
Pandemi’nin başından beri yeterince fiziksel sağlığımıza önem verdik ve kafa yorduk mu? Eğer öyleyse haydi gelin biraz da entelektüel sağlığımızı arttırmaya odaklanalım.
Bu bültenleri kaçırmadan okuyorsanız, zaten fiziksel sağlığın yanı sıra, zihinsel ve ruhsal sağlığa verdiğim önemin de farkındasınızdır. İyi ve kaliteli bir yaşam hiçbir zaman sadece fiziki sağlıktan ibaret olamaz. Bu yüzden, maalesef ki uzaktan baktığımızda, ne kadar sağlıklı yaşıyor, ne kadar iyi besleniyor, sigarası, alkolü yok dediğimiz kişiler kanser veya başka bir sebeple genç denebilecek yaşta bu dünyayı terkederse, şaşar kalırız, aman canım demek pek de önemi yokmuş sağlıklı yaşamın deriz. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü vardır, hem de en önemli yüzü, zihinsel sağlık. İşte bu yüzden entelektüel anlamda da kendimizi nasıl beslediğimiz oldukça önemli olmaktadır. 2022’de belli ki dünyada da bu alanda trendler yükselişe geçmektedir.
Entelektüel sağlığın tüm iyileştirici yanlarının yanı sıra, bilişsel bozulmayı azalttığı ve demans ve alzheimer açısından da kişilerin daha düşük risk grubunda olmasını sağladığı belirtilmektedir. Entelektüel sağlık, aslında entelektüel duruma yönelik aktif bir çalışma arayışıdır. Yeni fikirlere açık olmayı, eleştirel düşünmeyi, bilgi ve becerilerinizi genişletmeyi, kendinizi yeni fikirlere, insanlara ve inançlara “maruz bırakmayı”, kendiniz ve potansiyeliniz hakkında daha fazla şey keşfetmeyi, farklı bakış açılarına açık olmayı ve yaratıcılığı teşvik etmeyi içerebilir.
Washington State University Spokane'in Üniversite İnovasyon Merkezi direktörü Michael Ebinger, yaklaşık 5 yıl kadar önce, bir TEDx Spokane etkinliğinde entelektüel sağlık hakkında konuşmuş ve basitçe aşağıdaki başlıkların entelektüel iyi yaşam konusunda destekleyici olduğunu belirtmiştir (Tüm konuşmaya şuradan ulaşabilirsiniz):
- Yaşam boyu öğrenmeyi sürdürmek
- Yeni fikirlere açık olmak
- Yaratıcılığı beslemek
- Okumak, okumak, okumak (Bu üçleme abartısı bana ait)
Bu başlıkların her biri aslında ayrıca bir açıklamaya gerek duymayacak kadar net. Ve pek tabii bunları arttırmak mümkün. Özellikle entelektüel iyi yaşamı geliştirmek için, yeni bir şeyler deneyimlemeye açık olmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Belki ellerimizle yaratıcılığı deneyimleyeceğimiz, belki bedenimizi işin içine sokacağımız, belki bir dans, yazarlık çalışmaları, vb. Bu hem bize yeni kapılar açabilir, hem de sosyalliğimizi arttırarak, yeni fikirlerle karşılaşmamızı kolaylaştırır.
Artık pek çoğunuz biliyorsunuz ki (en azından bu alanlarda okumalar yaptığınızı varsayarak), “nöroplastisite” hızla gelişiyor. Nöroplastisite, kısaca beynimizin yaşam deneyimlerine yanıt olarak büyümeye ve gelişmeye devam etme kapasitesidir. Yani artık “ben böyleyim”, “değişemem”, “böyle gelmiş, böyle gider”in gerçekçi olmadığının farkına varalım. Bunlar, rahatına düşkünlükten, konfor alanından çıkmak istememekten ileri gelen söylemler olmaktan ibaret gibi artık. Eskiden bilim adamları beynin çocukluktan sonra büyümesinin durduğuna inanıyorlarmış. Ancak mevcut araştırmalar, beynin yaşam boyu büyümeye ve değişmeye devam edebileceğini gösteriyor. Beynimiz uyarılma, stres ve deneyimler yoluyla değişebiliyor ve uyum sağlayabiliyor. Hal böyle olunca her yeni deneyim, beynimizi yeniden yapılandırıyor.
Bunun dışında aklıma gelen başka bir yöntem de, sürekli meraklı halde olmak. Bu merak, kim ne yapmış, magazinde ne olmuş tadında dedikodu içerikli bir merak değil tabii. Keşfetmeye ve deneyimlemeye olan merak. Entelektüel iyi yaşamı geliştirmek için, merakımızı daim kılıp, farklı tutkularımızı keşfetmenin mümkün olduğuna inanıyorum.
Yine ilk bakışta ne alakası var diye düşünebiliriz ancak su içme alışkanlığımızı geliştirmek, entelektüel iyi yaşamı beslemek adına önemli bir unsur olabilir. Beynimizin %75’inden fazlası sudan oluştuğu için, susuz kalan bir beyin her açıdan kurumaya başlayabilir. Gerçek ve mecazi anlamda. Beyin fonksiyonlarımızın “juicy” yani sulu bir şekilde devam etmesi için bu konuya da önem vermek gerekli.
Ve son olarak eklemek istediğim, tabii ki meditasyon yapmanının önemi. İçimdeki Dünya bülteninin esas çıkış noktalarından biri olan farkındalık kazanma yolunun en büyük destekçilerinden bir tanesi meditasyon. Nasıl Meditasyon Yapılır? Başlıklı yazımda ayrıntılı olarak anlatmıştım, ancak meditasyonu yapmak mutlaka ki şekle şemale bağlı değil. Bir süre sonra dikkati nefese getirdiğiniz her an ve alan meditasyon ortamınız olabilir.
Meditasyon, düşüncelerinizi sakinleştirmenize, zihninizdeki sis perdesinin kalkmasına ve daha fazla zihinsel ve duygusal netlik elde etmenize olanak tanır. Meditasyon kelimesi sizin için hiç bir heyecan oluşturmuyorsa dahi en azından nefes alış verişlerinize dikkat getirmek, parasempatik sinir sisteminizi uyararak zihninizin sakinleşmesine yardımcı olacaktır.
Entelektüel iyi yaşamı hayatımıza katmaya ne kadar erken başlarsak o kadar iyi ancak bu yazıyı okurken yaşınız kaç olursa olsun, “benden geçti” kalıbının arkasına sığınmadan, olduğunuz yerden başlayın. Bakın New Hampshire Üniversitesi, entelektüel iyi yaşamı desteklemek adına öğrencilerine şunları söylüyor:
- Bir şeyi yapmanın birden fazla yolu olduğunu öğrenin.
- Her zaman "doğru" bir cevap yoktur, bazen birden fazla doğru olabilir.
- Yeni fikirlere, iç görülere, düşüncelere, ifadelere ve değerlere açık fikirli olun
- Kendinizi farklılığa maruz bırakın.
Siz de lütfen her nerde yaşıyor ya da yaşatılıyorsanız, yaşınız kaça dayanmış olursa olsun, kimliklerinizden sıyrılarak maruz kalın şu farkındalığa.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İçimdeki Dünya
İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR



