Global Döngüsel Ekonomi Eylem Planı

İklim krizi ile mücadele amacı ile küresel çapta atılan adımları artık hepimiz biliyor veya bir şekilde duyuyoruz. Paris İklim Anlaşması, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve en son da geçtiğimiz günlerde BM ülkelerinin çalışma yapılması için anlaşmaya vardığı Plastik Kirliliği Anlaşması bu adımlardan en çok gündeme gelenler. Bu anlaşmalar veya aksiyon planları iş işten geçmeden iklim krizi ile mücadele edebilmemiz ve geleceği yaşanabilir kılmamız açısından önemli. Fakat çok fazla dikkate alınmayan, belki de gözden kaçan farklı aksiyon planları da mevcut. Buna en önemli örnek ise Avrupa Komisyonunun 2015 yılında yayımladığı sonrasında da Yeşil Mutabakat içerisinde yer verdiği AB Döngüsel Ekonomi Aksiyon Planı. Bu aksiyon planının neler içerdiği ile ilgili detaylı bir yazıyı önümüzdeki haftalarda sizlerle paylaşacağız. Fakat burada dikkat çekmeye çalıştığımız konu şu. Küresel bir etki yaratmak için, herkesin bir şekilde dahil olması gereken küresel bir döngüsel ekonomi aksiyon planının eksikliği. Bu nedenle de bu yazımızda, Ellen MacArthur Foundation tarafından hazırlanmış olan Küresel Döngüsel Ekonomi Aksiyon Planı önerisinde neler olduğunu hep birlikte incelemek istedik.
Döngüsel ekonomi, çevresel etkilerin azaltılmasına olanak tanıyan, kaynakların verimli kullanılmasını sağlayan ve bunu yaparken de ekonomik bir büyüme sağlayıp, işsizlik sorununa bir nebze olsun çözüm getirmeyi amaçlayan bir düşünce şeklidir. Döngüsel ekonominin direkt olarak BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden 12.madde yani Sorumlu Üretim ve Tüketim maddesine dokunduğunu biliyoruz. Endüstriyel Gelişim veya İklim Eylemi gibi 11 farklı hedefe de dokunabilecek bir sistem yapısı sunar.
Döngüsel ekonomi küresel iş yapış ve düşünce şeklimizi değiştirmeyi önerdiği için öncelikle kabullenmesi, sonrasında da eyleme geçilmesi noktasında sıkıntılar yaşamakta. Bu da bizi aslında global bir eylem planının eksikliğine götürmekte diyebiliriz. Küresel çapta devletler, özel sektör ve farklı paydaşlar döngüsel ekonomiye geçiş süreci ile ilgili farklı adımlar atsa da bunu kolektif bir anlayış içinde yapmadığımız sürece amacımıza asla ulaşamayacağımız bariz. Bunun için de Ellen MacArthur 5 maddelik bir “Küresel Döngüsel Ekonomi Yol Haritası” önerisinde bulunuyor.
1-Tasarımı döngüsel ekonomi prensipleri ile yeniden kurgulamak
Bildiğiniz gibi döngüsel ekonomi sistemin baştan tasarlanmasını amaçlıyor. Bunu yaparken de elbette materyal kullanımı kritik bir öneme sahip. Burada dikkat çeken en önemli öneri ise, artık ürün ve hizmetlerin kullan-at mantığından çıkıp, uzun süreler boyunca kullanılabilecek şekilde tasarlanmasına odaklanılması.
- Yeniden kullanım, tamir, bakım&onarım ve kompostlanabilir ürünlerin standart hale getirilmesi,
- Malzeme pasaportları ile kaynakların takibine imkân sağlayan süreçler,
- Özellikle toprak kullanımı gerektiren süreçlerin yenileyici anlayışla yeniden düzenlenmesi,
Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirecek tüm regülasyonlar, küresel bir etki yaratmak adına bu ilk maddede yer almakta.

2-Kaynakların verimli kullanımını sağlayacak yeni düzenlemeler
Döngüsel ekonomide bir kaynak ne şekilde veya ne amaçla kullanılırsa kullanılsın, döngü içerisinde kalarak her zaman en üst seviyede değer sunacak şekilde yer alır. Bu da artık atık kelimesinin tamamen kullanımdan kalkması ve onun yerine hammadde kelimesinin onun yerine geçmesi ile mümkün olabilir. Bu şekilde her şeyi atık olarak değil hammadde olarak görmeye başlayabiliriz.
- Karbon vergisinde olduğu gibi, tamir edilemeyen, yeniden kullanılamayan veya bu tarz döngü içinde kullanılamayacak ürün veya hizmetlerin vergilendirilmesi,
- Atık yönetim hiyerarşisinin baştan tanımlanması,
- Üreticilerin ürünlerinden sorumlu olduğu ve depozito sistemi ile kullanımı bitmiş olan malzemelerin yeniden üretim süreçlerine dahil edilmesi için regülasyonlar çıkartılması,
Bu maddeler ile, yıllarca teknolojiye güvenip, “bu malzeme biterse başkasını kullanırız” söyleminden kurtulup, elimizde olan her malzemenin değerini anlama şansımız artacaktır.
3-Ekonominin döngüsel bir şekilde çalışması
Ekonomi, diğer tüm akademik tanımlarının yanında en temelde, insanların belirli ihtiyaçları için kaynakları kullanarak değer yarattıkları bir sistemden ibarettir. Bu da, bu sistemi insanlığın ortaya çıkarttığını ve doğru düzenlemelerle negatif etkilerinin azaltılabileceği gerçeğini bizlere anlatır niteliktedir.
- Vergilendirme ve ekstra ücretlendirmelerle döngüsel ekonomiye uygun işlemlerin desteklenmesi,
- Reformlar ve devlet desteklerinin aktif olarak döngüsel ekonomi için kullanılması,
- Özellikle küreselleşmenin getirdiği çevresel negatif etkileri azaltmak adına, ticari anlaşmaların döngüsel ekonomi prensiplerine göre güncellenmesi,
Bu maddeler sayesinde, aslında ekonomik kârlılığı en üst seviyede tutarak, mevcut iş düzenimizin tüm negatif etkilerini azaltmak mümkün olabilir.
4-Inovasyon, altyapı ve yeteneklere yatırım
Döngüsel ekonominin en güçlü olduğu nokta sınırlarının olmadığı, inovasyona açık bir sistem olmasıdır. Bu da bu özgürlüğün regülasyonlarla korunması durumunda, döngüsel ekonomiye geçiş sürecinin dışarıdan zorla gelen bir değişiklik değil, herkesin o özgürlüğün bilincinde olduğu içsel bir dönüşüm sürecine evirilmesine olanak tanıyabilir.
- Farklı disiplinlerin birlikte yenilikçi araştırmalar yapmasına olanak tanıyan fonlar,
- Dijital ve fiziksel altyapı sistemlerinin baştan aşağı değiştirilerek lineer ekonomiye dair tüm kalıplaşmış süreçlerin değiştirilmesi,
- Tüm öğrenim seviyelerinde döngüsel ekonominin temel eğitim planına dahil edilmesi,
Fark ettiğiniz üzere, buradaki maddeler, kültürel değişimi de tetikleyecek önemli noktalara değiniyor. Döngüsel ekonominin inovatif düşünce sistemi sayesinde aklımıza gelmeyecek birçok farklı alanda yeni yetenekler doğurması beklenen bir şey. Bu nedenle araştırma ve eğitim finansmanının yasalarla desteklenmesi dönüşüm sürecinde kritik bir rol oynayacaktır.

5-Sistem değişimi için birliktelik
Devletlerin, özel sektörün ve ilgili tüm paydaşların birlikte çalışması ile ulaşılabilecek olan döngüsel ekonomi, farklı disiplinler ve farklı sektörlerden uzmanlığın bir arada kullanıldığı bir senaryoda mümkün olacaktır. Küresel sistemimizin birbirine ne kadar bağlı olduğunu geçen haftaki yazımızda tartışmıştık. Teknoloji sayesinde elde ettiğimiz küresel ağ, bugün her zamankinden daha çok birlikte çalışmayı gerektirmekte.
- Devlet ve özel sektör başta olmak üzere, farklı disiplinler ve farklı değer zincirlerinin birlikte çalışmasına olanak tanıyan yeni çalışma grupları,
- Paris Anlaşmasını imzalayan ülkelerin yayımladıkları “Ülke Hedefleri” gibi, her ülkenin döngüsel ekonomi ile ilgili hedef ve adımlarının belirlenmesi,
- Günümüzün en önemli değeri olan veri biliminin yardımı ile etkinin ve hedeflerin bilimsel yöntemlerle ölçülmesi ve kontrol edilmesi,
Tüm bu adımlar, küresel ölçekte birlikte çalışmayı gerektirecek bir süreç gerektiriyor. Avrupa Yeşil Mutabakatının sadece AB ülkelerinin iklim krizi ile mücadelede atacağı adımları atıyor olması, diğer ülkeleri bir nebze etkiliyor olsa da, direkt bir etki yaratmayabilir. Paris Anlaşması gibi daha küresel bir anlaşmanın döngüsel ekonomiyi bir düşünce ve sistem değişikliği olarak algıladığımız noktada daha doğru olacağı kanısındayız. Fakat yine de, diğer tüm hedefler, aksiyon planları veya anlaşmalarda olduğu gibi bu tarz küresel odak noktalarının sadece devlet yöneticileri seviyesinde karar alınan konular olmaması gerektiğini düşünüyoruz.
Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasını olması gerekenden çok sonra Meclis’ten geçirdiğini düşününce aklımıza “Küresel Döngüsel Ekonomi Eylem Planı” için tüm dünya vatandaşlarını kapsayacak bir oylama yapılması gibi ilginç ama etkili olabilecek bir fikir de gelmedi değil.
Ne dersiniz; yakın zamanda küresel çapta döngüsel ekonomiye geçiş sürecimizi doğru bir şekilde hızlandıracak, elle tutulur bir aksiyon planı görebilir miyiz?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi
Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!
İLGİLİ OKUMALAR



