Emek ve Özgürlük İttifakı, temel haklarımıza nasıl bakıyor?

Emek ve Özgürlük İttifakı, temel haklarımıza nasıl bakıyor?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İlkim Emirler & Bartu Özden

Emek ve Özgürlük İttifakı, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu'ndan (SMF) oluşuyor. 

İttifaktaki partilerin tamamının programlarını inceledik, bazı partiler "temel haklar ve özgürlükler" başlığı altında maddelere yer vermezken bazılarının ise internet sitelerine erişimde sorun yaşadık. Bunun yanında partilerin büyük çoğunluğu, temel hakları belirli bir başlık altında işlememiş ve programın genelinde yer vermiş. Tüm bu nedenlerle "temel haklar ve özgürlükler" konusunda HDP, TİP ve SMF'nin parti programlarından bahsedeceğiz. 

HDP'nin temel haklara bakışı 

HDP, parti programının başlangıcında, insanlık tarihinin bir mücadeleler tarihi olduğunu vurgulayarak bugün de bu mücadelenin devam ettiğini ifade ediyor.
"Bugünün dünyasında, toplumların ırkçı, milliyetçi, militer, cinsiyetçi, muhafazakar ve piyasacı güçlere teslim olmasına karşı durmak, bu güçlere karşı geniş bir toplumsal desteğe dayanarak mücadele etmek büyük önem taşıyor." ifadelerinin kullanıldığı programda insanın insana kulluk etmediği, baskının ve sömürünün olmadığı, savaşların yaşanmadığı, ezen ve ezilen ilişkisinin son bulduğu; tüm insanlığın dil, din, renk, ırk, cinsiyet farkı olmaksızın, yaşamın her alanında eşit, özgür, insanca ve adil yaşadığı bir dünyanın bugün de bir özlem olduğu, ancak bunun boş bir hayal olmadığı söyleniyor. HDP'nin parti programında dünya hedefi şöyle özetleniyor: 

"Partimiz, insanlığın sınıfsız, sınırsız ve sömürüsüz bir dünyaya ulaşacağına inanır. Üzerinde yaşadığımız ve tüm sömürü aygıtıyla birlikte, inkarın, baskının, asimilasyonun egemen olduğu topraklarda ise emek mücadelesinin önündeki tüm engellerin kaldırıldığı, halkların ve inançların özgür olduğu, kadın erkek eşitliğinin yaşandığı demokratik bir halk iktidarını hedefler. 'Etnik kimliği, kültürü, dili ve diniyle tek tip Türk milleti' dayatmalarına karşı çoğul, farklılıkların eşit ve gönüllü beraberliğine dayalı bir toplumsal yaşamı; özgürlükçü ve demokratik bir Türkiye hedefini savunur."

Yoksulluğun olmadığı, eşitliğin ve özgürlüğün bulunduğu, sorunların serbestçe tartışıldığı, kimsenin kimliğini gizlemediği, kimliklerin zorla dayatılmadığı, özgür ve demokratik bir ülke hedeflediklerinin belirtildiği parti programında kimsenin yaşam hakkının elinden alınamayacağının altı çiziliyor. Cinsiyeti, cinsel yönelimi, kimliği, dini veya dili yüzünden kimse dışlanamayacağının belirtildiği metinde "Kimse geçim ve yaşam kaynaklarının ipotek altına alınmasına karşı sessiz kalmak zorunda değildir" deniyor. 

HDP liderleri

AA

"Sömürü ve ayrımcılığa karşı, demokratik bir yönetimin kurulmasını sağlamak için bir zemin" olarak kendisini tanımlayan parti, programda Türkiye'de yaşayan tüm halkların kültürlerinin ve kimliklerinin tanınmasını demokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak gördüklerini ifade ediyor. Bu kapsamda anadilde eğitim başta olmak üzere halkların eğitim ve kültür politikalarının hazırlanmasına ve uygulanmasına katılımının hayata geçirilmesini amaçladığını belirtiyor. 

Halkın yerelde karar alma ve uygulama süreçlerine en geniş katılımının sağlanmasının hedeflendiğinin ifade edildiği programda, halkın tartışma, örgütlenme ve karar mekanizmalarına doğrudan katılımının önündeki tüm engellerin kaldırılmasının ve halkın söz ve karar hakkının savunulduğu belirtiliyor.

Programda baskı ve şiddeti bir yönetim tarzı olarak benimseyen devletin bu alandaki yetkilerinin sınırlanması, düşünce, basın, ifade, örgütlenme ve eylem hakkı başta olmak üzere, temel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin ve baskıcı yasaların kaldırılması için mücadele edileceği de belirtiliyor.

