İsimden yana talihsiz bir işaret: İki nokta

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
50 yıl önce ilkokulda bize “iki nokta üst üste” diye öğretmişlerdi bu işareti. Duyduğum kadarıyla bazı eğitim kurumlarında hâlâ “iki nokta üst üste” diye öğretiyorlarmış çocuklara. Bu adlandırma, amansız bir dil virüsüdür. Oysa Feyza Hepçilingirler, bu yanlış adlandırmayı ne güzel düzeltmişti:
“İlkokuldan getirdiğimiz ezberde bu işaretin adı: İki nokta üst üste. Neden ‘üst üste’ diye belirtme gereğini duyalım ki? Başka iki noktamız, örneğin yan yana, çapraz vb. iki noktalarımız mı var? Yok. Öyleyse, yalnızca ‘iki nokta’ demek yeterli… konumlarını belirtmek gerekmez; çünkü ‘yan yana iki nokta’ ya da ‘üst üste üç nokta’ gibi işaretler yoktur. Öyleyse ‘iki nokta’ ve ‘üç nokta’ denince başka türlüsünü anlamamız zaten söz konusu değil.”
Bu noktalama işaretinin doğru adı: “İki nokta”
Ustamız Ferhan Şensoy da “Beni Ben mi Delirttim?” oyununda bu yanlış adlandırma üzerine dalgasını şöyle geçmişti:
“…
satırbaşı mezar taşıma şöyle yazılmasını istiyorum iki nokta üstüste
iki nokta yan yana altı nokta oldu…”
Ardından bir açıklama, tanım, alıntı, konuşma veya bir dizi örnek gelecek olan kelime veya cümlelerden sonra “iki nokta” işareti (:) kullanıyoruz. Bu işaretten sonra gelecek olan tanım veya açıklama cümlelerini büyük harfle başlatmak gerekiyor. Ama iki noktadan sonra sadece örnekler verilecekse büyük harfle başlamak gerekmiyor.
Prof. Dr. Faysal Okan Atasoy “Noktalama İşaretlerinin Tarihi” adlı makalesinde iki nokta işaretini ilk olarak MÖ 2. yüzyılda Bizanslı dil bilgini Aristophanes’in geliştirdiğini belirtir. Döneminde ve sonrasında pek yaygınlaşamayan üç noktalama işaretinden biri de satır çizgisine yerleştirilen subsdistinctio'dur. Bu işaret bugünkü iki nokta görevinde kullanılmıştır.
Yaygınlaşmayan ve tutarsız kullanılan bu işaretleme sistemi MS 4. yüzyılda Donatus tarafından yazılı metinlerin yüksek sesle okunabilmesini kolaylaştırma esasına dayalı olarak yeniden düzenlenmiş, fakat yeterli olmamış; sadece okunuşu değil yazıdaki karışıklığı giderme, dikkat çekme, alıntıyı veya tahrifatı gösterme gibi amaçlara yönelik noktalama sistemi Benediktin rahiplerince geliştirilmiştir.
İki nokta işareti de bu dönemden itibaren Batı noktalamasında değişik adlarla ve şekillerde görünmeye başlamıştır. İki nokta işareti İngilizcede kol, dal; kol ve bacak gibi vücuda eklemle bağlı organ; ağacın ana dalı anlamlarına gelen Grekçe colon kelimesi ile adlandırılmıştır. Colon kelimesi bir cümleye katılan yan cümle yerine de kullanılmaktadır. Dil bilimci Malcolm Parkes, işarete bu adın verilmesini cümle ortasında uzun duraklamaları veya anlamın ayrılması gereken yeri göstermek için kullanılmasına bağlamaktadır.
Türkçenin en eski yazılı belgeleri olan yedinci yüzyıla ait Orhun Yazıtları’nda kullanılan tek noktalama işareti iki noktadır.
bilge : tonyukuk : ben özüm : tabgaç iline : kılıntım : türk bodun : tabgaçka : körür erti
türk bodun : kanin bulmayin : tabgaçda : adrıltı : kanlantı : kanin kodup :
tabgaçka : yana içikdi : tenri : ança temiş erinç : kan bertim :
Talat Tekin “Orhun Yazıtları” adlı incelemesinde, bu işaretin kelimeleri veya kelime gruplarını ayırmak için kullanıldığını belirtir. Bu metinlerde şu kurallara uyularak kullanılmıştır:
1. Uzunca kelimeler genellikle bu işaretle birbirinden ayrılır.
2. Tek heceli veya çok kısa kelimeler, genellikle, kendinden sonraki veya önceki kelimeyle birlikte yazılır.
3. İki kelimeden oluşan türlü kelime grupları, genellikle birlikte yazılır.
4. Üç hatta dört kelimeden oluşan ibarelerin de ara sıra birlikte yazıldığı görülür.
İki nokta, Göktürk ve Yenisey yazıtlarında kullanılan tek noktalama işaretidir. İşaretin yazıtlarda, kelimeleri birbirinden ayırmakta ve satır sonunu göstermek için kullanıldığı, bazı yerlerde de iki kelime arasında kullanılmayıp öbekler oluşturduğu görülmektedir. İşaret, Uygur metinlerinde yan yana iki nokta şeklinde yer alır ve cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
Arap harfli Türkçe metinlerde bu işarete rastlanmaz. Türkçede noktalama işareti kullanımının 8. yüzyılda iki nokta işareti ile başladığı görülmektedir. Şemseddin Sami, noktalama işaretlerine hem sayısal olarak hem de farklı pek çok metinde yer vererek Türkçede modern tarzda noktalama işaretlerinin dile yerleşmesine katkıda bulunmuştur.
- Şemseddin Sami’nin eserlerinde kullanılan işaretler: virgül (fâsıla), noktalı virgül (müfreze), nokta (kâtıa), iki nokta (şâriha), kısa çizgi (râbıta), uzun çizgi (fârika), yay (muteriza), köşeli yay (tefrîkiye), tırnak işareti (mümeyyize), soru işareti (istifhâmiyye), ünlem işareti (taaccübiye), üç nokta (nikât-ı takdîriye), paragraf (bend), yıldız.
Sami, Kamus-ı Türkî adlı sözlüğünde iki noktayı (:), “noktateyn” diye adlandırmıştır. 1928’de Latin alfabesinin kabulüyle çıkarılan yazım kılavuzlarında 1941 yılındaki ikinci baskıya kadar noktalama işaretlerine rastlanmaz. Yazım kılavuzlarında iki nokta adıyla ve aşağı yukarı aynı kurallarla yer almıştır.
“İki nokta” işaretinin kullanımına dair güncel TDK Yazım Kılavuzu’nda şu kurallara yer verilmektedir:
1. Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konur:
Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bir kısmını sıralayalım: Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem.
2. Kendisiyle ilgili açıklama verilecek cümlenin sonuna konur:
Bu kararın istinat ettiği en kuvvetli muhakeme ve mantık şu idi: Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. (Atatürk)
3. Ses bilgisinde uzun ünlüyü göstermek için kullanılır: a:ile, ka:til, usu:le, i:cat.
4. Karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişiyi belirten sözlerden sonra konur:
Bilge Kağan: Türklerim, işitin!
Üstten gök çökmedikçe,
alttan yer delinmedikçe
ülkenizi, törenizi kim bozabilir sizin?
Koro: Göğe erer başımız
başınla senin!
5. Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konur:
– Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda?
Ziraatçı sayar:
– Yulaf, pancar, zerzevat, tütün… (Falih Rıfkı Atay)
6. Genel ağ adreslerinde kullanılır: http://tdk.gov.tr
7. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 56:8=7, 100:2=50 vb.
Doç. Dr. Yusuf Sülükçü, “TDK’nin Yazım Kılavuzu’ndaki Noktalama İşaretleri Hakkında Bir İnceleme ve Tespit Edilen Problemler için Öneriler” adlı makalesinde, TDK Yazım Kılavuzu’ndaki noktalama işaretleri maddelerinde ifade sorunu bulunan ya da hatalı görülen kuralları tartışmaya açmış, önerilerde bulunmuştur. Doç. Dr. Sülükçü, Yazım Kılavuzu’nda “virgül” için verilen “Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konur” kuralının yerinin İki Nokta maddesi olması gerektiğini dile getirir. Eğer iki kullanım arasında fark olduğu iddia ediliyorsa o zaman “Konuşma çizgisi kullanılmadan yazıldığında cümlede hangi noktalama işareti kullanılması gerekiyorsa konuşma çizgisinden önce o işaret kullanılmalıdır.” şeklinde bir açıklama yapılmasının gerekli olduğunu vurgular. Ayrıca saatlerin yazılışında, sayıların arasında iki nokta kullanılmasının, uluslararası kullanımda ortaya çıkan hataların giderilmesi bakımından uygun olacağını belirtir.
İki nokta yerine virgül kullanılması, kimi zaman cümle düşüklüklerine yol açabiliyor. Örneğin, “Hukukçuların tümünün ortak görüşü, zanlıların eylemleri ceza yasalarının kapsamı dışında.” cümlesi yerine, “Hukukçuların ortak görüşü: Zanlıların eylemleri, ceza yasalarının kapsamı dışında.” yazılabilir.
Ayrıca bazı kısaltmaların sonuna konan noktadan sonra ayrıca “iki nokta” koymak gerekmiyor. Haz.: yerine, haz. diye yazmak yeterlidir.
Gelelim iki noktanın şiirimizdeki kullanım örneklerine… Nâzım Hikmet’in “Orkestra” adlı şiirini okuyalım:
Üç telli saz
yatağını değiştirmek isteyen
nehirlerden:-
köylerden, şehirlerden
aldığı hızla,
milyonlarla ağzı
bir tek
ağızla
güldüremez!
Ağlatamaz!
Bu dizelerde geçen “nehirlerden:-” sözcüğünün ardından gelen iki nokta (:) ile kısa çizginin (-) neden yan yana getirilerek konduğu, günümüzde de gizemini korumaktadır.
Adlandırılmada yaşadığı tüm talihsizliğe rağmen iki noktanın şiir diline nasıl da büyük katkısı olduğunu gösteren bir başka şiirle, Cemal Süreya’nın “Resim” şiirinden dizelerle “iki nokta” yazıma nokta koyayım:
Bir savaş: Otlukbeli
Bir mavi: Spartaküs
Bir soru: niçin Spartaküs
Bir kuş: nereye gidiyon kuşu
Bir çiçek: bilmem ki çiçeği
Bir su: şüpheliBir belge: noterlerinden
Elbet Başkent noterlerinden
Bir şair: Ahmed Arif
Toplar dağların rüzgârlarını
Dağıtır çocuklara erken
Bir çocuk: ince burunluEy ince burunlu Güneyli çocuk
Ne soracaksan işte sor
Bir çalgı: fayton
Bir içki: rakı hayır votka
Bir tabanca: tabii dolu
Bir haber: ölümüm yakınBir imza: okunmuyor
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Suha Çalkıvik
Seslendirme sanatçısı, öğretim görevlisi ve İTÜ Radyosu'nun Yayın Koordinatörü. Uzun yıllar TRT’de dublaj sanatçısı olarak çalışan Çalkıvik, NTV haber kanalının kuruluşundan itibaren tanıtımlarını seslendirdi. 1992'den beri İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışıyor; #tarih dergisinin Türkçe köşesini yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





