Dönüşümün kilit ögeleri

Döngüsel ekonomi, sürdürülebilirlik konseptinin aksine mevcut sistemlerin iyileştirilmesini değil, baştan tasarlanmasını amaçlayan bir konsept. Bu da döngüsel ekonomiye geçişin beklenenden çok daha yavaş, zorlu ve sabır gerektiren bir sürece dönüşmesine neden oluyor. Fakat döngüsel ekonomi çevresel ve sosyal alanlardaki pozitif etkisinin yanında ekonomik büyümeyi de bünyesinde barındırdığı için bu dönüşüm sürecinin ne kadar zorlayıcı olduğunun önemi kalmıyor.
Mevcut sistemlerdeki iyileştirmeler, hatalı alanların onarılması veya olumsuz etkilerin azaltılması ne yazık ki ne iklim kriziyle mücadelede ne de sosyal adalet, eşitlik gibi konularda beklenen etkiyi yaratıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri de aslında özel sektörün ve devletlerin bu dönüşüm sürecinde finansal durumlarını kontrol altında tutmak istemeleri. Çevresel etkileri azaltmak için iyileştirmeler yapmanın maliyet olarak görülmesi de şu anda içinde bulunduğumuz, bilimsel verilere dayalı olarak yavaş ilerleyen iklim kriziyle mücadeledeki durumumuzu anlatıyor aslında.
Döngüsel ekonomide ise durum bunun tam tersi. Döngüsel ekonomi yarattığı yeni iş kolları, hatalı sistemlerin baştan tasarlanması ve bu baştan tasarlama sürecinde daha önceden yapılan hataların yapılmamasına imkân tanıdığı için sürdürülebilirlikten ayrılan bir konsept. Bunları yaparken de aslında göz ardı edilen ama yukarıda bahsettiğimiz gibi sürdürülebilirlik konseptinin önündeki en büyük engel olan maliyet kısmına da yenilikçi bir bakış getiriyor. Ekonomik büyüme, döngüsel ekonominin en önemli getirilerinden biri. Bu getiriyi de bünyesinde barındırdığı yeni gelir ve tüketim modelleri ile sağlıyor.
Tüm bu dönüşümün teoride olduğu gibi sorunsuz ilerlemesi için tüm paydaşların döngüsel ekonomi prensiplerini benimsemiş şekilde, aynı amaç uğruna hareket edip, görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor. Fakat bu birlikteliğin yanında bu haftaki yazımızın ana tartışmasını oluşturan dönüşüm için farklı uygulamaların da hayata geçirilmesi şart. Bu uygulamalar en temelde düşünce ve iş yapış şekillerimizi etkilediği için toplumsal dönüşümün bir parçası olarak ele alınmalı.
🧩 Veri analizi ve dijitalleştirme
Veri bilimi artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Gündelik hayatımızda günün her anında farkında olsak da olmasak da veri bilimi ile bir şekilde etkileşim içindeyiz. Bu durum özellikle tüketiciler açısından “pazarlama faaliyetleri” altında ele alınsa da aslında veri bilimi birçok farklı alanda günlük yaşantımızı kolaylaştırıyor veya düzene sokuyor denebilir. Endüstri 4.0 teknolojilerinin hayatımıza daha çok girmesi ile popülerleşen veri bilimi döngüsel ekonomi için de kritik bir öneme sahip.
Döngüsel ekonomi temelde kaynakların verimli kullanılmasını amaçlıyor. Daha az kaynak tüketerek daha az atık oluşturmak temel amaç. Çok basit görünse de bu amaç mevcut lineer ekonominin getirileri nedeniyle ulaşılması hayli güç bir hedef. Bu hedefe ulaşmak için veri analizi devreye giriyor.
Yenilikçi veri analiz sistemleri ile kaynakları daha verimli kullanabilir, gerçekten ihtiyacımız olduğunda tüketebilir, atık oluşumunu gerçekten önleyebiliriz. Fakat bu elbette bugün aklınıza gelen tüm süreçlerin (profesyonel ve özel hayat içindeki) dijitalleşmesini de beraberinde getiren bir uygulama. Bu nedenle döngüsel ekonominin teoride olduğu gibi hayata geçirilmesi için gereken ilk adım tüm süreçlerin dijitalleştirilmesi ve veri biliminin bu sürece dahil edilmesi.
🧩 Deneyim kazanma
Döngüsel ekonominin çevresel, sosyal ve ekonomik olarak nasıl bir potansiyel etkiye sahip olduğuna dair araştırmalar var. Bunlardan en çok dikkat çeken ise elbette ekonomik olarak nasıl bir pozitif etkiye sahip olduğu konusu. Döngüsel ekonominin potansiyeli kağıt üzerinde çok fazla hesaplanabilir, fakat bu döngüsel ekonomiyi direkt olarak “kârlı” bir konsept yapmayabilir. Kağıt üzerinde, teoride uygun olan bir süreç gerçek hayatta beklenen etkiyi veremeyebilir.
Bu nedenle döngüsel ekonomiye geçiş sürecinin en az hasarla tamamlanması için yenilikçi döngüsel iş modellerinin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi, pilot çalışmalarla denenmesi gerekmektedir. Özellikle finansman sağlama noktasında döngüsel iş modeline sahip girişimlere, özel sektörde kurum içi döngüsel pilot çalışmalara çok daha fazla ilgi gösterilmesi kritik öneme sahip.
Potansiyeli yüksek olan döngüsel stratejilerin ve iş modellerinin bu deneme süreçlerinde doğru şekilde test edilmesiyle birlikte tüm paydaşların döngüsel ekonomiye geçiş süreci hızlanırken en başta da söylediğimiz ekonomik büyüme potansiyeli de test edilmiş olacaktır.
🧩 Etki ölçümü
Mevcut lineer ekonomi içinde özellikle finansal veriler kritik öneme sahip. Şirketlerin bilançoları, borçları, alacakları, ciroları vb. konular günümüzde hâlâ en önemli indikatörler arasında yer alıyor. Fakat bu durum içinde bulunduğumuz hatalı sistemin kurulmasının temel nedeni. Yanlış anlaşılmaması için burada “kapitalist/sosyalist” sistem eleştirisi yapmadığımızı belirtmekte fayda var.
Finansal metrikler ışığında tasarlanan sistemler doğal olarak kârlılığı iş modeli ve düşünce yapılarının merkezine koyar. Bu da içinde bulunulan sektör, şirket, ülke veya bölgeden bağımsız olarak yapılan işin etkisinin göz ardı edilmesine neden olur. A ürünü beklenen kârlılığı getirdiği müddetçe bu ürünün üretim sürecinde kadın-erkek eşitliği aranmaz ya da ne kadar doğal su kaynağını kirlettiği önemsenmez.
Lineer ekonomi içerisinde durum ne yazık ki yukarıda bahsettiğimiz kadar iç karartıcı olsa da elbette son yıllardaki bilinçlenme ile bu durum değişiyor. Artık değer zinciri içerisindeki paydaşlar (özellikle yatırımcı ve tüketiciler) özel sektör ve bazı durumlarda devletlerden yalnızca finansal getiri değil, çevresel ve sosyal etki analizlerini de paylaşmasını talep ediyor. Bu durum artık yapılan işin, atılan adımın, verilen kararın yalnızca ekonomik olarak değil, çevresel ve sosyal alanlardaki etkilerinin de ölçülmesini zorunlu hâle getiriyor.
Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde de fazlasıyla önemli olan bu kritik süreç aslında sistemlerin baştan tasarlanması sürecinde ele alınmalı. Bu sayede olası etkiler daha en başta, tasarım aşamasında belirlenebilir ve olası olumsuzluklar önceden belirlenerek önlenebilir.
🧩 Standardizasyon
Döngüsel ekonomi şu an için belirli bir çerçeveye sahip olmadığı için potansiyeli de belirsiz denebilir. Bu belirsizlik özellikle inovasyonun önünü açtığı ve potansiyelin daha da artmasına olanak tanıdığı için olumlu görülebilir. Fakat belirsizlik aynı zamanda döngüsel ekonominin yanlış anlaşılmasına, sadece atık yönetim sistemi olarak görülmesine ve bu nedenle de potansiyelinin daha fark edilmeden yok olmasına neden oluyor.
Özellikle sürdürülebilirlik içinde özel sektörün çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarındaki performansını ölçümlemek için kullanılan metrikler mevcut. Bu da devamlı yapılan iyileştirmelerle şirketlerin sürdürülebilirlik yolculuğunu kontrollü bir şekilde yapmalarına olanak tanıyor.
Buradan yola çıkarak, döngüsel ekonomiye geçiş sürecinin de küresel olarak kabul görmüş bazı standart metriklerle takip edilmesi kritik önem taşıyor. Fakat burada inovasyon ayrımını tekrar hatırlatmakta fayda var. Belirli bir çerçeve içerisinde dönüşüm, elbette sınırlı ve yetersiz olacaktır. Bu nedenle döngüsel ekonomi için performans takibine (ya da döngüsellik oranına) yönelik metrikler hazırlanırken döngüsel ekonomi prensiplerinin sınırlandırılmaması, iş modellerinin belirli bir çerçevede ele alınmaması gerekiyor. Bu sayede hem dönüşüm süreci belirli bir yol haritasına sahip olabilirken hem de döngüsel ekonominin en değerli yapı taşı olan inovasyonun önüne geçilmemiş olabilir.
🧩 Düşünce yapısı
Döngüsel ekonomi her şeyden önce iş yapış şeklimizi, düşünce yapımızı değiştirmemizi gerektiren bir düşünme biçimi. Döngüsel ekonomi hayata karşı bakışımızı değiştirerek doğayla iç içe yaşamamızı sağlayacak ve sistemlerimizi de bu doğrultuda baştan tasarlamamıza olanak tanıyacak bir sistem. Bunu yaparken çevresel ve sosyal refahın yanında ekonomik kalkınmayı da odağına aldığı için de çok daha kapsayıcı ve geniş bir konsept.
Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde akla gelen tüm uygulamaları döngüsel ekonomi prensipleri ile tasarlasak bile insanlık olarak düşünce yapımızı döngüsel ekonomiyi benimsemiş bir şekilde güncellemediğimiz taktirde beklediğimiz dönüşüme ulaşmamız mümkün olmayacak.
Tam da bu nedenle döngüsel ekonomi yalnızca şirketlerin atık yönetim birimlerince değil, toplumsal yapıların her bir paydaşı tarafından kendi etki alanlarını kapsayacak şekilde doğru anlaşılmalı ve benimsenmelidir. Sadece kaynak kullanımı, atık yönetimi veya sorumlu tüketim değil, eğitim sistemlerini de baştan aşağı tasarlamak ve bu sayede gelecek nesillerin döngüsel düşünce yapılarına sahip şekilde hayatlarına devam etmelerini sağlamak gerekiyor. Lineer ekonominin hayatın her alanında kendine yer bulan köklerinden kurtulmak için ise daha çok araştırmalı, doğru bilgiyi öğrenmeli ve döngüsel iş modellerini daha çok deneyimlemeliyiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
🧩 Veri analizi, dijitalleştirme, deneyim kazanma, etki ölçümü, standardizasyon
03 Kas 2022

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi
Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!
İLGİLİ OKUMALAR