Her türlü işkence ve kötü muameleye karşı olunduğunun ifade edildiği programda yargının bağımsızlığının ve demokratikleştirilmesinin savunulduğu ifade ediliyor. Programda "Partimiz, cinsiyetçi olmayan, ulusu ve yurttaşlığı etnik kimliklerden arındıran, tekçi olmayan; emeğin hakkını koruyan, kamunun çıkarını gözeten, toplumsal ihtiyaçları temel alan, tüm kimlik, dil, kültür ve inançların varlığını kabul ederek güvence altına alan; ekolojik, çoğulcu, eşitlikçi, özgürlükçü, sosyal ve demokratik bir anayasanın yapılmasını, demokrasinin kazanılması için önemli bir mücadele alanı olarak kabul eder ve mücadelesini bu doğrultuda geliştireceğini ilan eder." ifadelerine yer veriliyor.

Tüm farklılıkların hiçbir baskı ve ayrımcılığa maruz kalmadan varlığının korunacağı ve geliştirileceğinin savunulduğu programda, Kürt sorununun, barışçı, demokratik, eşit haklara ve gönüllü birliğe dayalı çözümünün savunulduğunun da altı çiziliyor. 

Tüm kimlik ve kültür sorunlarının köklü çözümünün demokratik, çoğulcu, özgürlükçü ve eşitlikçi bir anayasayla mümkün olacağına inanıldığı ifade edilirken farklı kimliklerin, dillerin, inançların ve kültürlerin hak eşitliğinin anayasal güvence altına alınması ve bu anlayış üzerinde şekillenen bir anayasal yurttaşlık tanımının yapılması gerektiği savunuluyor.

Çalışma yaşamına dair tüm yasaların, işçilerin, kamu emekçilerinin, emeklilerin ve işsizlerin haklarının güvence altına alınacak şekilde yeniden düzenlenmesinin, örgütlenme özgürlüğü önündeki her türlü engelin kaldırılmasının, tüm iş kollarında toplu sözleşme ve grev hakkının özgür biçimde kullanılmasının savunulduğu aktarılıyor.

Program metninde herkesin eşit, nitelikli, ulaşılabilir, yeterli ve parasız kamu hizmeti alabilmesi için mücadele edileceği, bunun gerçekleşeceği demokratik bir halk iktidarının/yönetiminin hedeflendiği vurgulanıyor.

Sağlıklı olmanın toplumsal bir hak olarak kabul edildiğinin belirtildiği programda, bu kapsamda sağlık hizmetlerinin parasız, cinsiyetçi olmayan eşitlikçi, ulaşılabilir ve anadilde olmasının hedeflendiği ifade ediliyor.

Eğitimin bir kamu hizmeti olduğunun ve her yurttaşın yaşamı boyunca parasız yararlanacağı bir hak olduğunun ifade edildiği programda, eğitim sisteminin demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü olmasının ilköğretim ve ortaöğretim ile birlikte okul öncesinin de zorunlu hâle getirilmesinin temel ilke edinildiği belirtiliyor. "Anadilde eğitim herkes için bir haktır" denilen programda eğitimin tüm aşamalarında ve tüm kamusal alanlarda anadil kullanımının serbest olması savunuluyor.

Değerlendirme: "Neyiz" değil, "Ne değiliz?"

Öncelikle incelediğimiz birçok parti programı içinde kapsamı en belirsiz olan parti programının HDP'ye ait olduğunu söyleyebiliriz. Düz yazı metni olarak hazırlanan yazı, bir "parti programı"ndan çok "manifesto" niteliği taşıyor; ancak burada da HDP ne olduğunu ve neyi savunduğunu değil, ne olmadığını anlatıyor. Temel haklar ve özgürlüklerin metinler içinde sıklıkla ancak farklı alanlarda yer aldığı programda, bu alanda özellikle "kimlik" vurgusu yapılıyor. Düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, savunma hakkı gibi birtakım haklardan ise ya bir cümle bahsediliyor ya da hiç bahsedilmiyor. Bu da temel hakların inanç ve kimlik özgürlüğüne indirgendiğini gösteriyor.

Öte yandan programa ilişkin bir diğer dikkat çekici detay ise cümlelerin yapısı "mücadele eder", "savunur", "hedefler" gibi eylemlerin kullanıldığı programda, HDP sanki yönetime gelmeyi değil, muhalefetliği hedeflediği imajını çiziyor. Demokratik bir yönetim vurgusunun yapıldığı ve yoğun şekilde "barış", "özgürlük" ve "hak" ifadelerinin yer aldığı programın parti çalışmalarının detaylandırıldığı ve daha somut adımların yer aldığı ifadelerle genişletilmeli. Özellikle hakkı ve haklıyı savunacağını ifade eden parti, "temel hak ve özgürlüklere" ilişkin daha kapsamlı bir beyan ortaya koymalı. 

