Erdoğan’ın üçüncü kez aday olması

2017’de yapılan anayasa değişikliği ile yürürlüğe giren anayasa hükmü açık bir biçimde bir kimsenin “en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” (md. 101/2) olduğunu belirtmektedir. Bu durumda Erdoğan’ın üçüncü kez aday olmasının önünde anayasal bir engel görünmektedir. Yine de anayasada Erdoğan’ın ikinci kez cumhurbaşkanı icra ettiği bu dönemin sonunda üçüncü kez aday olmasını mümkün kılan bir olanak bulunmaktadır. İktidar, 2017 referandumunda bu ihtimali göz önünde bulundurarak Erdoğan’ın üçüncü cumhurbaşkanlığının önünü açan bir hüküm eklemişlerdi. Ne var ki, bu olanağın kullanılabilmesi için anayasada var olan bir hüküm ile sınırlandırılmaktadır: “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” (md. 116/3). Meclisin mevcut kompozisyonu göz önünde bulundurulduğunda bunun düşük bir ihtimal olduğu söylenebilir. Zira seçimi erken bir tarihe çekmek için TBMM’nin 5’te 3 çoğunlukla, yani en az 360 milletvekilinin kabul oyu kullanması ile mümkün olduğunu belirtmek gerekiyor. Ne var ki, AKP ve MHP’nin muhalefet partilerinin desteğini almadan bunun gerçekleşmesi mümkün görünmüyor.
Mecliste nitelikli çoğunluğun sağlanmadığı bu durumda Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta gerçekleşmesini istediği seçim ancak doğrudan Cumhurbaşkanının meclisi feshetme kararıyla gerçekleşebilecektir. Meclisin değil de cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesi kararını vermesi bu senaryoda ise Erdoğan’ın üçüncü kez aday olması anayasaya aykırılık teşkil edecektir.
Seçim tarihinin öne çekilmesi ile ilgili diğer bir tartışma da 6 Nisan 2022’de seçim kanununda yapılan değişikliklerin 14 Mayıs 2023’te yapılması planlanan seçimlerde uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili. Bazı hukukçular seçim kanununun yalnızca seçim gününü değil seçim sürecini düzenleyen bir kanun olduğunu, dolayısıyla mevcut seçim kanunun uygulanacağı bir seçimin ancak 6 Nisan 2023’ten sonra Resmi Gazetede ilan edilebileceğini dile getirmektedir. 60 günlük seçim takvimi de göz önünde bulundurulduğunda bu senaryoda seçimlerin 14 Mayıs’ta gerçekleşmesi mümkün olmamaktadır. Eğer iktidar seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasında ısrarcı olur ise Cumhurbaşkanının seçim yenileme kararını en geç 9 Mart’ta alıp Resmî Gazetede yayımlanması gerekmektedir. Bu durumda ise, 6 Nisan 2022’de seçim kanununda yapılan değişiklikler 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde uygulanması hukuka aykırı olacaktır.
Bu çekinceler muhalefet partileri ve birçok hukukçu tarafından dile getirilmesine rağmen iktidar çevreleri bu eleştirileri ciddiye almıyor. Nitekim, AKP grup başkanvekili Turan eleştirilere yönelik olarak “Bırakın Erdoğan’ın adaylığını YSK tartışsın, siz adayınızı açıklayın” yanıtını verdi. Şunu belirtmek gerekir ki, demokratik ülkelerde bu tür hukuki tartışmaların yüksek yargı organlarının ekseninde dönmesi normdur. Ne var ki Türkiye’de yakın geçmişte başta YSK olmak üzere birçok yargı kurumunun siyasi iktidarın çıkarlarına hizmet eden kararları, bu konuyu siyasetin eksenine hapsetmekte ve bundan sonra verilecek kararların güvenilirliğini zedelemektedir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'nin hukuk devleti karnesi.
30 Oca 2023

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR


