Artık hepimiz birer soru işaretiyiz

Soru işareti çok yaşlı bir noktalama işaretidir. Her ne kadar doğru soruları sormayı becermekte sıklıkla zorluk çeksek de soru işaretini kullanmakta zorlanmıyoruz. Soru işaretinin tarihi, kullanımı ve sorunları.
Artık hepimiz birer soru işaretiyiz

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Soru işaretine dair İlhan Berk, “Virgül” adlı düz yazı şiirinde ne güzel demiş:

“… Kılık değiştirirse, noktanın yüzündendir bu, onun şımarıklığından,
onun üste çıkmasındandır. Soru işareti gibi sorular
soracağım diye de tepineyim demez …”
 

Cemal Süreya da soru işaretini atlamamış, “Göçebe” adlı şiirinde şöyle yazmış: 

“… Ablalarınsa boyunları soru işareti …” 

Günümüzde artan belirsizlikler karşısında yanıt vermekte zorlandığımız soruların hızla artması nedeniyle hepimiz birer soru işaretine dönüştük, desek herhâlde abartmış olmayız. Bunca soru yanıtını beklerken, biz şimdilik sorunun işaretine eğilelim.

Aposto’da geçen yazımda, soru işaretine göre epey genç olan ünlem işaretini ele almıştım. Evet, soru işareti çok yaşlı bir noktalama işaretidir. Her ne kadar doğru soruları sormayı becermekte sıklıkla zorluk çeksek de soru işaretini kullanmakta zorlanmıyoruz. Zira yapılan araştırmalar, soru işaretinin öğrencilerin noktadan sonra en kolay kavradığı noktalama işareti olduğunu ortaya koyuyor. 

Soru işaretinin tarihi oldukça tartışmalıdır. Yaygın bir teoriye göre sembolün şekli, eski Mısırlılara atıfla bir kedinin kuyruğundaki kıvrımdan esinlenilerek oluşturulmuştur. Bu teoriye şüpheyle yaklaşmak gerekir zira hiyeroglif yazıda noktalama işaretleri kullanılmamaktaydı. 

Prof. Dr. Faysal Okan Atasoy “Noktalama İşaretlerinin Tarihi” adlı makalesinde, soru işaretinin Antik Çağ’dan bu yana değişik şekillerde kullanıldığını belirtir. Batı dillerindeki noktalama işaretlerinin en eski kullanım biçimlerini saptayan Malcolm Parkes’a göre ise soru işareti yazılı kaynaklarda yaygın olarak yer almış ve yanıt bekleyen (interrogatio) soruların sonunu göstermek üzere kullanılmıştır. 

Lynne Truss, soru işaretinin ilk şeklinin 700’lü yılların sonlarında görülen punctus interrogativus adlı işaret olduğunu söylemiş ve bunu sağdan sola doğru yükselen bir şimşek şeklinde tarif etmiştir. Romalı dilbilimci Donatus’un noktalama sistemine göre Orta Çağ’ın ilk devresi boyunca sadece değişik büyüklüklerde noktalar kullanılmış ve  erken dönem soru işareti bu noktaların süslenmesiyle seslerin yükselişini temsil edecek biçimde işlev kazanmıştır. 

İşaretin Latince quaestiō kelimesinin Orta Çağ boyunca kullanılan Qo şeklindeki kısaltmasından çıkmış olabileceği de rivayet edilir. harfinin yukarıya ve harfinin de bunun altına yazılması ile oluşturulduğu varsayılan işaretin zamanla bugünkü şeklini almış olabileceği de ileri sürülmüştür. 

İşarete “question mark” adını Lee Coleman’ın verdiği de Truss tarafından iddia edilir. İşaret, soru tonlamasını yansıtmak için kullanılmıştır. 1581 tarihli bir metne atıfla percontatio adı verilen ve cevap beklemeyen soru cümlelerinin sonuna ters soru işareti konduğu gösterilir. Bu örnek soru işaretinin retorik amaçlı kullanıldığını da vurgular. 17. yüzyılın başlarından itibaren işaretin bu şekilde kullanımına rastlanmamaktadır. 

Parkes, İspanyolcadaki farklı kullanımın 18. yüzyılda başladığını, Madrid’de toplanan Real Academia Española‘nın soru işaretinin ters şeklinin (¿) soru cümlesinin başına, düz şeklinin de (?) sorunun tamamlandığı yere konmasının kararlaştırıldığını yazmıştır. 1850'lerde “soru işareti” terimi bütün Batı dillerinde onaylanmıştır.

Türkçede soru işareti Tanzimat döneminden beri kullanılmaktadır. Osmanlı Türkçesinde bu işaret istifhâmiyye olarak adlandırılmıştır. Soru işaretinin kullanımı Servet-i Fünun döneminde yaygınlık kazanmış, Şemseddin Sami’nin Usul-i Tenkit ve Tertip (1886) adlı eseriyle kuralları da belirlenmiştir. 

İşaretin Harf Devrimi’nden (1928) sonraki kullanılış kuralları, önceki kurallarla benzerlik gösterir. İmla Kılavuzu’nun ikinci baskısında soru işaretinin "soru anlamı gösteren cümle veya kelimeden sonra konacağı; söz içinde yay içine alınmış soru işaretinin şüphe ifade etmek üzere ve anlatılmak istenenin anlaşılmadığını göstermek üzere kullanıldığı" belirtilir. 

Bunun yanında şaşma, anlaşılamayanı sorma gibi duyguların aşırılığını göstermek üzere birden fazla soru veya ünlem işareti kullanılabileceği vurgulanır. 2008 yılında basılan Yazım Kılavuzu‘nda soru işaretinin "soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna, soru tonundaki sözlerin sonuna, bilinmeyen kesin olmayan veya şüpheli olan bilginin arkasına konacağı" aktarılır. TDK Yazım Kılavuzu’nda Soru İşareti ( ? ) maddesi işaretin kullanımını şöyle açıklar:

1. Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna konur:

  • Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  • Atatürk bana sordu:
    — Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay)

      2. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur:

  • Gümrükteki memur başını kaldırdı:
    Adınız?

3. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.

  • 1496 (?) yılında doğan Fuzuli…
  • Ankara’dan Antalya’ya arabayla üç saatte (?) gitmiş.

UYARI: mı / mi ekini alan yan cümle temel cümlenin zarf tümleci olduğunda cümlenin sonuna soru işareti konmaz: 

  • Akşam oldu mu sürüler döner. Hava karardı mı eve gideriz.
  • Bahar gelip de nehir çağıl çağıl kabarmaya başlamaz mı içimi geri kalmış bir saat huzursuzluğu kaplardı. (Haldun Taner)

UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur:

  • Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?
  • Üsküdar’dan mı, Hisar’dan mı, Kavaklardan mı? (Yahya Kemal Beyatlı) 

Doç. Dr. Yusuf Sülükçü “TDK’nin Yazım Kılavuzu’ndaki Noktalama İşaretleri Hakkında Bir İnceleme ve Tespit Edilen Problemler için Öneriler” adlı makalesinde, TDK Yazım Kılavuzu’ndaki noktalama işaretleri maddelerinde ifade sorunu bulunan ya da hatalı görülen kuralları (36 tane sorunlu madde ve uyarı saptanmış) tartışmaya açmış, önerilerde bulunmuştur. Doç. Dr. Yusuf Sülükçü’nün soru işareti ile ilgili kılavuzda saptadığı sorun şöyledir:

Kılavuz’daki, bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır:

Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.

1496 (?) yılında doğan Fuzuli…

Ankara’dan Antalya’ya arabayla üç saatte (?) gitmiş.

maddesi incelendiğinde açıklamanın yeterince açık ve anlaşılır olmadığı görülecektir. Soru işaretinin, cümle içinde yer olarak nerede kullanılacağı ancak örneklerden yola çıkılarak yorumlanabilmektedir. Ayrıca soru işareti, şüpheyle karşılanan bir cümle veya paragraf için de kullanılabilirken, maddede açıklama yapılmadığı gibi verilen örneklerde şüpheyle karşılanan bir cümle veya paragraf örneği de mevcut değildir.”

Doç. Dr. Yusuf Sülükçü maddenin, daha açık ve anlaşılır olması bakımından şu şekilde değiştirilmesini önermiştir:

Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için; şüpheli konuyu ifade eden kelime, tarih, sayı, cümle veya paragraf vb.den hemen sonra araya bir boşluk konarak kullanılır.”

Bu arada başlıca önermesi soru sormayan cümle içi cümlelerin sonuna soru işareti koymamıza gerek yoktur. İçinde soru sözcükleri veya soru eki bulunan ama anlamca soru cümlesi olmayan cümlelerde de soru işareti kullanılmaz: 

  • “Soğanı kaça aldım, şimdi hatırlamıyorum.”

Soru işareti, yazı dilindeki kullanımı kadar konuşma diline de kendine özgü kurallar getirir. Dil bilimci Wallace Chafe, soru işareti ve ünlem işaretinin, anlatımdaki bir yükselmeye işaret ettiğini, bu yükselişin, konuşmada vurgu ve tonlamada artışa neden olduğunu ileri sürer. Prof. Dr. Halit Dursunoğlu da “Türkiye Türkçesinde vurgu” makalesinde, Türkçede soru sözcüğünün bulunduğu soru cümlelerinde vurgunun, soru sözcüğü üzerinde olduğunu yazmıştır. “mı” sözcüğünün bulunduğu soru cümlelerinde ise vurgunun “mi” sözcüğünden önceki sözcükte olduğunu belirtmiştir. 

  • Ayşe dün mü tatile gitti? 
  • Ayşe dün tatile mi gitti? 

Dolayısıyla okuyucu, cümle sona ermeden cümlenin kazandırmayı amaçladığı duygudan haberdar olmalıdır.

Türkçe dahil olmak üzere birçok dilden farklı olarak, örneğin, İspanyolcada soru işaretinin cümle sonunda değil, cümlenin başında da bulunması gerektiğine değinmiştik. Benzer bir kuralın Türkçeye de uygulanmasını savunan görüşlere rastlamak mümkün. 

“Noktalama İşaretlerini Nerede Kullanalım?  Ünlem, Soru İşareti ve Üç Nokta’nın Kullanımına Yönelik Bir Yerleşim Önerisi” başlıklı makalelerinde Doç. Dr. Kemalettin Deniz ve Dr. Başak Uysal, soru işaretinin sonda yer almasının, okuyucuya cümleyle ilgili ipucu vermekte gecikmeye neden olduğunu ve okuyucunun, cümlenin ortalarına yahut yüklemine varana dek cümlenin soru cümlesi olabileceğini bilemediğini ileri sürmüşlerdir. Deniz ve Uysal, soru işaretinin başta da yer almasının, okuyucuyu zihinsel açıdan soru cümlesine hazırlamaya yardımcı olacağını savunurlar: 

“Ne kadar sakinsiniz. 
Ne kadar sakinsiniz? 
?Ne kadar sakinsiniz?

Yukarıdaki cümleler, noktalamasına sadık kalınmak üzere okuyucunun zihninde canlandırıldığında 3. cümlenin noktalamasının duygu durumdan diğerlerine kıyasla daha önce haberdar ettiği görülecektir.” 

Doç. Dr. Kemalettin Deniz ve Dr. Başak Uysal, uzun soru cümlelerinde yahut soru sözcüğünün başlarda yer almadığı cümlelerde, -özellikle okumanın ilk anlam aşaması kabul edilen- okuryazarlık aşamasında olan okuyucular için soru işaretinin cümle başında yer almasının, yön gösterici olacağını vurgulamışlardır. Deniz ve Uysal, özellikle soru cümleleri ile sözde soru cümlelerini ayırt etmek için şöyle bir çözüm önermişler: Soru işareti, gerçek soru cümlelerinde cümlenin başına ve sonuna konur; sözde soru cümlelerinde ise “ters soru işareti” cümle başına eklenebilir.

Şairler ve yazarlar genellikle soru işareti kullanmayı severler. Sanatsal yaratıcılık ve özgünlüklerinin onlara verdiği ayrıcalıkla noktalama işaretlerini istedikleri yerde kullanır, hatta hiç kullanmayabilirler. Noktalama işaretlerini dönüştürerek kullanan yazar ve şairler de olmuştur. Örneğin Tomris Uyar, öykücülüğümüzün özgün isimlerinden Leylâ Erbil’in noktalama işaretlerini kullanma biçimi hakkında 1997’de şöyle yazmıştı:

“Susku ve düşünme sürelerini vurgulamak için seçtiği virgüllü ünlem, virgüllü soru işareti ve türevleri, teknik olanaksızlıklar nedeniyle son iki kitabında yer alamamış…”

Soru işaretini yazar ve şairler çokça konu edinmiştir. Kabataş Erkek Lisesinde sıra arkadaşım olan sevgili dostum küçük İskender’in “Menenjit” şiirinde de soru işaretine rastlarız. Yazıyı onun dizeleriyle bitireyim: 

“Yorulur bazı soruların soru işaretleri
takılırken kancalarına
terkedilmiş hayatların bedeli

Ertelenmiş cinayetlere katil yetişmez
kimse göstermez bir başkasına
kullandığı son cinayet aletini

hiçbir hayvan teslim almaz kendini” 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Suha Çalkıvik

Seslendirme sanatçısı, öğretim görevlisi ve İTÜ Radyosu'nun Yayın Koordinatörü. Uzun yıllar TRT’de dublaj sanatçısı olarak çalışan Çalkıvik, NTV haber kanalının kuruluşundan itibaren tanıtımlarını seslendirdi. 1992'den beri İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışıyor; #tarih dergisinin Türkçe köşesini yazıyor.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta