Etiyopya'da neler oluyor?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
4 Kasım 2020’de Etiyopya'nın Tigray bölgesindeki yerel hükümet Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin (THKC), Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri üssüne saldırması “savaş sebebi” (casus belli) olarak nitelendirildi ve taraflar arasında çatışma başladı. Tigray’da OHAL ilan edildi, internet ve telekomünikasyon ağları kapatıldı. Uluslararası Af Örgütü'ne göre, 9-10 Kasım’da THKC’ye bağlı yerel milisler tarafından gerçekleştirilen katliamda 600 sivil öldürüldü. 28 Kasım’da merkezî hükümet şehrin kontrol altına alındığını açıkladı ancak THKC “asla teslim olmayacağını” ve Tigray’ı “cehenneme çevireceğini" söyledi. Ülke genelindeki iletişim kesintisi, bilgi akışını ve bilgilerin doğrulanması zorlaştırıyor.

- Bir adım geriden: 1974 devrimiyle siyasi boşluğu ele geçiren askerî cuntanın karşısında kurulan THKC 1991’de koalisyon ortaklarıyla birlikte hükümeti yenmişti. 1998-2000 yıllarında yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan Eritre-THKC sınır çatışması sonrası, THKC ordu ve hükümetin hâkimi oldu. Ancak 2018’de hükümet karşıtı protestolarla başbakan istifa etti ve yerine Etiyopya Halk Devrimci Demokratik Cephesi (EHDDC) tarafından Abiy Ahmed getirildi.
- Geçen yıl Ahmed, bölgesel hükümetlerin özerkliğini azaltmak ve ülkeyi birleştirmek amacıyla Refah Partisi’ni kurmuş, THKC dışında tüm eski üye partileri yeni partide birleşmişti. Ardından Etiyopya seçim komisyonu, Covid-19 salgını sebebiyle ağustos ayında yapılması planlanan genel seçimlerin erteleneceğini duyurmuştu. THKC, duruma tepki göstermek amacıyla Tigray bölgesinde parlamento seçimleri yapınca gerilim yükselmeye başlamıştı.
- Eritre’nin rolü: THKC; Abiy Ahmed ve Eritre’nin Cumhurbaşkanı Afwerki’nin ortak düşmanı olarak biliniyor. Afwerki’nin, geçen yıl Etiyopya'yla barış anlaşması imzalamasına rağmen, sınır çatışmasındaki öncü rolü nedeniyle THKC’ye uzun süredir düşman olduğu biliniyor. Başbakan Ahmed, iki ülke arasındaki 20 yıllık çatışmayı sonlandırdığı için 2019’da Nobel Barış Ödülü'nü kazanmıştı. Tigray savaşının başlangıcından itibaren iki hükümetin de Eritre birliklerinin savaşta faaliyet gösterdiğini yalanlamasına rağmen, durum THKC ve çatışmadan kaçan siviller tarafından onaylandı. Eritre hükümetinin merkezî hükümete istihbarat ve mühimmat yardımı sağladığı biliniyor.
- Halkın durumu: Yerel kaynaklara göre savaş 1.000’den fazla kişinin ölümüne, 95 binin üzerinde insanın göç etmesine sebep oldu. Yaklaşık 57 bin kişinin sınırdan Sudan’a kaçtığı biliniyor. Yardım kuruluşları 200 bin kişinin yiyecek, su ve barınağa ihtiyacı olduğunu söylüyor. Uluslararası Af Örgütü yüzlerce sivilin bıçaklı saldırıya uğradığını fakat sorumluların doğrulanamadığını belirtirken BM doğrulandığı takdirde bunun “savaş suçu” olacağını belirtiyor.
- İletişim kesintisi bilgi akışını zorlaştırırken Uluslararası Af Örgütü’nün durum hakkında bildiklerinin sadece “buz dağının görünen kısmı” olduğu iddia ediliyor. Covid-19 kontrollerinin aksamasının ve zorunlu göçlerin pandeminin yayılma hızını artıracağından endişe ediliyor. Temiz suyun temin edilememesi ciddi bir tehdit oluşturuyor. DSÖ, ülkedeki sağlık kurumlarının yalnızca %22’sinin işlevsel olduğunu belirtiyor. Yardım görevlileri, tecavüz raporlarının çoğaldığını açıklıyor. Saldırılar inkâr edilse de kurbanların çoğu saldırıların “üniformalı erkekler” tarafından gerçekleştirildiğini ifade ediyor.
- Uluslararası yansımalar: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu; Etiyopya ulusal hükümetinin bölgedeki hukuk ve düzeni sağlamak amacıyla harekete geçme kararını anladıklarını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken; Etiyopya’daki insani kriz, etnik şiddet, bölgedeki barış ve güvenliğe yönelik tehditlerle ilgili endişelerini belirtti. BM Genel Sekreteri António Guterres, Etiyopya’nın istikrarının tüm Afrika Boynuzu için önemli olduğunu belirterek “anlaşmazlıkların barışçıl bir şekilde çözülmesi” çağrısında bulundu.
- Ne olacak? Bölgedeki güvenlik istikrarsız ve öngörülemez olmaya devam ediyor. Çatışmalar ülkenin çeşitli bölgelerinde devam ederken Somali, Eritre, Cibuti, Sudan gibi komşularının da bu çatışmalardan olumsuz etkileneceği endişesi var. Genç kuşak, özellikle gençleri harekete geçirme kapasitesine sahip olduğuna inanılanlar öldürülüyor. Sürdürdüğü otoriter liderliğe rağmen Afrika Boynuzu'nda barış ve istikrarın örneklerinden biri olan Etiyopya'da savaşın, Abiy Ahmed yönetimine yönelik daha etkili bir demokrasi mi yoksa otoriter yönetime dönüş için bir hazırlık mı olduğu gibi bazı soruları da cevaplayacağı düşünülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftaki hikâyelerimizde Boğaziçi Üniversitesi protestolarına, Etiyopya'da yaşanan insani krize ve Tunus'taki sokak protestolarına odaklanıyoruz.
04 Şub 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



