'Etki ajanlığı' bilmecesi: Bir gün herkes ajan olabilir?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İktidarın, 9. Yargı Paketi ile yaşama geçirmeyi planladığı düzenlemeler arasında, “etki ajanlığı” olarak nitelendirilen, gazetecilerin, sivil toplum kuruluşu (STK) çalışanlarının, sosyal medya kullanıcılarının da bir gün “etki ajanı” olarak suçlanmasına yol açabilecek madde de bulunuyor. Soyut ifadeleri nedeniyle tepki çeken düzenleme yasalaşırsa, çok tartışılacak yeni dava ve soruşturmalar kamuoyunun gündemine gelecek.
Henüz TBMM’ye sevk edilmeyen 9. Yargı Paketi’nin taslağında yer alan bir düzenleme, içeriği nedeniyle şimdiden büyük tartışma yarattı.
Paket taslağında, bu düzenleme için, “Teklifle, bazı casusluk eylemlerinin önlenmesi amacıyla Türk Ceza Kanunu’nda yeni bir suç ihdas edilmektedir. Yapılması öngörülen düzenlemeyle, Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen diğer bazı fiillerin yaptırıma bağlanması amaçlanmaktadır” ifadeleri kullanıldı. Düzenlemenin tam hâli ise şöyle:
Stratejik çıkar veya talimat
“(1) Bu Bölümde düzenlenen suçları oluşturmamak kaydıyla, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda;
a) Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar,
b) Türkiye’de suç işleyenler,
hakkında, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Fiilin, bu Bölümde düzenlenen suçlar dışında başka bir suç oluşturması halinde hem bu suçtan hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suçun, milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birimler ile proje, tesis ve hizmetleri yerine getiren kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.”
Soyut ifadeler
Söz konusu madde, Rusya ve Gürcistan’da büyük tartışma yaratan, “etki ajanlığı” düzenlemesine benzetiliyor.
Maddede “etki ajanlığı” ifadesi kullanılmasa da aslında düzenlenen suç bu. Ancak bu suçun kriterleri tamamen belirsiz ve eleştiriler de buradan kaynaklanıyor.
Maddede, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine…” ifadeleri kullanılıyor. Bunun ne olduğu, kapsamına hangi eylemlerin gireceği bütünüyle belirsiz. Devamında, “yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda” ifadesi kullanılıyor.
Bir devletin nasıl talimat vereceği, neyin talimat sayılacağı da belirsiz. Vahim olan, “organizasyon” tanımının da yapılması. Yabancı bir haber ajansı ya da STK’nın çalışanlarına yönelik taleplerinin de bu kapsama sokulma riski bulunuyor.
Maddenin a bendinde de “Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar…” suçun kapsamına alınıyor.
Ancak suçun kendisi gibi unsurları da belirsizlik içeriyor. Bir kamuoyu araştırması, Türkiye’nin insan hakları karnesi ile ilgili bir araştırma ya da enerji politikaları alanında yapılan bir çalışma bu kapsama girer mi, bilinmiyor.
Gerekçe de belirsiz
Bu durumda, yasanın madde gerekçesine bakılarak hareket edilmesi gerekir ancak taslak metnin gerekçesi de belirsiz ifadelerle dolu. Gerekçenin bir bölümü şöyle:
“Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, Yedinci Bölümüne madde eklemek suretiyle yeni bir suç ihdas edilmektedir."
“Maddeyle 'Diğer faaliyetler' adı altında yeni bir suç kabul edilerek, Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen bazı fiillerin yaptırıma bağlanması amaçlanmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda;
a) Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranların,
b) Türkiye’de suç işleyenlerin, cezalandırılacağı düzenlenmektedir.
“Devletin güvenliği” kavramı, Devletin varlığının korunmasını ve tehlikeyle karşı karşıya bırakılmamasını ifade etmektedir. Devletin varlığını tehlikeye düşürebilecek nitelikteki eylemler, Devletin güvenliğini ihlal etmektedir. Devletin iç ve dış siyasal yararları ile güvenliği arasında sıkı bir ilişki bulunduğu bilinmektedir. Nitekim yararlarını koruyamayan Devletin, güvenliği de tehlikeye düşebilecektir.
Maddeyle, Devletin iç veya dış siyasal yararına yönelik olarak gerçekleştirilen bazı faaliyetlerin cezalandırılması kabul edilmektedir. Bu kapsamda iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi diğer yararlar da Devletin iç veya dış siyasal yararları kavramı içinde kabul edilecektir. Dolayısıyla bu gibi yararlar aleyhine gerçekleştirilen faaliyetler de suçun konusunu oluşturabilecektir. Suçun oluşması için failin, yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda hareket etmesi gerekmektedir.
Yabancı organizasyon, Türk hukukuna göre kurulmamış veya oluşturulmamış organizasyon olarak değerlendirilmektedir. Yabancı organizasyon, yabancı bir devlet tâbiiyetinde olabileceği gibi hiçbir devletin tâbiiyetinde de bulunmayabilir…”
Bütün alanları kapsıyor
Madde gerekçesinde, “iktisadi, mali, askerî, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi diğer yararlar da Devletin iç veya dış siyasal yararları kavramı içinde kabul edilecektir” denilerek, aslında bütün alanlar kapsama alınıyor. Ancak bu alanlarda bu suçun nasıl işleneceği de belirgin değil.
Muhalefet ve basın
CHP, basın örgütleri ve STK’lar düzenlemeye tepkili. Ancak bu tepkinin düzenlemenin TBMM’ye taşınmasına engel olup olmayacağı belli değil. Buna karşılık, düzenleme yasalaşırsa, sosyal medya kullanıcılarının bile bu suçla karşı karşıya kalabilecekleri kesin gibi…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Kobani Davası karar açıklandı. Yargıtay'da 37 turun galibi belli oldu. Osman Kavala'nın yeniden yargılanma talebine red geldi. Ayhan Bora Kaplan suç örgütü kabineyi karıştırdı.
16 May 2024

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu
Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Avrupa Merkez Bankası, radikal bir kararla euro banknotlarını baştan aşağı değiştirmeye hazırlanıyor. Bu kararla Avrupa, yalnızca yeni güvenlik özelliklerine sahip banknotlar tasarlamıyor; aynı zamanda gölgede kaldığını hissettiği bir dönemde kendini nasıl anlatmak istediğini de yeniden düşünüyor.

Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti’nin 41 sayfalık parti programının ekonomi bölümünde, Özel’in meydanlarda sıklıkla kullandığı “Bu kara düzeni değiştireceğiz” ifadesi tekrar tekrar yer bulurken, ekonomi politikalarının temelinin “kalkınmacı devlet” üzerine kurulduğu görüldü. Yeni Parti programında planlı kalkınma, bağımsız Merkez Bankası, vergi reformu, sosyal adalet, Hazine garantili projeler, enflasyonla mücadele ve kamuda israf gibi konuları merkezine alıyor.

Demokrasi krizleri ilk bakışta afetlerle ilgisiz görünebilir. Oysa afet yönetimi literatürü tam tersini söylüyor. Türkiye'de de mutlak butlan kararıyla birlikte, belediye başkanlarının tutuklanmasıyla derinleşen siyasi gerilim sürecine bir kurumsal belirsizlik daha eklendi. Türkiye’nin deprem gerçeği ise durduğu yerde duruyor.

CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Özgür Özel'in 83 milletvekilinin katıldığı son grup toplantısında yeni parti hazırlıklarını duyurmasının ardından partide art arda istifalar yaşandı. CHP'den istifa eden üyeler, neden istifa ettiklerini ve bundan sonra nasıl bir yol izleyeceklerini Aposto'ya anlattı.

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.




