Finansal esneklik: Piyasa dalgalarında sörf yapabilmek

Bireysel finans yönetimi çoğunlukla doğru yatırım aracını seçmek, doğru zamanda alım yapmak veya yüksek getiri sağlayan fırsatları yakalamak üzerinden okunan bir alan. Oysa bireysel finansın belki de en temel meselelerinden biri, yatırım kararından önce kişinin değişen ekonomik koşullara ne kadar uyum sağlayabildiğidir.
Finansal esneklik: Piyasa dalgalarında sörf yapabilmek

paranaiyibak

paranaiyibak

getirfinans ile "parana iyi bak" anlayışından yola çıkarak finans dünyasına odaklanan özel bir ek sayı hazırlıyoruz.

Aynı yatırım kararı bir yıl arayla hem mükemmel hem de büyük hata olabilir. Bireysel finans yönetimi çoğunlukla doğru yatırım aracını seçmek, doğru zamanda alım yapmak veya yüksek getiri sağlayan fırsatları yakalamak üzerinden okunan bir alan. Oysa bireysel finansın belki de en temel meselelerinden biri, yatırım kararından önce kişinin değişen ekonomik koşullara ne kadar uyum sağlayabildiğidir. Çünkü her dönemde geçerli olan tek bir doğru yoktur. Farklı farklı birçok değişkene bağlı bir ekonomide bireyin aynı finansal davranışı her koşulda sürdürmesi çoğu zaman sağlıklı sonuç vermez.

Finansal esneklik tam da bu noktada önem kazanır. Bireyin bütün parasını tek bir ekonomik senaryoya bağlamaması ve farklı makroekonomik koşullarda hangi varlığın ne işe yaradığını anlayabilmesi anlamına gelen bu kavram, farklı ekonomik durumlarda paranın daha sağlıklı yönetilmesine yardımcı olur.

  • Yani mesele yalnızca hisse senedi, altın, döviz, mevduat, tahvil veya gayrimenkul seçmek değildir. Asıl mesele, bu varlıkların hangi ekonomik rejimde koruma sağladığını, hangi dönemde fırsat sunduğunu ve hangi dönemde risk ürettiğini ayırt edebilmektir.

Bu nedenle bireysel finans yönetiminde her koşulda geçerli olan kesin doğrulardan söz etmek kolay değildir.  Ancak piyasa hareketliliğinin arttığı veya gelir belirsizliğinin yükseldiği bir dönemde tamamen nakitsiz kalmak da kişiyi zorunlu satışa sürükleyebilir. Benzer şekilde yüksek faiz döneminde TL mevduat veya para piyasası fonları cazip hale gelirken, faiz indirim sürecinin başladığı bir ortamda hisse senetleri öne çıkabilir. Dolayısıyla doğru karar çoğu zaman seçilen yatırım aracından ziyade, o yatırım aracının hangi ekonomik rejimde tutulduğuyla ilgilidir.

  • İpucu: Ekonomik rejim derken; enflasyonun, faizlerin, büyümenin ve piyasa beklentilerinin birlikte oluşturduğu genel ekonomik ortamı kastediyoruz.

Ekonomik rejimi iyi okumak

Bireyler açısından en temel ayrım genellikle enflasyon, faiz ve büyüme üzerinden kurulabilir. Enflasyonun yüksek, faizlerin de yüksek olduğu dönemlerde yatırımcının önceliği çoğu zaman reel değer kaybından korunmak ve likiditeyi kaybetmemek olur. Böyle dönemlerde yatırımcılar kısa vadeli TL araçlar, para piyasası fonları ve mevduat gibi ürünleri  daha fazla değerlendirebilir. Çünkü bu araçlar hem günlük hareket alanı sağlarken hem de yüksek faiz ortamında bekleme maliyetini azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak burada da kritik nokta reel getiridir. Nominal faiz yüksek görünse bile enflasyon daha yüksekse, yatırımcı kazanmış gibi görünse de satın alma gücünü koruyamayabilir. 

Enflasyonun hızlandığı, kur hareketliliğinin arttığı ve yerel paraya güvenin zayıfladığı dönemlerde ise döviz, gayrimenkul, altın ve hisse senetleri yatırımcılar tarafından koruma amacıyla daha fazla tercih edilebilir. Döviz, özellikle harcamalarının bir kısmı dövize bağlı olan veya gelecekte döviz cinsinden yükümlülüğü bulunan bireyler için doğal bir denge unsuru olabilir. Altın ise  tarihsel olarak birçok yatırımcı tarafından güvenli liman iolarak değerlendirilebilir. Fakat bu araçlar da risksiz değildir. Kur uzun süre yatay kaldığında dövizde beklemenin fırsat maliyeti artabilir. Altın ise küresel faiz, dolar endeksi ve jeopolitik risklere bağlı olarak daha sert dalgalanabilir.

Her dalgada aynı hareket yapılmaz

Finansal esneklik, sürekli yatırım değiştirmek veya her piyasa hareketinde pozisyon almak anlamına da gelmez. Tam tersine, kişinin hangi parayı hangi vadede kullanacağını bilmesi gerekir. Önümüzdeki birkaç ay içinde ihtiyaç duyulacak para ile uzun vadeli yatırım amacıyla ayrılan para aynı yerde tutulmamalıdır. Kısa vadeli ihtiyaca ayrılan para riskli varlıklarda tutulursa beklenmedik bir durumda zorunlu satış riski doğabilir. Uzun vadeli hedefler için ayrılan para ise tamamen nakitte tutulursa  enflasyon karşısında reel değer kaybı riski artabilir.

Bu nedenle bireyin kendi finansal hayatında bir vade mimarisi de kurması gerekir. Günlük harcamalar için ayrı bir hesap, beklenmedik giderler için ayrı bir hesap, orta vadeli hedefler için daha dengeli araçlar, uzun vadeli hedefler için ise daha sabırlı bir yatırım planı oluşturulması faydalı olabilir. Böylece kişi hem bugünkü şoklara karşı savunmasız kalmaz hem de gelecekteki hedeflerinden tamamen kopmaz.

Finansal manevra alanına sahip olmak

Gelelim finansal esnekliğin pratik tarafına. Her zaman söylediğimiz gibi, bireyin finansal olarak esnek sayılabilmesi için yüksek gelirli olması şart değildir. Daha önemli olan, gelir kaybı veya harcama şoku yaşandığında bütçenin ne kadar süre dayanabildiği, borçların gelire göre ne kadar yönetilebilir olduğu ve yatırım kararlarının kısa vadeli paniklerle bozulup bozulmadığıdır.

Bunun için öncelikle sabit giderlerin düzenli takip edilmesi gerekir. Kira, kredi taksiti, kredi kartı asgari ödemesi, ulaşım, eğitim ve abonelik harcamaları gelirin çok büyük kısmını kaplıyorsa, kişinin piyasa koşullarına uyum sağlama kapasitesi zayıflar. Ardından acil durum fonu devreye girer. Bu fon, kötü zamanda kritik şeylerden vazgeçmek zorunda kalmamak için tutulur. İş kaybı, sağlık harcaması veya beklenmedik masraflar geldiğinde bireyin kredi kartına ya da varlık satışına ihtiyaç duyma ihtimalini azaltabilir.

Aynı zamanda değişken gelirlerin kalıcı harcamalara bağlanmaması gerekir. Prim, fazla mesai, freelance ödeme, ikramiye veya kâr gibi gelirler düzenli maaş gibi görülürse, bütçe sahte bir güvenlik mimarisi üzerine kurulabilir. Bu tür gelirlerin daha çok borç azaltımı, acil durum fonu, birikim veya uzun vadeli yatırım için kullanılması finansal esnekliği artırmaya katkı sağlayabilir.

Geleceği kusursuz tahmin etmek hiçbir zaman mümkün değildir. Faizin, kurun, enflasyonun veya piyasanın nereye gideceğini kimse kesin olarak bilemez. Ancak bazen birey kendi bütçesini ve yatırımlarını öyle bir ayarlar ki, yanlış bir finansal karar vermiş olsa bile sağlamış olduğu finansal esneklik sayesinde bu yanlış kararın etkilerini hiç beklenmedik şekilde yönetebilir.
** Getirfinans’taki hesap ve diğer ürün/hizmetlerin detayları için www.getirfinans.com 

**Bankacılık hizmetleri Fibabanka tarafından verilmektedir. 

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yazarların kişisel görüşlerine dayanmakta olup yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

paranaiyibak

paranaiyibak

getirfinans ile "parana iyi bak" anlayışından yola çıkarak finans dünyasına odaklanan özel bir ek sayı hazırlıyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

YAZARLAR

paranaiyibak

getirfinans ile "parana iyi bak" anlayışından yola çıkarak finans dünyasına odaklanan özel bir ek sayı hazırlıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR