Figopara 2024'e hızlı girdi: İki şirketi daha satın alıyor

Finansal teknolojiler alanında özgün iş modelleri geliştiren ve belirli bir konuya odaklanan platformlar genellikle fark yaratmayı başarıyor. Yurt içinden ve küresel açıdan bunun sayısız örneğini bulmak mümkün. Türkiye’de fintech ekosisteminde kurumsal finansman dikeyine odaklanan Figopara, şirketlerin ihtiyacı olan işletme sermayesini genişletmek amacıyla kurulmuş yeni nesil alacak finansmanı platformu olarak faaliyetlerini sürdürüyor.
Kurumsal finansman alanında faaliyet gösterirken kendine özgü skorlama modeliyle ses getiren Figopara, 2024’ün başında İş Bankası’nın TekCep ve TekPos çözümlerini satın alarak dikkatleri üzerine çekmişti. Bu hafta Figopara Kurucu Ortağı Bulut Arukel, Aposto Fintech'in konuğu. Kurumsal finansman çözümleri ve fintech ekosistemindeki son gelişmeleri konuştuğumuz Arukel, bu yılın başında İş Bankası'ndan Tekcep ve Tekpos’un satın alınmasının ardından önümüzdeki aylarda iki yeni şirketin daha Figopara bünyesine katılacağını açıkladı.
Aposto Fintech editörü Hüseyin Koyuncuoğlu (solda) ve Figopara Kurucu Ortağı Bulut Arukel (sağda).
Öncellikle 2024 yılının başındaki İş Bankası’ndan bünyenize kattığınız TekCep ve TekPos hamlesiyle başlamak istiyorum. Bu satın alma size ne katacak?
Bulut Arukel: Türkiye’de ilk defa bir fintech şirketinin bir banka iştirakini satın alması bakımından İş Bankası'ndan TekCep ve TekPos'un bünyemize katılması sektörel açıdan önemli. Biz bu hamleyle açık bankacılığa girmiş olduk. TekCep'te kullanıcıların hesap hareketleri görebiliyoruz. Skorlama algoritmamızın data analiz sürecini daha da iyileştirebilmesi adına böyle bir hamle yaptık.
Kendi yöntemlerimize bir de hesap hareketlerini koyduğumuzda mutfak artık tamamen bizde oluyor. Artık X şirketinin T anında bankalarda ne kadar parası olduğunu, periyodik ödemelerini ve alacaklarını bir görebiliyoruz. Bunları biraraya getirip sonuçlarımızı daha mükemmel hâle getiriyoruz. Böylece gelecek dönemlere ilişkin finansal akışı, alacaklar ile ödemelerin tutarlarını, vadelerini ve vadeler arasındaki sürelere ilişkin analizler yapabiliyoruz. Ardından elde ettiğimiz çıktılara göre öneriler getiriyoruz. Örneğin, yakın gelecekteki ödemeler için nakit sorunlarına ilişkin önceden sinyal üretecek çözümler için bankalardaki enstrümanları ya da kendi ürünlerimizi önerebiliyoruz.
Figopara yeni şirketleri bünyesine katmaya devam edecek mi?
Bu yıl içerisinde iki satın almamız daha olacak. Biraz daha finansman enstrümanını aktif kullandırabilecek, hazır ürünü hazır müşterisiyle beraber alıp içeriye gömebileceğimiz şirketler bunlar ve daha önce hiç girmediğimiz alanlar olacak. Mevduat hariç bankaların sağlamış olduğu enstrümanları farklı yöntemler kullanan, regüle ve lisanslı şirketlerle birlikte almanın çok yerinde bir hamle olacağını düşündük. Bu sayede basamakların bir kısmını geçmiş oluyorsunuz.
Satın alma sürecindeki iki şirketimiz de son onay aşamasında, yetkili kurumlardan uygulama izinlerini bekliyoruz. İzinler sonrasında tüm oluşum Figopara markası altında olacak. Figopara yukarıda duracak ve bir holding gibi aşağıdaki farklı enstrümanları yöneten bir yapı olacak.
Büyüme planlarınızda KOBİ finansmanı dışında bir alan var mı?
Satın almalarımızdan bazıları bireysel olabilir. Bireysel finansman alanındaki yatırımlarımız da mevcut süreçlerimizle ilişkili olacak. Kapıdan gelene kredi verelim gibi değil. B2B olarak işyerlerine gittiğimizde dönüp fonladığımız ya da enstrüman olarak desteklediğimiz şirketlerin çalışanlarına çözüm süreçleri sunacağız. Bu modeli B2B2C olarak açıklayabiliriz. Yani KOBİ ile çalışırken arkaya koyacağımız enstrümanlarla bu şirketlerin çalışanlarına kart, kredi, sigorta ya da yatırım alanlarında ürünler sunabileceğiz.
“Türkiye'deki ticari işletmelerin her sabah açtığı ikinci platform olmak istiyoruz.”
Satın almalarımızın ardındaki temel amacımız Türkiye'deki ticari işletmelerin her sabah açtığı ikinci platform olmak. İlk platformlar genellikle Instagram, TikTok, Facebook gibi sosyal medya gibi dijital mecralar oluyor. Bunları geçemeyiz. Patronlar, CFO'lar, üst düzey yöneticiler, sabah uyandıklarında öncelikle dijital mecralara bakıyor. Ardından açtıkları ikinci platform biz olmak istiyoruz. Bu kişiler, yöneticilerini, mali müşavirini aramadan birçok finansal süreci ve detaylarını görebileceği bir platforma dönüşeceğiz. Ay sonunu nerede bitireceğim, ne yapıyorum, ekosistemimden ne kadar işlem geçmiş, bu işlemlerden ben bir şey kazandım mı, hammade fiyatları, maliyetler gibi bunlara benzer tüm cevapları verebilmek istiyoruz. Trendleri görebilecek ve kararlarını bunlara göre verebilecekler.
Ürettiğimiz sinyaller ve yapay zeka desteği ile olabilecek en iyi opsiyonu sunacağız. Bankalar da bu süreçten kârlı çıkacak. Şube çalışanı, karar verme sürecini hızlandıracak. Banka, farklı kişilerden birçok enstrümanı istemek yerine tek bir kişiden tüm taleplerini karşılayabilecek.
Biraz da sektörel görüşlerinizi almak istiyorum. Fintech ekosisteminde dikeyleşme anlamında daha gidilecek nereler var?
Dikeyleşme anlamında alınacak daha çok yol var. Bankacılık işlemleri dijitale aktarılsa da bankalar hâlâ geleneksel modelle çalışıyor. Bugün KOBİ'lerin canlı bir döngüde her gün bir şeyleri yönetmesi gerekiyor. Biz her ne kadar dijitalleştik desek de bugün bir KOBİ herhangi bir bankaya “Nakde ihtiyacım var” dediğinde en iyi ihtimalle 7 işgünü içinde alabiliyor. Dolayısıyla, bugün ihtiyacınız olan nakit için birkaç hafta önceden bankaya başvurmuş olmanız gerekiyor. Türkiye'de böyle bir KOBİ ve kültür yok. Bizim coğrafyamızda KOBİ'ye dijitalden bir şey yapıyorum dediğinde o günün akşamı ya da en iyi ihtimalle ertesi gün sabahında sonuç vermesi ve onun nakde ulaşması gerekiyor.
O nedenle finansal teknolojiler alanında gidilecek yerlerden biri de sürelerin düşürülmesi ile ilgili. Türkiye'deki fintech ekosistemi olarak bankacılıkta dijitalleşmeyi gerçekten T+10 saatlere akabinde de T+1 saatlere indirebilmemiz gerekiyor.
İkinci olarak bankacılıkta hâlâ kağıt kullanıyoruz. Halihazırda bir KOBİ ya da Türkiye'nin dev şirketlerinden biri bile olsanız, bankacılık ve ticari süreçlerde o kağıtları kullanmak zorundasınız. Şubeye gideceksiniz ya da şube size gelecek, eninde sonunda o imzaları atacaksınız. Kağıt sorununa çözüm açısından ekosistem olarak KYB'ye (Know Your Business - Tüzel Müşterileri Tanımlama) geçmeye çalışıyoruz. Bireyselde dijital KYC (Know Your Customer - Müşteri tanımlama) yapabiliyoruz. Şimdi sıra KYB’de. Regülasyon onaylandı, alt kırılımları yazılıyor. Ancak KYB, 2-3 sene sonra taslağını göreceğimiz bir süreç olacak. Şahıs şirketlerinde başlayıp serbest mesleklerle devam ederek daha yukarıya gidecek.
KYB ile ekosistemi nasıl bir süreç bekliyor?
KYC ile ilgili tüm bankalar zaman zaman dışarıdan da destek almakla birlikte genellikle kendi çözümleri ile ilerliyor. KYB işleminde de regülatör, bir üçüncü parti banka adına bu işlemi yapar ve bankada kabul ederse benim için de kabuldür derse o zaman KYB sürecinde önemli gelişmeler olabilir. Biz ne kadar KYB altyapısını hazır hâle getirsek de bankalar işletmelere gidip fiziksel olarak görmek; varlığını, canlılığını teyit etmek, bir hokus-pokus şirketi olmadığını görmek istiyor. Bu kolay kolay atlatılamayacak bir ihtiyaç. KYC'deki gibi kamerayla aranmak kadar kolay bir süreç değil. Bunu lisanslı şirketlerin yapması çok daha efektif olacak. Ama bence fizikî olarak görüp imzayı ıslak alıp sonrasında dijital KYB sürecine sokacak farklı girişimler çıkacaktır.
İş modellerinizi küresel çapta nasıl görüyorsunuz?
Yaptığımız işte bir tane ana makine var ve onun üzerinde bir lokalleşme var. Bu makinelerin baktığı parametreler dünyanın herhangi bir yerindekiyle aynı. Ancak ne değişiyor? Bizde KKB, elektronik fatura, açık bankacılık ve bunların ürettiği data var. Başka ülkelere gittiğinizde bunlar olmayabiliyor. Örneğin Dubai'de elektronik fatura datası yok ama regülasyona hazırlanıyorlar. Elektronik fatura yoksa o ülkedeki CRM sistemlerinden fatura almayı deniyoruz.
Güney Amerika başta olmak üzere bazı coğrafyalarda KOBİ'lerin nakde ulaşması zorlaştıkça bizim gibi örnekler çıkıyor. Bugün Avrupa'ya Dubai'ye baktığınızda bu ihtiyaç bugüne kadar olmamış ancak yarın ihtiyaçları olacak. Yıllardır bu işi yaptığımız için hazır olan sistemimizi o ülkelere götürebiliriz. İngiltere'ye bakıyoruz, data açık. Sizin sadece datayı toplamanız ve anlamlaştırmanız gerekiyor. Fatura datası, dijital vergi beyannamesi gibi verileri sistemimize eklediğimizde sistemlerimizi orada da çalıştırabiliriz.
Girmeyi planladığınız ülkeler var mı?
Dubai'nin yanı sıra Abu Dabi ve Azerbaycan var. Bu ülkelerde ciddi pazar araştırmalarımız oldu. İngiltere var. Bu ülkede şirket satın alıyorduk ancak buradaki işimizde daha fazla odaklanmak için son anda vazgeçtik. Avrupa'da da dijital banka lisansı ile birlikte yol alabiliriz. Bu iş odaklanma işi. Bir önceki işimiz olan elektronik faturada İngiltere ve Avrupa ülkelerinden oluşan 9 ülkede çalışıyorduk. O alanda pazarı domine etmiştik. Şu anki işimizde ana odağımızı kaybetmeden daha gidecek çok yolumuz var. Burada daha fazla güçlenerek yurt dışı pazarlara biraz daha sonra gitmek ana stratejimiz. Türkiye'ye daha fazla yatırım yaparak, daha fazla şirket alarak ve kadrolarımızı güçlendirerek ilerleyeceğiz. Bu süreçte yurt dışını analiz sürecini devam ettirerek biraz daha kolay kazanım sağlayacağımız işlerle idare edip daha sonra yurt dışına yükleneceğiz.
Figopara’da şu anda kaç kişi çalışıyor?
Şu anda 130 kişi olduk. Bu yılın sonunda 300 kişiye geleceğiz.
İş modeliniz ile bankalar arasındaki ilişkiyi nasıl açıklarsınız?
Figopara, şirketler adına tüm bankalarla bütün süreci sağlıklı bir şekilde yönetilebilmesine odaklanıyor. Bankalar N tane büyük şirketi yönetmeyi seviyor. Ancak şirketler N tane bankayı yönetmeyi sevmiyor. Onları tek bir yerden yönetmelerini sağlamak ve yapıyı güçlendirmek istiyoruz. Hiçbir zaman bankalara rakip olmayacağız. Biz bankalarla rekaber olacağız.
Bankaların kas güçleri çok farklı. Okyanuslardaki büyük gemiler. Regülasyonlar ve lisanslarla işlerini deneyime dayalı ve çok iyi bir şekilde yapıyorlar. Para yönetmek onların uzmanlık alanı. Fintechler olarak bizler ise hücum botlarız. Boşluğu görüp oraya giderek ele geçiriyoruz. Sonrasında bir sonraki boşluğa gidiyoruz. Bizim kas gücümüz teknoloji. Müşterinin yanında olacak bir ekran tasarlamak ve değişen isteklerine göre onlara cevap vermek. Entegre olduğumuz partilerle birlikte anlık tepkiler vererek müşterilerimizin isteklerini hemen sunmak. Trendlerin analizini yaparak şirketlere yapacakları hususunda yön göstermek.
Son dönemlerin en popüler konusu: Yapay zeka. Siz neler yapıyorsunuz yapay zeka konusunda?
Yapay zeka son 1,5 aydır konuştuğunuz ana konu durumunda. Her hafta üst düzey yöneticiler nezdinde toplantılar yapıyoruz. Yapay zekayı ikiye bölüyoruz. İlki, tahminleme modeliyle skorlamanın mükemmeliyetini sağlayan öğrenen bir yapay zeka. Öğrenerek trend analizi yapan yapay zeka ile hangi şirket ne zaman batabilir, konkordato ilan edebilir mi gibi sorulara yanıt arıyoruz. Hangi data neyi etkiler, nasıl kredilendirme modeli çıkar üzerine çalışıyoruz. Ne kadar çok datayla beslerseniz o kadar öğrenen bir hikaye çıkıyor karşımıza.
Yapay zeka ile ilgili ikinci çalışma olarak ekosistemde gördüğümüz bir eksiklik üzerine yoğunlaşıyoruz. Bir ticari işletme patronu veya büyük bir şirketin CFO'sunun piyasalarda neler olup bittiğini öğreneceği finansal chatGPT benzeri bir uygulama tasarlıyoruz. Bunu bizim coğrafyaya uygun olarak yüz yüze yapacak şekilde çalışıyoruz.
Yapmak istediğimiz şey, Türkiye'deki kişilerin yüzlerini analiz ederek müşterisinin karşısına chatbot çıkarmak yerine finansal durumların cevabını eşzamanlı olarak verebilecek bir yapı. Muhtemelen bu yılın sonunda hayata geçirebileceğiz. İsmini de Dijital CFO olarak düşünüyoruz. Dijital CFO, bugün yaptığımız analizleri sesli bir şekilde karşı tarafa anlatırken sorulan sorulara anlık analizi devam ettirerek cevap verecek. Anormal durumlarda sinyal üreten, sorgulayan, çözümleri inceleyen bir opsiyon ortaya çıkarmak istiyoruz. Tamamen kurumsal müşterilerin ihtiyaçlarına uygun bir şekilde Figopara platformunun içerisinde bir ürün olacak. Yeni yapay zeka modelimiz için San Francisco'dan da destek alıyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto Fintech'e özel röportaj veren Figopara Kurucu Ortağı Bulut Arukel, İş Bankası'ndan Tekcep ve Tekpos'un ardından iki şirketi daha Figopara bünyesine katacaklarını açıkladı. Ayrıca Mastercard'ın 2024 teknoloji trendleri de bültende.
10 Nis 2024

YAZARLAR

Hüseyin Koyuncuoğlu
Ekonomi ve finans editörü

Pareto FinTech
Finansal teknolojilerde son gelişmeler, sektörün gündemindeki maddeler, siber güvenlik, yapay zeka, dijitalleşme ve fintech yatırımları, dönüşüm trendlerine yönelik analizler ve uzmanlarla söyleşiler.
İLGİLİ OKUMALAR