TİP'in temel haklara bakışı

HDP'nin içinde pek çok fraksiyonu ve Kürt milliyetçilerini de barındırdığı düşünüldüğünde TBMM'de temsil edilen tek sosyalist parti konumundaki TİP, kapitalizmin krize girdiği dönemleri, sermaye sahiplerinin işçi sınıfının haklarını elinden almanın ve "sömürü oranını artırmanın" bahanesi olarak kullandığını savunuyor. Bugün de "kriz hâlindeki dünya kapitalist sisteminin işçi sınıfının tarihsel kazanımları ile temel insan ve yurttaş haklarını ortadan kaldırdığı" tespitini yapıyor. Partinin daima işçi sınıfının ortak çıkarlarını ve insan haklarını savunduğunu ifade ediyor.

TİP vekilleri

Cumhuriyet

Parti, amaçladığı sosyalist demokrasi düzeninde "insanın insana tahakkümünü ve emek sömürüsünü savunmayan, etnik köken, ulusal köken, ırk, din, mezhep, inanç, cinsiyet ya da cinsel yönelim ayrımcılığına dayalı olmayan her tür düşünceyi özgürce ifade etme, bu düşünceleri yayma ve örgütlenme haklarının eksiksiz olarak sağlanacağı" sözünü veriyor.

Programda işçi sınıfının güncel mücadele başlıkları ve temel hakları çalışma hakkı, güvenceli çalışma hakkı, sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakları, insanca yaşamaya yetecek ücret alma hakkı, eşit işe eşit ücret hakkı, dinlenme ve tatil yapma hakkı olarak sıralanıyor.

Parti, sosyal hakların da altını çizerek eğitim, sağlık, barınma gibi hakların "ticarileştirilerek piyasaya devredilmesine" karşı çıkıyor. Bu hakların "kamusal, nitelikli ve ücretsiz olmasını" talep ediyor.

Sosyalist demokraside, "tüm yurttaşların eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanma, barınma, ulaşım, iletişim ve insanlığın her tür bilgi ve kültür birikimine erişim gibi temel ihtiyaçlarının etnik köken, ulusal köken, ırk, din, mezhep, inanç, cinsiyet, cinsel yönelim, engellilik durumuna bakılmaksızın eşitlik temelinde ve bedelsiz olarak karşılanacağı" sözü veriliyor. Bu hizmetlerin satılamayacağı söyleniyor.

Parti, "demokratik ve sosyal yurttaşlık haklarının, örgütlenme, eylem, ifade ve basın özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi için" "meclis tipi halk örgütlenmeleri" aracılığıyla mücadele edilmesini yöntem olarak benimsiyor. "Toplumsal hareketlerin toplumsal kurtuluşa hizmet edebilmesi için öncülüğün gerekli olduğunu", kendilerinin de bu noktada görev üstlendiğini ifade ediyor.

Parti programında "Kürt halkının eşit yurttaşlık mücadelesinin desteklendiği, anadilde eğitim ve anadilde yaşam hakkının benimsendiği" de ifade ediliyor.

"Piyasacı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan saldırıların” hedefindeki kadınların eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarının "gasp edildiği" belirtiliyor.

Çocukların haklarının "tamamen yok sayıldığı" savunuluyor. Çocukların "sağlık hizmetlerinden yararlanma, eğitim alma, kültürel-sosyal olanaklara sahip olma ve insanca yaşama haklarına sahip olduğu" vurgulanıyor.

TİP, her kademede "nitelikli, parasız, anadilde, laik ve bilimsel eğitim hakkını" savunuyor. Benzer şekilde, "herkese ücretsiz, ulaşılabilir ve anadilde sağlık hizmetini ve koruyucu hekimlik ilkesini" benimsiyor.

Parti, temiz su ve gıdaya erişimin temel hak kapsamında olduğunun altını çizerken, "buradan hareketle çevrenin ve doğanın talan edilmesine, kentsel alanların ve kamusal mekânların yağmalanmasına karşı mücadele yürüttüğünü" belirtiyor.

TİP, "toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve dinci gericilik" sebebiyle LGBTİ+'ların yaşam, çalışma ve sağlık haklarının gasp edildiğini ifade ediyor. Bu ayrımcılığa karşı mücadele ettiğini beyan ediyor.

Engelli vatandaşların toplumsal ve ekonomik taleplerinin "en temel insan hakları arasında yer aldığını" ifade eden TİP, engelli yurttaşların toplumsal yaşamdan dışlanmasına, toplumsal, ekonomik ve sağlıkla ilgili taleplerinin yok sayılmasına karşı da mücadele ettiğini belirtiyor.

Temel hak olarak tanımlanan ulaşım konusunda da "ücretsiz, sürekli ve güvenli toplu taşıma" vaadi veriliyor.

SMF'nin temel haklara bakışı

Sosyalist Meclisler Federasyonu da programında "ulus, inanç, cinsiyet ve renklerin tam hak eşitliğini sınıfsal bir perspektifle ele aldığını, tüm ezilen kimliklerin tarihsel mücadelesini sınıf mücadelesinin bir parçası ve kazanımı olarak gördüğünü ve sahiplendiğini" beyan ediyor. "Sınıfsız, sınırsız ve sömürüsüz" bir dünya amacıyla mücadele ettiğini, bunun yolunun da kitlelerin örgütlü hareketi olduğunu belirtiyor.  

smf

SOL

SMF, "kişilerin yetenek ve yönelimleriyle gönüllükleri üzerinden çalışma hakkını ve bu hakkın anayasal güvence altına alınmasını" savunuyor.

"Yaşlılara yönelik her türlü sağlık ve bakım hakkının" garanti altına alınmasını talep eden SMF; "kadın, göçmen, özel gereksinimliler ve LGBTİ+’lere ilişkin hiçbir ayrımcı uygulamayı kabul etmediğini" beyan ediyor. Pozitif ayrımcılık ilkesini savunuyor.

SMF, "erkek ve erkek devlet şiddetine karşı kadınların ve tüm ezilenlerin özsavunma geliştirmesini bir hak olarak gördüğünü" ifade ediyor. Gençlerin "eğitim, çalışma, barınma ve söz hakkı" için anayasal garanti talep ediyor.

"Eşit, bilimsel, parasız ve anadilde" eğitimin temel hak olduğunu belirten SMF, temel eğitimin üniversite düzeyine kadar olmasını savunuyor. Eğitim sonrası tüm gençlerin iş hakkının da garanti altına alınmasını istiyor.

Eğitim haricinde sağlığın, ulaşımın, iletişimin ve barınmanın "kısıtlanamaz" temel hak olduğunu söyleyen SMF, tüm bu hakların eşit ve parasız şekilde karşılanması gerektiğini savunuyor.

SMF, çocukların sadece gıda ve barınma değil, kültürel ve sportif tüm haklarının da ücretsiz şekilde sağlanması gerektiğini ifade ediyor. 

Özel hayatın gizliliğinin ve dokunulmazlığının da temel hak olduğunu belirten SMF, sınırsız söz, basın, iletişim, toplantı, gösteri, yürüyüş, grev, dernek, sendika, parti vb. örgütlenmeleri kurma hakkını da destekliyor.

SMF, "emperyalist sömürü doğrultusunda yoksullaşan ve savaşlardan dolayı ülkelerini bırakmak zorunda kalan göçmenlerin" insanca yaşama hakkı olduğunu belirtiyor. Mültecilerin barınma, anadilde eğitim, demokratik yaşama katılma, konut, çalışma, ulaşım, iletişim, sosyal yardım gibi tüm haklardan yaralanmasını savunuyor.

Seyahatin de temel hak olduğunu belirten SMF, sınırların ve pasaport uygulamalarının kaldırılmasını istiyor.

Değerlendirme: Geniş tanımlamalar

TİP ve SMF, nihai hedeflerinin sosyalist bir düzen olduğunu belirttikleri programlarında temel hakların tanımını oldukça geniş tutuyor. Sosyalist partilerden bekleneceği üzere temel hak kapsamına aldıkları her konunun da "nitelikli, ücretsiz ve eşit" olmasını talep ediyor. Öte yandan, eğitim, sağlık, ulaşım, barınma, iletişim gibi konuların devlet tekeline geçerek ücretsiz yapılmasının maliyetinin nasıl karşılanacağı, kamulaştırma sürecinin nasıl işleyeceği, özel sektörün tamamen dışlanacağı bu süreçte yaşanacak hak kayıplarının nasıl telafi edileceği, hizmetlerin kalitesinde nasıl düşüş görülmeyeceği gibi teknik konulardan hiç bahsedilmemesi, sosyalist düzen vaadinin inandırıcılığını azaltıyor.

Dahası, SMF programında bahsedilen "özsavunma hakkının" yaşama geçirilmesinin silahlanmayı teşvik etmek, keyfi şekilde suç işlenmesinin ve çeteleşmenin önünü açmak, çatışmalı bir ortam doğurmak gibi riskleri var. Meşru müdafaa elbette ki hak; ancak devletin meşru şiddet kullanma tekelini kaybetmesi oldukça tehlikeli. Programda belirtildiği üzere "erkek ve erkek devlet şiddetine karşı kadınların ve tüm ezilenlerin özsavunma geliştirmesinden" kastın ne olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Pusula: Emek ve Özgürlük İttifakı ve temel haklar

HDP, TİP ve SMF temel hak ve özgürlükleri, parti programlarında nasıl ele alıyor? Hangi reformları öngörüyor?

01 Ara 2022

Agos

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR