İlk durağınız son yıllarda popülaritesi artan ve 1983'te kurulduğundan beri sakinliği ve ağaçları büyüdükten sonra ise ziyaretçilerine şehri unutturan, bugünlerde eski sakinliğini yitirerek kalabalıklaşan Seğmenler Parkı. Mümkünse parka yukarı kısmından girin. Sizi bir amfi tiyatro karşılayacak, bir tiyatro gösterimine veya bir konsere denk gelebilirsiniz. Parkın sol tarafından aşağı doğru indiğinizde, güzel havalarda, bez sandalyeleri, piknik örtüleri, çocukları, evcil hayvanları, kitapları, müzik enstrümanları, yemekleri ve içecekleriyle gelmiş keyifli vakitler geçiren kent sakinlerini göreceksiniz.
Ayağınızın ucunda gördüğünüz incecik su Kavaklıdere, akmaya devam ediyor. Parkın aşağı tarafında bulunan havuzda toplandıktan sonra akışına yerin altından devam ediyor, Tunalı Hilmi Caddesi'nden Tunus'a doğru.
Parktan çıkışta İran Caddesi tarafını kullanın ve buradan Tunalı Hilmi'ye doğru süzülün. Sağınızda son dönemde "teletabi tepeleri" olarak anılan Karum çimlerini ve hemen yanı başında Sheraton'ı göreceksiniz. Burası bir zamanlar Kavaklıdere Şarapları'na ait olan üzüm bağlarının bulunduğu alan, otel de bu yüzden şarap şişesi şeklinde yapılmış.

Kaynak: The Afternoon Map
Yürümeye devam ettiğinizde solunuzda eskiden Kuğulu Park'a, bugün Polonya Büyükelçiliği'ne ait olan alanı, sonrasında kavak ağaçlarına ev sahipliği yapmaya devam eden, derenin son kez yüzeye çıktığı parkı göreceksiniz. Parkı geçtikten sonra ilk soldan döndüğünüzde çıkacağınız Tunus Caddesi'nde, hemen soldaki otoparkın hizasında bulunan rögar kapağından Kavaklıdere'nin akmaya devam ettiği tahmin ediliyor.
2- İncesu Deresi
Gün açar, Karın verir yağmurlu toprak. İncesu Deresi, merhaba.
Ahmed Arif
Tunus Caddesi'nden devam ederek Çağdaş Sanatlar Merkezi'nin önünden bulvara çıkın. Çağdaş Sanatlar Merkezi'nin bulunduğu yerde eskiden bir su deposu bulunuyordu. Sıradaki durağınız Meclis Parkı olsun.
Ankara'ya hizmet etmiş kişilerin adına dikilen ağaçlarla, çeşitli ülkelerden hediye edilmiş farklı türdeki ağaçların altında soluklanın. Bu park, 23 Nisan 1986 yılında dünyanın farklı yerlerinden gelen çocukların katılımıyla açılmış, ağaçlar da çocukların geldikleri ülkeler tarafından hediye edilmiş. Parkın kısa bir bahsi için, buradan.
Dinlendikten sonra bulvar üzerinden Sıhhıye'ye doğru devam edin. İbrahim Çallı'dan eğitim alan, D Grubu sanatçılarından Nusret Suman'ın Hitit Güneş Kursu Anıtı ile Ankara'nın kent heykellerinin birçoğunun elinden çıktığı, dünya çapında 100'den fazla heykelde imzası olan Metin Yurdanur'un Eller heykeli uzaktan bakışırlar.
Eymir Gölü'nden doğan İncesu Deresi, İmrahor Vadisi'ni geçerek Kolej, Abdi İpekçi Parkı istikametinden akmaya devam eder ve bu iki heykeli yerin altından birbirine bağlar. Atatürk Bulvarı'ndan Ulus'a doğru gider ve Hatip Çayı ile kavuşur. Yani, Abdi İpekçi Parkı'nın içinden Sıhhıye Pazarı'na, oradan da Kurtuluş Parkı'na devam ettiğinizde İncesu'yu yüzeyden takip etmiş olacaksınız.
Çok uzakta değil, birkaç on yıl önce İncesu açıktan akıyordu. Kenarında çamaşırların yıkandığı günler çok uzakta kalmış olsa da dereden balık tutanların anıları hala taze.
Not: Yasin Semiz'in Asfaltın Altında Dereler Var belgeselini MUBİ Türkiye'de izleyebilirsiniz, buradan.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Asfaltın altından akan derelerin, bir heykelin ve bir çiçek serasının peşinde
20 Kas 2022

YAZARLAR

Aposto Ankara
Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.
İLGİLİ OKUMALAR


