
Suha Çalkıvik
Seslendirme sanatçısı, öğretim görevlisi ve İTÜ Radyosu'nun Yayın Koordinatörü. Uzun yıllar TRT’de dublaj sanatçısı olarak çalışan Çalkıvik, NTV haber kanalının kuruluşundan itibaren tanıtımlarını seslendirdi. 1992'den beri İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışıyor; #tarih dergisinin Türkçe köşesini yazıyor.
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Edatlar tek başına herhangi bir anlama sahip değildir. Anlam ilişkisini, bağladığı ve bağlandığı sözcük ve sözcük gruplarıyla sağlar. İçin, diye, dolayı, ötürü, üzere, binaen, cihetle, dolayısıyla, hasebiyle gibi edatlar, “sebep, maksat, gaye, hedef ilişkisi” kuran edatlar grubuna girmektedir. “İçin” edatı ise 20 farklı anlamda kullanılabilir.

“ile, gibi, kadar, ama” gibi sözcüklerin tek başına bir anlamı yoktur. Bu sözcükler hangi görevdeyse ona göre bir anlama kavuşur. “Yaptığı işe göre anlam kazanan sözcükler” diyoruz bu tür sözcüklere. Şiirlerden örneklerle "ile" bağlaç / edatını doğru biçimde kullanmanın incelikleri.

Hafta başında bir müzikalin sergilenmesi sırasında bir seyircinin yerini beğenmemesi ve tepkisini sahnedeki oyunculara yansıtması sonucu yaşanan kriz, oyunun iptal edilmesine neden oldu. Öte yandan bu durum iki ayrı soruyu birden ele almayı gerektiriyor: Tiyatro oyununa uygun salon ne demektir? Biz tiyatro seyircisi olabilecek miyiz?

Soru eki mi (mı, mu, mü) gelenekleşmiş olarak ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar. Bu ek sorudan başka görevlerde kullanıldığında da ayrı yazılır.

Bilimsel bir araştırma kapsamında 52 kadına yönelik şiddet haberi ve söz konusu haberlere ilişkin 2.211 sosyal medya iletisi incelenmiş; bu iletilerin 116’sında cinsiyetçi ve küfürlü dilin kullanıldığı tespit edilmiş. Bu cinsiyetçi dil kalıpları atasözlerinden edebiyata, medyadan gündelik dile her yerde karşımıza çıkıyor. Oysa hepimizi kuşatan cinsiyetçi dile karşı, başka bir dil üretmek bizim elimizde.

Türkçede en çok hata yapılan konulardan biri, ayrı ya da bitişik yazılan “da / de”ler. Ferdi Tayfur’un “Ben de Özledim” şarkısından Demet Akalın’ın albüm kapağına uzanan bu kafa karışıklığı, Türkçenin en sancılı konularından. Peki, “de”yi ne zaman ayırmalı, ne zaman bitişik yazmalı?

Ayrı ya da bitişik yazılması gereken “da / de”ler, “-ki / ki”ler ve her zaman ayrı yazılması gereken soru ekleri, memleketimizin en sancılı dil bilgisi sorunlarının başında geliyor. Akademik araştırmalarda da ortaokul öğrencilerinin en başarısız oldukları yazım kuralının “ki” bağlacına ait olduğu saptanmış. Bu yazıda -ki ekine odaklanıyoruz.

Moda Sahnesi, Shakespeare serisine bir uyarlama ile devam ediyor. Bulgar oyun-senaryo yazarı, şair, besteci ve yönetmen Nedyalko Yordanov’un yazdığı "Gonzago’nun Öldürülüşü" (Ubiystvoto na Gonzago) oyunu yöneten Kemal Aydoğan’ın tarifiyle “günümüz politik problemlerini aşikar eden bir Shakespeare fantezisi.”

Eğer sözcüğü genelde “şart” anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilir. “Takdirde, ise, halinde, şayet” anlamlarında kullanılır. Üstelik "eğer" şiirlerde, şarkı sözlerinde de hak ettiği yeri her zaman bulmuştur.




