
Görsel: Camilo Huinca
Dün arkadaşımla “We’re not really strangers” diye bir kart oyunu oynuyorduk. Bu oyunda, üzerinde yüzeyselden derine giden sorular bulunan kartlar çekiyor ve cevaplıyorsun. Bu soruları cevaplarken, günüme ne kadar çok şey sığdırdığımı ve girişte de bahsettiğim gibi bunun sırf bana özel bir şey olmadığını hatırladım. Benim dönemim ( Y midir, Z midir, her neyse) çok çalışıyor. Durmuyoruz. Yapmamız gerekenler ve yapmak istediklerimiz arasında bir denge kurmaya çalışıyoruz. Çoğumuzun kafasını kaşıyacak vakti yok gibi geliyor. Aslında tuhaf bir denge çünkü aynı zamanda dönemimizde işsizlik yüksek, birikim daha az.
University of Alberta’nın yayınladığı bir yazıya göre, Y ve Z jenerasyonu diğer tüm jenerasyonlardan çok daha kaygılı. Tabii ruhsal sağlık anlayışımız ve ölçümümüz de değişti bu yüzden bu verilere bakarken, onu da göz önünde bulundurmak gerek.
Bu yazı, Y jenerasyonunun 2008 krizi yüzünden, sevmedikleri ve ilerleme kat edemedikleri işlerde çalıştıklarını, bunun da stres seviyelerini artırdığından bahsediyor. Bununla beraber birçok Y/Z jenerasyonu, ev satın almak ve evlenmek gibi dönüm noktalarını geciktirmiş durumda. Genelinde çok daha eğitimli ve bilgili olan bu dönem, ironik bir şekilde başarıya ulaşmak için daha belirsiz yollardan geçmek zorunda. The Atlantic’in bir yazısına göre ise, telefonlar ve sosyal medya, kaygı ve stres seviyelerinin yükselmesine neden olmakta. Yaptıkları araştırmada telefon başında 10 saatten fazla zaman harcayan 8. Sınıf öğrencilerinin, daha az zaman harcayanlara göre, mutsuzluk oranının %56 olduğunu görmüşler.
Neyse. Bu iç bayıcı verileri geçip biraz daha mutlu edicilere dönüyorum. Bu dönem, en yaratıcı dönemlerden biri olarak görülüyor. Adobe’nin yayınladığı bir araştırmaya göre gençlerin %63’ü her gün yaratıcı bir aktivite yaptığını paylaşmış. İlham almamak imkansız. Sosyal medya sayesinde çevremizde olup bitenleri, insanların neler yaptığını görmekle kalmıyoruz, yaptıklarımızı dünya ile paylaşmak için çok daha fazla kanala sahibiz. Sanırım önemli olan, bunu kendimizi başkalarıyla karşılaştırmadan yapabilmek.
Tabii arada bir de durup, nefes almayı unutmamak lazım.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




