Fırsatlar ve Uygulamalar ile Döngüsel Ekonomi Finansmanı

Herkese merhaba,
Bu hafta ülkemizde ana gündem maddesi bildiğiniz gibi döviz kurlarındaki artış ve TL’nin durmak bilmeyen değer kaybıydı. Bu gündem, sanıyoruz ki enflasyon, dövizin artışı, TL’nin değer kaybı, Merkez Bankası faiz açıklamaları gibi başlıklarla bir süre daha yerini koruyacak. Döngüsel Ekonomi 101 olarak, elbette hem global hem de ülke gündemimizi yakından takip ediyor ve bunlara yönelik içerikler oluşturmaya çalışıyoruz. Bu hafta da hazır gündemimiz ekonomi ve finans politikaları ile bağlantılıyken biz de döngüsel ekonomi ve finansal fırsatlara değinelim istedik.
İklim krizinin gerçek bir sorun olduğunun idrak edilmesi ve eskiden “olsa iyi olur” olarak bakılan çevresel ve sosyal etkiler finansman sağlayıcılarının da yol haritalarını düzenleme noktasında büyük bir role sahip. Özellikle Covid-19 ile ortaya çıkan sıkıntılar ve elbette iklim krizi dolayısı ile yaşanan kaynak yetersizliği, doğal afetler ve toplumsal krizler bu sorunların çözümünde belki de en önemli rollerden birine sahip olan finans sektörünü de harekete geçmeye zorluyor.
Bugün sizlere, döngüsel ekonominin özellikle finans sektörü için ne gibi fırsatlar sunduğunu ve bazı aktörlerin döngüsel ekonomiye geçiş sürecini hızlandırmak için ne gibi adımlar atmaları gerektiğinden bahsedeceğiz. Ama merak etmeyin, finans odaklı bir yazı olmasına rağmen, her zaman olduğu gibi sade bir dille tartışmamızı yürüteceğiz.
Döngüsel ekonominin sunduğu yatırım fırsatları ve atılması gereken adımlardan önce kısaca ESG kavramını da paylaşmak yerinde olacak düşüncesindeyiz. ESG, “Environmental, Social, Governance” kelimelerinin baş harfleri ile oluşturulmuş, Türkçeye kısaca; yapılacak yatırımların sosyal, çevresel ve kurumsal etkilerini de göz önünde bulundurmak amacı ile ortaya çıkan faktörler olarak çevrilmekte. Geleneksel yatırım süreçlerinde yatırımın gelecekteki performansını ölçmek için mevcut satış, kârlılık, borç durumu ve daha birçok farklı metrik kullanılsa da artık günümüzde iklim krizi dolayısı ile geldiğimiz noktada, yatırımın yol açacağı sosyal, çevresel ve kurumsal etkiler de göz önünde bulunduruluyor. ESG ile ilgili detaylı bir açıklama yapmayacağız, fakat ileride bu konu ile ilgili farklı bir bülten hazırlamayı düşünüyoruz. Çok fazla kafa karıştırmadan döngüsel ekonominin sunduğu temel yatırım olanaklarına geçebiliriz.
İklim krizi ile mücadelede önceden de belirttiğimiz gibi gündemde olan uygulamaların büyük bir kısmı sadece yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili. Fakat üretim süreçleri için gereken kaynakların verimsiz kullanımı ile ilgili elle tutulur çok bir adım atılmıyor ne yazık ki. İklim krizinin en önemli sebebi olan global sera gazı emisyonunun %55’i yenilenebilir enerji sistemleri ile çözülebilir olsa da geri kalan %45, hayatımızın her alanında kullandığımız ürün ve hizmetler için gereken materyal kullanımı, gıda üretimi için toprak ve kaynak kullanımı gibi verimsiz süreçler dolayısı ile oluşuyor. Yukarıda belirttiğimiz %55’lik enerji kaynaklarının kullanımı içerisinde elbette hammaddelere erişim için kullanılan enerji, üretim süreçleri için gereken enerji, ürün ve hizmetlerin tedarik süreçleri için gereken enerji tam da bu verimsiz materyal döngüsü ile bağlantılı.

Döngüsel ekonomi, ekonomik olarak ne gibi fırsatlar sunuyor?
Döngüsel bir ekonominin gezegenimiz için ne gibi fırsatlar sunduğunu, iklim krizi ile mücadelede ne kadar etkili olduğunu defalarca paylaştık. Peki ya döngüsel ekonomi, ekonomik olarak ne gibi fırsatlar sunuyor sizce? Yeni iş modelleri, materyallerin döngü içinde kalması ile hammaddeye ve üretim için gereken enerji kaynaklarına olan talebin azalması, yeni iş modelleri sayesinde istihdamın artması, kaynakların verimli kullanılması için dijitalleşmenin artması ve bu sayede teknolojik yatırımların önemini artırması verebileceğimiz basit birkaç örnekten bazıları.
Bu tarz bilgiler genellikle sayısal değerlerle daha rahat anlaşılmakta. Bu nedenle hızlıca Ellen MacArthur ve McKinsey tarafından yapılan iki araştırmaya bakalım;
-İlk rapor, Avrupa’da ulaşım, yapılaşma ve gıda sistemlerinin döngüsel ekonomiye uygun şekilde yeniden tasarlanması ile 2030 yılına kadar yıllık 1.8 trilyon Euro fayda sağlanacağını,
-İkinci rapor ise, Çin ekonomisi için çok önemli olan 5 ana sektörün döngüsel ekonomiye uygun şekilde yeniden tasarlanması ile 2040 yılına kadar toplam 10 trilyon dolardan fazla getiri sağlanacağını öngörüyor.
Bu iki rapor da döngüsel ekonominin, ekonomik olarak hem ülke yönetimlerine hem şirketlere hem de toplumlara sağlayacağı katkının küçük birer örneği aslında. Avrupa ve Çin dışında çok daha büyük ekonomilere sahip ülkelerin, global arz-talebin en önemli noktasında yer alan farklı sektörlerin döngüsel ekonomiye geçmesi ile ne kadar büyük miktarlarda ekonomik getiri sağlanacağını sizlerin hayal gücüne bırakıyoruz.
Döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde finans sektöründe ne gibi adımlar atmalı?
Bu sorunun cevabı normalde finans bilgisi gerektiren bazı terimler içeriyor. Tüm okurlarımızın bu alana ilgisi olmadığını düşünerek, finans sektöründe döngüsel bir ekonomiye geçişi hızlandırmak için atılabilecek/atılması gereken adımları sade ve kısa açıklamalarla paylaşarak yazıyı tamamlayacağız.
Finansal servis sektörü
-Mevcut döngüsel ürünlerin ve hizmetlerin yaygınlaştırılması için yatırımları
-Finansal araçlar ve sistemlerle, kredi onay süreçlerinin ve borçlanmaların belirli döngüsel metriklere dayandırılması
-Döngüsel ekonominin, karar vermek süreçlerine, stratejilere ve hedeflere entegre edilmesi
-Mevcut finansal sistemler içerisinde, döngüsel ekonomiye geçiş süreci için engeller oluşturan geleneksel süreçlerin inovasyon ile geliştirilmesi
Hükümetler, finansal düzenleme kurumları ve merkez bankaları
-Döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması için teşvikler belirlenmesi
-Döngüsel uygulamalar, alt yapı çalışmaları ve inovasyon için yatırımlar
-Standart hale getirilmiş raporlamaların zorunlu hale getirilmesi ile tüm aktörlerin şeffaflık ilkesine uyması
-Finansal regülasyonların ve risk değerlendirmelerinin döngüsel ekonomi prensiplerine uygun şekilde yenilenmesi
Karma finans uygulamaları
-Gelişmekte olan piyasaların risk oranlarını azaltacak altyapı yatırımlarının yapılması
-Kalkınma yatırımlarının ve fonların döngüsel ekonomi uygulamalarına yapılması ile yeni pazarlar yaratılması
-Gelişmekte olan piyasalara teknik destek, uzmanlık desteği ve danışmanlık verilmesi ile altyapı sıkıntıların önüne geçmek
Tüm bu yatırım olanakları elbette doğru kurgulanmış metrikler, sistematik altyapılar ve bilimsel temellere dayandırılan sistemlerin kurulması ile desteklenmeli.

Döngüsel ekonomiye geçiş globalde hali hazırda hızla devam etmekte. Hükümetler yeni regülasyonlarla, özel sektör yeni vizyon ve stratejik uygulamalarla, tüketiciler ise bilinçlenme ve iklim krizine karşı birlikte hareket etme güçlerini kullanarak atmaları gereken adımları atıyor. Bu adımların gerektiği kadar sistematik veya doğru şekilde kurgulanıp kurgulanmadığı konusu çok ayrı bir yazının içeriğini oluştursa da her paydaşın döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde yapması gerekenleri biliyoruz. Ekonomik sistemlerin en kritik oyuncularından olan finans sektörünün paydaşları bu süreçlerin hızlanması ve herkesin zorunlu olarak bu sürece dahil edilmesi açısından en büyük sorumluluğu üstlenmek zorunda.
İklim krizinin kâr odaklı stratejilerle önlenemeyeceğini herkesin anladığı, ekonomik sistemlerin ekonomik etkilerinin yanında çevresel ve sosyal etkilerinin de aynı derece önemli olduğunu somut örneklerle deneyimlemek zorunda kaldığımız bu günlerde, umuyoruz ki her paydaş, elinden gelenin fazlasını yapmak için daha fazla adım atar.
Haftaya görüşmek üzere,
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dönüşümün en önemli paydaşı finans sektörü neler yapabilir, birlikte tartışıyoruz
02 Ara 2021

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi
Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!
İLGİLİ OKUMALAR


