
2018 yılının sonlarında takımın başına geçtiğinden beri kendi mantalitesini net bir şekilde sahaya yansıtan Ralph Hasenhüttl, her ne kadar yaptıklarıyla takdir görse de yıllardır temelini attığı oyuna seviye atlatmayı başaramadı. Southampton’ı ligde tutmak hiç fena bir başarı gibi gözükmese de önümüzde Graham Potter, Brendan Rodgers ve Nuno Espirito Santo gibi örnekler varken Hasenhüttl’ın da oyun olarak daha yukarıları hedeflemesinin zamanı geldi denebilir. Lakin bu, başarması hiç de kolay bir hedef değil. Bu yazıda Hasenhüttl’ın Southmapton’da şu ana kadarki macerasını ve bu sezonunu inceleyeceğiz. Bu sezonki performansa geçmeden önce Hasenhüttl’ın bugüne kadarki Southampton yolculuğuna ve oyun mantalitesine değinelim.
Hasenhüttl’ın Southampton’da Gösterdikleri
Hasenhüttl Southampton'ın başına geçtiğinde 2018/19 sezonu devam ediyordu. Sezon ortasında takım devralan menajerlerin çoğunlukla savunma odaklı oyunlar tercih ettiğini görüyoruz. Nitekim Hasenhüttl da ilk sezonunda savunma odaklı bir yapı ortaya çıkardı. Bunu yaparken bazen 5'li bazen 4'lü savunmayı tercih etti.
İkinci sezonundan itibaren ise çoğunlukla 4-4-2’yi kullanan 55 yaşındaki menajer, oyununun temeline ise orta blok presini koymuştu. Daha önce Bundesliga’da RB Leipzig’i de çalıştırmış olan Hasenhüttl’ın, Alman ekolüne mensup bir menajer olduğu unutulmamalı. Avusturyalı menajer kompakt bir 4-4-2 ve orta blokta kontrollü pres ile büyük takımların birçok kez canını yaktı ve futbolseverlerin dikkatini üzerine çekti. Fakat büyüklerden aldığı ekstra puanlara rağmen bir türlü alt sıralardan kurtulamadı. 11. bitirdiği 19/20 sezonunun dışında 15. sıranın ve 43 puanın ötesine geçemedi.

Görsel: Surrey Comet
Savunma şeklini ve presi oturtsa da hücumdaki sorunları Saints'in bir türlü seviye atlayamamasının en büyük sebebi diyebiliriz. Bu sorunlardan biri olan hücumda yerleşim sorununun sebebi olarak 4-4-2’yi gösterebiliriz. Çünkü topsuz oyunda ne kadar avantajlı olsa da sahanın boyuna beşe bölündüğü günümüz futbolunda 4-4-2’nin, topla yerleşim ve alan paylaşımı sorunlarına sebep olduğunu söyleyebiliriz. Belki de bu sebeple Hasenhüttl bu sezon oynanan maçların hiçbirisinde 4-4-2’yi tercih etmedi.
Sezonun ilk iki maçında 5-3-2’yi tercih eden Avusturyalı menajer diğer maçlarda ise takımını 4-2-3-1 veya 4-3-3 ile sahaya çıkardı. Hücumdaki sorunların bir diğer sebebiyse hücum oyuncularının kalitesinin yetersizliği olabilir. Oyun tarzı itibarıyla yırtıcı hücumcular talep eden Hasenhüttl, bu talebi doğrultusunda son yıllarda yaptığı transferlerden istediği verimi tam manasıyla alamadı. Ne Adam Armstrong ne de Che Adams, Danny Ings’in 19/20 sezonundaki performansına yaklaşamadı bile.
Oyuncu özelinde bir diğer eksiklik ise hatlar arasında oynayabilecek yaratıcı bir oyuncunun olmaması. Bu role en yakın oyuncu olan Mohamed Elyounoussi’nin yaratıcılık ve pas kalitesi anlamında yetersiz kaldığını söyleyebiliriz. Oyuncu yetersizliğinin dışında hücum sorunlarının son sebebi olarak takımın hücum organizasyonunun yetersiz olmasını gösterebiliriz. Southampton’ın, geçtiğimiz sezonlardaki Brighton ve Leicester City gibi güçlü bir set oyunu ya da Wolverhampton gibi efektif bir kontra oyunu yok. Bu noktada Hasenhüttl’ın hücum şablonlarını geliştirmesi gerektiğini de söyleyebiliriz.
Bu Sezon Nasıl Geçiyor?
Sezona Southampton kariyerinin çoğunda gösterdiğinin aksine 5-3-2 ile başlayan Hasenhüttl, Tottenham mağlubiyeti ve Leeds United beraberliğiyle bu dizilişten vazgeçti. Leicester City maçıyla birlikte 4-2-3-1’e geçiş yaptı ve ondan sonraki dört maçta da başlangıç planı olarak bu dizilişi kullanmaya devam etti. Fakat eldeki oyuncu grubunun bu dizilişe uygun olup olmadığı soru işareti. Nitekim aslen santrfor olduğunu bildiğimiz Adam Armstrong’u bu yapıda kanatlarda gördük. Armstrong iki kanatta da fena gözükmese de asıl sorun 10 numara pozisyonunda gibi duruyor. Çünkü zaten yıllardır hatlar arasında oynayabilen bir oyuncunun eksikliğini çeken Saints, artık direkt olarak bu role sahip olan bir dizilişe geçmiş oldu. Şu ana dek 10 numarada asıl pozisyonu kanat olan Elyounoussi’yi veya Stuart Armstrong’u ya da asıl pozisyonu merkez orta saha olan Aribo’yu veya Ward-Prowse’u izledik.

Görsel: Daily Echo
Aynı rolde bu dört farklı oyuncuyu sadece beş maçlık bir sürede görmüş olmamız kadro mühendisliğinde sorun olduğunu gösteriyor. Dört yıldır takımın başında olmasına rağmen böyle temel sorunlar yaşıyor olması Hasenhüttl’ın hanesine büyük bir eksi yazıyor. Tabii ki işler kötü giderken ana planını değiştirerek taktiksel esneklik gösterebilmek bir menajer için büyük bir artı ve Conte’nin Chelsea’de yaptığı diziliş değişimiyle gelen şampiyonluk gibi bazen büyük performans sıçramalarına da sebep olabilir fakat dört senedir aynı takımın başında olan bir menajerin daha net bir planlamaya sahip olması gerekiyor.
Bu eksiklere ve mevki devşirmelerine rağmen 4-2-3-1’e geçişle birlikte Southampton’ın oyununda ciddi bir iyileşme olduğunu gördük. 5-3-2 ile sahaya çıkılan ilk iki maçta 1.32 gol beklentisi yakalayıp rakiplere 3.37 gol beklentisi veren takım, diziliş değişiminden sonraki dört maçta rakiplere 3.59 gol beklentisi verip 4.67 gol beklentisi yakaladı. Dört maçlık periyotta gol beklentilerindeki bu olumlu tabloya rağmen takım 4 gol atıp 4 gol yedi. Dramatik bir fark olmasa da 4.67 gol beklentisinden 4 gol çıkarmak ufak da olsa bir bitiricilik problemine işaret ediyor. Özellikle Manchester United ve Wolves maçlarında kaçan goller bu sorunu biraz daha görünür kıldı ki iki maçta da Southampton en azından beraberliği hak etmesine rağmen mağlubiyetten kurtulamadı. Bu noktada sorumluluk büyük çoğunlukla Che Adams’a ve Adam Armstrong’a düşüyor. Bu sezon maçların çoğunda santrfor olarak başlayan Che Adams ligdeki beş maçta iki gol kaydederken daha çok kanat forveti olarak kullanılan Adam Armstrong ise beş maçta bir gol atabildi. Diğer oyuncularla birlikte Adams’ın ve Armstrong’un form durumu ve üçüncü bölgedeki keskinlikleri Southampton’da sezonun gidişatını belirleyebilir.
Sonuç olarak Southampton’daki beşinci sezonunu geçiren Ralph Hasenhüttl, şimdiye kadarki performansıyla takdir toplasa da 19/20 sezonunda çok yaklaştığı ama bir türlü geçemediği eşiği geçmeye çalışacak. Kadro yapılanmasındaki sorunlar ve diziliş değişiklikleri itibarıyla bu biraz zor gözükse de bu eşiğin geçilmesi halinde neler elde edilebileceğini Brighton, Wolverhampton ve Leicester City örneklerinde görebiliriz. Bu yüzden Southampton’ın ve Ralph Hasenhüttl’ın hayal kurmak için çok sebebi var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Radikal değişiklikler St. Mary's sakinlerinin heyecanını arttırıyor.
17 Eyl 2022

YAZARLAR

Tarık Şarapçıoğlu
Yazar @ This Is England

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



