Seyyar satıcılık pek çok kültürde var. Tarihi ise oldukça eskiye dayanıyor. Milattan önce 800’lerde yoksul kişilerin ulaşmasını kolaylaştırmak için Antik Roma’da balık ve ekmek gibi ürünler satılırdı. Çin de ise zenginler de bu sokak lezzetlerin mahrum kalmak istemez. Ama bizzat gidip almayı da kendilerine yediremezler. Bu yüzden hizmetçilerini gönderirlerdi. Osmanlı’da da seyyar satıcılık oldukça yaygındı. Öyle ki seyyar sokak yemeklerini belirli hijyen kurallarına bağlayan 1502 yılında ilk defa Osmanlı Devleti oldu. Seyyar satıcılık; berberlikten tatlıcılığa, sakalıktan nalbantlığa, süpürgecilikten küfeciliğe, mangalcılıktan fotoğrafçılığa uzanan bir yelpazeye sahipti. Maniler eşliğinde bütün gün sokaklarda satış yapanlar görülüyordu. 1800’lerin sonlarında susam tatlısı ve dolma satan kadın seyyar satıcılar mevcuttu.
Cumhuriyet’ten Osmanlı’ya intikal eden geleneklerden biri olan seyyar satıcılık mesleğinden bazıları (sakalık, arzuhalcilik, küfecilik gibi) artık ya dükkânlara taşınmış ya da yok olmuşken, bazıları da (simitçilik, pilavcılık, bileyicilik gibi) hâlâ varlığını sürdürmektedir.

Not: Osmanlı’dan günümüze seyyar satıcılığın gelişimi ve dönüşümü hakkındaki "Levon Bağış ve Tan Morgül ile seyyar satıcılar" podcast'ini buradan dinleyebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
kadıköy, vapur, işporta, koço bey, seyyar satıcılık, asya gazinosu
22 Mar 2022

YAZARLAR

Göktuğ İpek
https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.
İLGİLİ OKUMALAR



