
Uzun bir geçmişe sahip Avrupa Basketbol Şampiyonası tarihinde Estonya, bilinenin aksine basketbol kültürü güçlü bir ülke. Özellikle SSCB’nin 1940’ların sonundaki döneminde daha kuvvetli olmak üzere, Sovyet basketbolunda ve haliyle Avrupa basketbolunda Estonya etkisini görmek mümkün. Bugün ise ülke basketbolu geçmişini aramakla meşgul.
Yazı Nasıl Geçirdiler?
Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde favori olarak çıkmadığı Almanya, İsrail ve Slovenya maçlarını kaybeden Estonya, hazırlık maçlarında da Letonya ve Litvanya gibi güçlü ekiplere çift haneli farklarla kaybetti. Kendi gücüne yakın Belçika ve Bosna Hersek galibiyetleriyse takımın güvenini yerine getirdi. Estonya’nın aldığı sonuçlara bakınca, kuvvetiyle paralel bir yaz dönemi geçirdiği rahatlıkla söylenebilir.
Avantaj: Düşük beklenti
SSCB’nin dağılmasından sonra üç kez Avrupa Basketbol Şampiyonası’na katılan Estonya, 1993 yılında altıncı olarak otoriteleri şaşırtmıştı. Ancak Estonya, daha sonra iki kez boy gösterebildiği şampiyonada oldukça kötü dereceler alarak organizasyonu son sıralarda bitirmişti. Aslında Estonya’nın uzun yıllar öncesine dayanan bir basketbol geçmişi var. Eurobasket’in 1937 ve 1939’daki edisyonlarına bağımsız bir ülke olarak katılan Estonya, SSCB’nin kontrolüne geçtikten sonra Sovyetler’in 1947 yılındaki ilk şampiyonluğuna da büyük katkı sunmuştu. Joann Lossov, o şampiyonanın en değerli oyuncusu olarak Estonya basketbolunun gücünü göstermişti. Sonraki yıllarda Letonyalı ve Litvanyalı basketbolcular SSCB tarihinde daha önemli roller üstlenirken, Estonya basketbolunun etkisi de giderek azalmıştı. 90’lar sonrası bağımsızlığını kazanan Estonya'da o günden bugüne pek de büyük bir değişim yok. Rakiplerin gücünü de dikkate alınca, Estonya’nın bu şampiyonada beklentinin üstüne çıkması zor görünüyor.

Dezavantaj: Tecrübe
Avrupa Basketbol Şampiyonası fazlasıyla tecrübe talep eden, takımların hem mental hem de teknik olarak hazır olması gereken bir şampiyona. Estonya takımının 90’lar sonrası bağımsız bir ülke olarak bu şampiyonanın devamlı bir üyesi olmadığı, katılabildiği şampiyona sayısıyla ortaya çıkıyor. Eurobasket 2022’ye gelen kadrosunda, Siim Vander Vene gibi tanınmış bir oyuncu olmasına rağmen Estonyalı oyuncuların Avrupa’nın kalburüstü takımlarında yer almaması böylesine yüksek seviyedeki bir şampiyonada tecrübe sorunu yaşanacağını bize anlatıyor. Estonya’nın başka bir sorunu ise oyunu kontrol edebilen yüksek profilli bir oyuncudan yoksun oluşu. Bu görev için Kerr Kriisa ve Kristian Kullamae iki önemli aday olsa da bu iki oyuncunun da yeterli tecrübeye sahip olmadığı aşikâr. Bu seviyeleri kaldırabilecek kalitesini ispatlamış ve yeterli tecrübeye sahip net bir oyuncunun eksikliği, zaten kolay dağılabilen yapıdaki bu gibi tecrübesiz takımların, maçlardan hızlıca kopmasına ve oyun içinde disiplin sorunları yaşamasına neden oluyor. Estonya’nın kalite olarak birbirine yakın oyunculardan kurulu bir kadrosu var. Hal böyle olunca, tecrübe sorununu minimize etmenin farklı yollarını arayacak Estonya’da, oyuncuların maç içi hatalar sonrası birbirine anlayışlı olması ve saha içinde beraber hareket ederek bu sorunu çözmeye çalışması en anlamlı seçenek gibi görünüyor.
Fark Yaratan Oyuncu: Kerr Kriisa
Estonya’nın kısıtlı yetenek havuzunun nadide parçalarından biri Kerr Kriisa. Babasının Steve Kerr hayranlığı nedeniyle ismini Kerr koyduğu combo guard, tıpkı adaşı gibi üçlük atışı önemli bir koz olarak kullananlardan. Sezonu NCAA takımlarından Arizona Wildcats’te geçiren Kriisa, toplu ve topsuz perde çıkışı şutlarına ek olarak takıma kazandırdığı tempoyla, Estonya’nın oyununa basamak atlatabilir. Bu seviyelerde ilk kez kendini test edecek Kriisa, Wildcats’te 2022-23 sezonunu 9.7 sayı ve 4.7 asist ortalamalarıyla bitirmişti. Estonyalı guardı, yakın gelecekte NBA ya da Euroleague seviyesindeki ekiplerde olmasa da Avrupa’nın orta sıra takımlarında görürsek şaşırmayalım.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


