

Yeni markalar, yeni ürünler, yeni hikâyeler: Güzel Kelimeler Dükkânı Ortaya çıktığı 2015 yılından bu yana en güzel kelimelerle bizi mest eden Lûgat365 , 2018’den beri hislerimize tercüman olan Hisli Şeyler ve çok daha fazlası Güzel Kelimeler Dükkânı 'nda seni bekliyor sevgili 20'lik okuru. Neler var? Kendi projelerinin yanı sıra otuzdan fazla markaya Sevdiklerimiz seçkisi altında yer veren G üzel Kelimeler Dükkânı ; vitraydan seramiğe, takıdan oyuncağa, mermerden muma farklı disiplinlerde üretimler yapan tasarımcıları bir araya getiriyor. Dahası : Aposto okurlarına özel olarak tanımlanan APOSTO10 koduyla alışveriş yapan okurlar, web sitesi içinde tüm ürünlerde geçerli %10 indirimden faydalanabiliyor. Güzel Kelimeler Dükkânı ’nda satışa sunulan, özenle seçilmiş yüzlerce ürünü incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Kendimi bana atanmış hiçbir kimlikle özdeşleştirmezken bir tanesine kayıtsız kalamıyorum: gece kuşu olmak. Kendimi bildim bileli erken kalkmaktan hoşlanmam. Eskiden ilk uyandığımda ev/oda arkadaşlarım suratımdan akan mutsuzluğu görüp bir şeyim olup olmadığını sorarlardı (günaydın bile demediğim için de olabilir). Cevabım ise hep standarttı: “Uyandım, daha ne olsun?” Akşama doğru ise keyfim yerine gelir ve birçok insanın uyku saati geldiğinde sanki ben yaşamaya yeni başlardım.
Sabah huysuzluğumu insanlara yansıtmamayı öğrendim ama akşamları canlanma hâlim hâlâ mevcut. Sanki gün daha yeni başlamış gibi yaşam enerjim geç saatlerde gelir. Ders çalışılacaksa bunu olabilecek en geç saate bırakır ve bazen sı*tın mavisini kucaklarım. İçten içe de sabahtan kalkmalı çalışma düzenini kim buldu diye sinirlenirim. Niye herkes sabahçı olmak zorunda? Kapitalizmin bir oyunu mu bu? İşim yoksa da internetin derin sularına dalıp yarınlar yokmuş gibi aklıma gelen saçma sapan her şeyi Google’a sorarım. Sanki sabah zorla kalkmanın öcünü alır gibi uykumu ertelerim inatla.
Bu inatlaşma meselesi meğer psikolojide de yerini bulmuş ve ben yalnız değilmişim (bu sefer anket yapmama gerek kalmadı!). Revenge bedtime procrastination ya da intikam amaçlı uyku vakti erteleme. Yatağa geçse bile telefona bakmak, dizi izlemek gibi çeşitli aktivitelerle uykuya dalacağı vakti erteleme hâline verilmiş bir isim. Özellikle gündüz yeterince dinlenecek vakti olmayan (Çin’de ağır koşullarda çalışan işçiler gibi) veya gün içinde hayatının kontrolü elinde değilmiş gibi hisseden bireylerde görülen bir durum olduğu söyleniyor. Bir nebze de olsa zamanını değerlendirmede özgür hissetme hâli gibi sanırım. Kimileri bunu otokontrol eksikliğine bağlarken kimileri de gece kuşlarının biyolojik olarak uyku saatiyle ilgili farklı tercihleri olduğunu belirtiyor.
Benim durumum hangisinden kaynaklı bilmiyorum ama erkenci kuşlara göre dizayn edilmiş bu sisteme zorla ayak uyduruyor olmanın getirdiği bir durum olabileceğini düşünüyorum. Yine de bu sistemde zorlanan tek insan olmadığımı bilmek bir parça iyi hissettirdi. Aranızda benim gibiler varsa yalnız olmadığınızı bilmenizi isterim. Ne diyelim, gece kuşu 20'liklere selam olsun!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Nordiklerden gece ilkeleri, Dün Gece, Keyfim tanışması ve 'ilkel vücut'
17 Kas 2022

YAZARLAR

Irmak Hacımusaoğlu
Beyine bakar, tespit yapar, yazar, çizer ve günün sonunda “ben ne yapıyorum yaa” der 🫠

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR



