'Etki ajanlığı' bilmecesi: Bir gün herkes ajan olabilir?

9. Yargı Paketi taslağında yer alan bir düzenleme, sivil toplum çalışanları ve sosyal medya kullanıcıları için yargılanmanın yolunu açabilir. Tasarının belki de en tehlikeli tarafı, barındırdığı muallak ifadeler. "Etki ajanlığı" diye isimlendirilen bu düzenlemenin bir benzeri bu hafta Gürcistan'da büyük protestolara sebep olmuştu.
'Etki ajanlığı' bilmecesi: Bir gün herkes ajan olabilir?

İktidarın, 9. Yargı Paketi ile yaşama geçirmeyi planladığı düzenlemeler arasında, “etki ajanlığı” olarak nitelendirilen, gazetecilerin, sivil toplum kuruluşu (STK) çalışanlarının, sosyal medya kullanıcılarının da bir gün “etki ajanı” olarak suçlanmasına yol açabilecek madde de bulunuyor. Soyut ifadeleri nedeniyle tepki çeken düzenleme yasalaşırsa, çok tartışılacak yeni dava ve soruşturmalar kamuoyunun gündemine gelecek.

Henüz TBMM’ye sevk edilmeyen 9. Yargı Paketi’nin taslağında yer alan bir düzenleme, içeriği nedeniyle şimdiden büyük tartışma yarattı.

Paket taslağında, bu düzenleme için, “Teklifle, bazı casusluk eylemlerinin önlenmesi amacıyla Türk Ceza Kanunu’nda yeni bir suç ihdas edilmektedir. Yapılması öngörülen düzenlemeyle, Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen diğer bazı fiillerin yaptırıma bağlanması amaçlanmaktadır” ifadeleri kullanıldı. Düzenlemenin tam hâli ise şöyle:

Stratejik çıkar veya talimat

“(1) Bu Bölümde düzenlenen suçları oluşturmamak kaydıyla, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda;

a) Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar,

b) Türkiye’de suç işleyenler,

hakkında, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Fiilin, bu Bölümde düzenlenen suçlar dışında başka bir suç oluşturması halinde hem bu suçtan hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.

(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Suçun, milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birimler ile proje, tesis ve hizmetleri yerine getiren kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” 

Soyut ifadeler

Söz konusu madde, Rusya ve Gürcistan’da büyük tartışma yaratan, “etki ajanlığı” düzenlemesine benzetiliyor.

Maddede “etki ajanlığı” ifadesi kullanılmasa da aslında düzenlenen suç bu. Ancak bu suçun kriterleri tamamen belirsiz ve eleştiriler de buradan kaynaklanıyor.

Maddede, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine…” ifadeleri kullanılıyor. Bunun ne olduğu, kapsamına hangi eylemlerin gireceği bütünüyle belirsiz. Devamında, “yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda” ifadesi kullanılıyor.

Bir devletin nasıl talimat vereceği, neyin talimat sayılacağı da belirsiz. Vahim olan, “organizasyon” tanımının da yapılması. Yabancı bir haber ajansı ya da STK’nın çalışanlarına yönelik taleplerinin de bu kapsama sokulma riski bulunuyor.

Maddenin a bendinde de “Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar…” suçun kapsamına alınıyor.

Ancak suçun kendisi gibi unsurları da belirsizlik içeriyor. Bir kamuoyu araştırması, Türkiye’nin insan hakları karnesi ile ilgili bir araştırma ya da enerji politikaları alanında yapılan bir çalışma bu kapsama girer mi, bilinmiyor.

Gerekçe de belirsiz

Bu durumda, yasanın madde gerekçesine bakılarak hareket edilmesi gerekir ancak taslak metnin gerekçesi de belirsiz ifadelerle dolu. Gerekçenin bir bölümü şöyle:

“Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, Yedinci Bölümüne madde eklemek suretiyle yeni bir suç ihdas edilmektedir."

“Maddeyle 'Diğer faaliyetler' adı altında yeni bir suç kabul edilerek, Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen bazı fiillerin yaptırıma bağlanması amaçlanmaktadır. 

Maddenin birinci fıkrasıyla, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda;  

a) Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranların,

b) Türkiye’de suç işleyenlerin, cezalandırılacağı düzenlenmektedir.

“Devletin güvenliği” kavramı, Devletin varlığının korunmasını ve tehlikeyle karşı karşıya bırakılmamasını ifade etmektedir. Devletin varlığını tehlikeye düşürebilecek nitelikteki eylemler, Devletin güvenliğini ihlal etmektedir. Devletin iç ve dış siyasal yararları ile güvenliği arasında sıkı bir ilişki bulunduğu bilinmektedir. Nitekim yararlarını koruyamayan Devletin, güvenliği de tehlikeye düşebilecektir.

Maddeyle, Devletin iç veya dış siyasal yararına yönelik olarak gerçekleştirilen bazı faaliyetlerin cezalandırılması kabul edilmektedir. Bu kapsamda iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi diğer yararlar da Devletin iç veya dış siyasal yararları kavramı içinde kabul edilecektir. Dolayısıyla bu gibi yararlar aleyhine gerçekleştirilen faaliyetler de suçun konusunu oluşturabilecektir. Suçun oluşması için failin, yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda hareket etmesi gerekmektedir.

Yabancı organizasyon, Türk hukukuna göre kurulmamış veya oluşturulmamış organizasyon olarak değerlendirilmektedir. Yabancı organizasyon, yabancı bir devlet tâbiiyetinde olabileceği gibi hiçbir devletin tâbiiyetinde de bulunmayabilir…”

Bütün alanları kapsıyor

Madde gerekçesinde, “iktisadi, mali, askerî, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi diğer yararlar da Devletin iç veya dış siyasal yararları kavramı içinde kabul edilecektir” denilerek, aslında bütün alanlar kapsama alınıyor. Ancak bu alanlarda bu suçun nasıl işleneceği de belirgin değil.

Muhalefet ve basın

CHP, basın örgütleri ve STK’lar düzenlemeye tepkili. Ancak bu tepkinin düzenlemenin TBMM’ye taşınmasına engel olup olmayacağı belli değil. Buna karşılık, düzenleme yasalaşırsa, sosyal medya kullanıcılarının bile bu suçla karşı karşıya kalabilecekleri kesin gibi…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

💬 Yargıda kaos, Kobani kararı

Kobani Davası karar açıklandı. Yargıtay'da 37 turun galibi belli oldu. Osman Kavala'nın yeniden yargılanma talebine red geldi. Ayhan Bora Kaplan suç örgütü kabineyi karıştırdı.

16 May 2024

💬 Yargıda kaos, Kobani kararı

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu

Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR