Eeee eee ee e: Kapalı ve açık 'e' sesleri

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Eeee
eee
ee
e,
uyu yavrum ninni
Uyusun da büyüsün ninni
Tıpış tıpış yürüsün ninni
İlk duyduğumuz “e” sesleri, ninnilerin ara nağmeleriydi. Annemizin yumuşak sesinden dinlerken uykuya dalardık. Bu ilk e’leri kullanarak “açık e” ile söylenen “evet, erkek, el (organ), efendim, her, eş, emek, terbiye, edep, ezber” v.b. sözcükleri çocukluğumuzda zorlanmadan söyleyebiliyorduk. Türkiye Türkçesinde “açık e” ile söylenen sözcüklere daha sık rastlanıldığından, hayatlarımız o kadar da zor değildi.
Ta ki lisede müzik öğretmenimizle tanışıncaya kadar. Bayrak törenlerinde akerdeonuyla İstiklal Marşını çalıp bütün okula harika bir uyumla söyleten müzik öğretmenimiz "gécé, kédi, kéndi, méndil, bén (cilt lekesi), ét, tékir, vérmék, démék, yémék" v.b. sözcüklerindeki e seslerini kapalı söylememiz konusunda bizi uyarmıştı. Hayatım işte böyle zorlaşmaya başladı.
“Açık e” sesini çıkarırken, çenemiz “a” ünlüsünde olduğu gibi açık durumdadır. Yine dudaklar hareketsizdir. Dil ileriye, damağa doğru biraz yükselir. Söylenme noktası “kapalı e” ünlüsüne göre biraz daha geridedir.
Evet, erkek, esmer, her, emek, efsun, ekmek, ben, eski, elbise, ebat, sene, eski, efe, terbiye, ev, ebeveyn, efsane, bebek, dede sözcükleri “açık e” örnekleri olarak sunulur.
“Kapalı e” (é) sesinin söylenme noktası “açık e” ünlüsüne göre daha ileridedir. Bu ünlü söylenirken dudak kenarları kulaklara doğru biraz yaklaşıp dil, damağın gerisine hafifçe kayar. Çeneler hafifçe sıkıldığından, ağız “açık e”ye göre biraz daha kapalıdır.
“Kapalı e” (é) sesi için, méndil, bénzin, hémşire, hémşehrî, gécé, péncéré, téncéré, génç, élli, çéngi, méktup, kédi, kéndi örnekleri verilir.
“E” ünlüsünün sesletimi üzerine kabaca bu ayrımı öğrendik o dönemde. Günümüzde de temel diksiyon eğitimi veren kurslarda öğrencilere ana hatlarıyla “açık e” ve “kapalı e” ayrımı anlatılır. Müzik kulağını eğitip geliştirebilmiş bir bireyin ölçünlü dili konuşabilmesi için bu temel “e sesi” farkını ayırt edebilmesi ve söyleyebilmesi yeterlidir. TRT’nin spikerlik eğitimi notlarında da “kulak” konusunda şu uyarılara rastlarız:
“Bir spiker ya da sunucu duyduğu, algıladığı sesleri doğru tanımlayıp, kolaylıkla seslendirebilmelidir. Örneğin; kapalı e ünlüsü ile açık e ünlüsünü seslendirdiğinizde kulak aradaki farkı algılayamıyorsa, sorun var demektir. Sesleri doğru algılayamayan kişi, hatalarını düzeltebilme şansına sahip değildir ve asla spiker olamaz.”
Özel radyoların yayına başladığı 90’larda özellikle sabah kuşağı programları çok dinlenirdi. O programlardan birinde sunucunun çoğu kez, affetmez, bilemez, geçmez, pekmez örneklerinde “açık e” yerine kapalı “e” sesini kullanması; tersine aynı sunucunun énteresan, méndil, rénde ve témpo örneklerinde “kapalı e” yerine “açık e” sesini kullanmasından yakınırdık. Başka bir radyo programcısının da aynı şekilde “élbise, anném, bénzer, én” örneklerinde “e” seslerini hatalı şekilde açık; “geçen, geldi, gerçek, verdi” örneklerinde de hatalı şekilde kapalı telaffuz etmesi kulağımızı tırmalıyordu.
Konservatuvarda tiyatro bölümünün derslerine konuk öğrenci olarak katılmaya başlayınca fonetik (ses bilgisi) ile tanıştım. Ses bilgisi ya da fonetiğin, dile ait seslerin ögelerini araştıran modern dil bilim, biyoloji, akustik bilimi, tıp ve diğer bilimlerle ilişkili olan kendine özgü, disiplinler arası bir alan olduğunu öğrendim. Türkçe fonetik konusunda çok değerli bir akademisyen olan Dr. Neslihan Ekmekçioğlu sesleri doğru telaffuz etmek, doğru biçimlendirmek ve doğru boğumlamak (artikülasyon) bakımından, Kapalı e (é), Açığa eğilimli e, Açık e (Є), En açık e (æ) olmak üzere dört farklı “e” sesi olduğunu belirtmiştir. Dr. Ekmekçioğlu ders notlarında bu ayrımı şöyle yapmıştır:
“Kapalı e: Çene açısı çok dardır. Dilin yan kasları toplanarak öne doğru giderken alt ve üst dişlerin arkasında yükselir. Örneğin: Kedi, gece, genç, çetin, yedi. Açığa eğilimli e: Çene açısı biraz daha aralıdır. Dilin yan kenarları toplanarak öne doğru yükselir. Hecenin bir ünsüzle kapanması durumunda ya da çift dudak, diş eti ünlülerinden sonra 'e' ile açık kalan hecede görülür. Örneğin: Bebek, mendil, kelebek, kendi. Açık e: Dil arka sıra dişlere doğru yayılarak açılır, çene açısı genişler. Örneğin: Gerçek, ter. En açık e: Dil yanlara doğru açılırken üst kısmında yukarı doğru ilerler. Kabararak öne doğru yükselir. Örneğin: Eğe. Sonu 'r' sesi ile bitiyorsa meğer, eğer, değer vb. ikinci 'e' en açık olmalıdır.”
Türkçede kök hecedeki “kapalı e” sorunu üzerindeki tartışmalar 15. yüzyıl şairi ve dil bilimci Ali Şîr Nevaî’ye kadar uzanır. Türkçenin kökenleri üzerine çalışan bazı akademisyenler, “kapalı e”den Türkçenin dokuzuncu ünlüsü diye söz ederler.
Harf ile ses karmaşası
İlk ve ortaöğretimde Türkçenin sesleri tanıtılırken genellikle ses ile harf birbirine karıştırılarak Türkçede toplam 29 sesin var olduğu öne sürülür. Oysa modern dil bilim çalışmalarına göre, her dilde sonsuz denecek sayıda ve birbirinden çok ince farklar ile ayrılmış sesler vardır. Ölçünlü dilde laboratuvar çalışmaları yapan bazı ses bilimciler, Türkiye Türkçesinde kapalı e (é) ile beraber 9 normal ünlünün var olduğunu ve bu ünlülerin kapalı e (é) dışında her birisinin—gerek dilimize başka dillerden girmiş sözcüklerle gerekse yumuşak ge (ğ)’nin Türkiye Türkçesinde kendinden önceki ünlüyü uzatması nedeniyle—bir de uzun biçimlerinin bulunduğunu böylece Türkçede ünlü çeşidinin 18’e çıktığını dile getiriyorlar.
Ses bilimciler özellikle geleneksel ses bilgisi öğretiminde “her harf eşittir bir ses” mantığıyla hareket edildiği ve “Türkçede 29 harf vardır eşittir 29 ses eder” gibi basit bir yaklaşımla konu geçiştirildiği için sürekli aynı yanlışlığın birçok yayında tekrarlandığını vurguluyorlar. Dolayısıyla bu büyük yanlış Türkiye’deki neredeyse bütün öğrencilerin Türkiye Türkçesindeki sesleri eksik öğrenmelerine sebep oluyor.
Oysa burada öncelikle öğrencilere harf ile sesin aynı şey olmadığı iyice anlatılmalı, bazı harflerin birden fazla sesi karşılayabileceği çeşitli dillerden de örneklerle açıklanmalıdır.
- Fonetik laboratuvarlarında yapılan bilimsel deneyler artık kanıtlamıştır ki bugün ölçünlü Türkiye Türkçesinde anlam ayırıcı en az 18 ünlü ve 24 ünsüz ses vardır. Dolayısıyla dil eğitimi ve öğretiminde sesleri belirtirken ya da çeşitlendirirken “harf” terimi kesinlikle kullanılmamalıdır.
Günümüzde yeterli fonetik-diksiyon eğitiminden geçmeden mikrofon başına oturtulan veya kamera karşısına geçirilen donanımsız spiker ya da sunucuların, bazı sözcüklerin ilk hecelerindeki “e” sesini gereğinden fazla açık söylediklerine tanık oluyoruz. (Mensup, temsil, gençlik, temkinli, ender, kendi, sendika, en güzel, hem, zengin, emniyet, en sevdiği, elli altı, elti vb.) Kimilerinin müzik kulağının olmaması (müzik kulaklarının eğitimle geliştirilmemiş olması) kimilerinin de öğrendikleri yabancı dillerin etkisiyle bazı sözcüklerdeki “e” seslerini “e-a” arası bir ses olarak sesletmeleri, yanlış söyleyiş olarak değerlendirilmektedir.
96 saatlik, yani toplasanız 4 günlük diksiyon eğitimiyle ekranlara çıkartılıp, TV seyircilerine hülyalı bakışlar atan kişiler, e’leri aça aça “eanflasyon” dediklerinde tüylerim diken diken oluyor! Böyle berbat sunucu ya da spikerlere denk geldiğim zamanlarda, yanlış ve kötü seslerden kaçmak istiyorum. Yazının başında andığım bebekliğimdeki yumuşak anne sesi ninnilerine özlem duyuyorum. Rüyamda 1970’lerin sonunda Şanar Yurdatapan’ın söz ve müziğini yazdığı Ninni adlı şarkıda Melike Demirağ’ın sesi kulağıma geliyor:
“Uyu yavrum ninni uyutayım seni
Ninnilerle minnilerle avutayım seni
Uyu güzel bebek uyu da büyü
Bebek bir gün büyüyecek söyleyecek bu ninniyiUyu yavrum ninni uyutayım seni
Masallarla ninnilerle avutayım seniUyu güzel bebek uyu da büyü
Bebek bir gün büyüyecek
Dinlemeyecek bu ninniyi…”
'E' ünlüsü ile ilgili tekerlemeler
- Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver.
- El eli tel teli sel seli sevse, el ele dervişe hep el verse.
- Ezineli Emin emminin kızı ellilik Emine, bir eliyle mendilini salladı, bir eliyle elli bine el eyledi.
- Erzurumlu Efruz efendinin evde kalmış evlenmemiş ebesi, Edirne Emîni İsfendiyar efendiye evet deyip evlenmeli de mi ev edinmeli, yoksa evet dememeli de ev edinmemeli?
- Edremitli ela gözlü esmer Esma ile elmacı efenin eşi Eşref, eylülde el altından emanetçinin eşeğine bindiler.
- Evet, benim edepli, eğitimli, efe beyefendim.
- Ne emekçiler emeklerine ne de ekmekçiler ekmeklerine entrika karıştırılmasına müsaade ederler.
- Eğer Eleşkirtli eleştirmen Eşref’le Edremitli elekçi Erdi’yi Ege’nin en iyi eyercisi biliyorlarsa, ben de Ermenekli eskici Erdem, Ergene’nin en iyi elektrikçisidir derim.
- Gece, penceredeki benekli tekir kedi, kendi tenceresindeki eti yedi.
- Genç gebe, çengi çerçilerin kendi evlerindeki neşelenmelerini pencereden izlerken ezik ezik etkilendi.
- Eski elbisesinin eteğine benzinli bezle bezek bezeyen bedavacı bedevi hemşire, hemşehrisi Hesma’nın mendiline mest oldu.
- El eli, tel teli, sel seli sevse, el ele dervişe hepsi el verse.
- Efendiler, eğer el ele verip de gerine gerine geri geri giderek, eleme meleme demeden, eleği elden ele, seleyi selden sele, yeli yelden yele iletmekle ve de ince ipeği inceden inceden eğire eğire, hele ikide bir de heyheylenerek, eeeee sen de artık dedemden dedene çek bu derdi çekebildiğin kadar derseniz, neme gerek böylesi benim, değil mi efendim?
Kaynakça
- Ders Notları, Dr. Neslihan Ekmekçioğlu
- TRT Eğitim Dairesi Başkanlığı Spikerlik Ders Notları
- Türkçe Ses Bilgisi Öğretiminde Ses Olaylarının Sınıflandırılması, Dr. Süleyman Efendioğlu, Dr. Adem İşcan, A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 2010
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
YAZARLAR

Suha Çalkıvik
Seslendirme sanatçısı, öğretim görevlisi ve İTÜ Radyosu'nun Yayın Koordinatörü. Uzun yıllar TRT’de dublaj sanatçısı olarak çalışan Çalkıvik, NTV haber kanalının kuruluşundan itibaren tanıtımlarını seslendirdi. 1992'den beri İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışıyor; #tarih dergisinin Türkçe köşesini yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



