Güvenli İlişkilerin Önündeki Engel: Flört Şiddeti

Çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla yemek yiyorsunuz ve partneriniz sizinle bu yüzden tartışıyor. “Seni çok seviyorum ve başkalarıyla paylaşmak istemiyorum. Bütün zamanını benimle geçir istiyorum.” gibi cümleler kuruyor. Hatta bu arkadaşınıza mesaj atıyor ve sizinle görüşmesini istemediğini söylüyor. Partneriniz bir yere gittiğinizde gittiğiniz yer ile ilgili her ayrıntıyı size soruyor, kiminle buluştuğunuzu, ne yapacağınızı öğrenmek istiyor ve öğrenemediği her ayrıntı için sizden şüphe duyuyor. Partnerinizle birlikte otururken telefonunuzu bırakıp gittiğinizde mesajlarınıza, sosyal medyada kimlerle takipleştiğinize bakıyor. Canı öyle istediği ya da öyle uygun bulduğu için takip listenizden insanları çıkarıyor ya da onlara mesaj atabiliyor. Tüm bunları sizi çok sevdiği ve korumak istediği için yaptığını söylüyor. Yakın çevrenizde veya kendi hayatınızda deneyimlemiş, gözlemlemiş olabileceğiniz bu davranışlar aklınıza ilişkide şiddetin var olduğu düşüncesini getiriyor mu? Yoksa fiziksel bir şiddet içermedikleri ve hatta kimilerince ilgi göstergesi sayılabilecekleri için bunların doğal olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Flört şiddeti, partnerimizin ya da flört ettiğimiz kişinin bizi kontrol etmek ya da üzerimizde bir tahakküme sahip olduğunu gösterebilmek amacıyla bize fiziksel, duygusal, sosyal, dijital ya da cinsel şiddet uygulaması anlamına geliyor. Israrlı takip davranışları da flört şiddeti kapsamına giriyor. Bütün bu şiddet davranışları tehdit, kısıtlama ve baskı içeriyor. Flört şiddeti için 16-24 yaş aralığı kritik bir önem taşıyor çünkü birçok birey en çok bu yaş aralığında şiddete uğruyor. Flört şiddetine hem kadınların hem erkeklerin maruz kalabileceği görülse de çoğunlukla kadınlar bu durumu deneyimliyor. Toplumsal cinsiyet rollerinin flört şiddeti ile yakından ilgisi olduğu biliniyor. Toplumda cinsiyetlere atfedilen güçlü/güçsüz rolleri ve erkeklerin şiddet davranışlarının kimilerince daha “tolere edilebilir” görülmesi flört şiddetini körüklüyor.
Genellikle sözel veya duygusal şekillerde kendisini göstermeye başlayan flört şiddeti çeşitli şekillerde ve yoğunluklarda devam edebiliyor. Üzerine konuşulması duygusal olarak kolay bir konu olmasa da tüm bu şiddet türlerinin içeriklerini bilmek önem taşıyor. Bu yüzden gelin birlikte inceleyelim.
Ayırt etmesi görece daha kolay olan fiziksel şiddet kasten ya da istemeyerek vurmayı, tekmelemeyi, ısırmayı, boğmaya çalışmayı, birini gitmemesi için fiziksel olarak engellemeyi ve bir şeyler fırlatmayı içeriyor. Fiziksel şiddet davranışlarının acıtması ya da iz bırakması gerekmiyor.
Çok daha sinsice hayatımıza işleyen duygusal şiddet davranışları arasında bağırmak, tehdit etmek, aşağılamak, hakaret etmek, sürekli suçlamak, iftira atmak gibi durumları sayabiliriz. Bunların yanı sıra , partneri maddi olarak baskı altında tutmak, ona kontrolcü davranışlar sergilemek, kişileri fiziksel, duygusal ya da zihni engelleriyle ilgili aşağılamak da duygusal şiddet kapsamında değerlendiriliyor.
Duygusal şiddet maalesef sadece bunlarla sınırlı kalmıyor. Kişiyi arkadaşlarından ve ailesinden izole etmek, onlarla görüşmesine izin vermemek, kişinin arkadaşlarını sürekli şüpheyle kontrol etmek, kıskançlık yaparak yeni arkadaşlıklar kurmasına engel olmak, dışarı çıkmasıyla ilgili ısrarlı problemler çıkartmak ve kişiyi sosyal çevresine rezil etmekle tehdit etmek sosyal şiddet olarak değerlendiriliyor ve duygusal şiddet başlığı altında inceleniyor.
Flört şiddetinin son zamanlarda yaygınlaşan bir diğer türü ise dijital şiddet. Dijital ortamdan gerçekleştirilen ısrarlı aramalar, sosyal medyadan yapılan tacizler, çıplak fotoğraf atılması için yapılan ısrarlar bu türe örnek gösterilebilir. Bazı kişiler sosyal medyayı, partnerlerini kontrol etmek veya takip etmek için kullanabiliyor veya partnerlerinin sosyal medya şifrelerini isteyebiliyor. Bu davranışlar da kişilere oldukça zarar veren flört davranışları arasında bulunuyor. Ayrıca aramaya veya atılan mesaja anında cevap verilmediği için gösterilen agresif davranışlar da flört şiddeti davranışı olarak değerlendiriliyor.
Cinsel şiddet davranışları kişiye herhangi bir cinsel eylem için baskı kurmayı içeriyor. Genellikle “Bana güvenmiyor musun?”, “Sevsen bana izin verirdin.”, “O zaman neden birlikteyiz ki?”, “Eh o zaman ihtiyaçlarımı karşılamak için benim de başka yöntemler düşünmem gerekecek!” gibi cümlelerle duygusal olarak cinselliğe zorlanan partner, bunun bir cinsel şiddet örneği olduğunu anlayamayabiliyor. Bireyin doğum kontrol yöntemlerine karışılması, hatta onları kullanmasına engel olunması da yine cinsel şiddet kapsamına giriyor.
Flört şiddetinin sıkça görüldüğü bir ilişkide kalmak uzun vadede ruh sağlığımıza zarar veriyor. Yapılan araştırmalar flört şiddetine maruz kalan kişilerin madde kullanma, antisosyal davranışlar gösterme ve depresif olma ihtimallerinin arttığını gösteriyor. Bu kişiler genel olarak başkalarıyla yakın olmaktan korkmaya başlıyor ve hayata daha olumsuz yaklaşıyorlar. Şiddetle birlikte azalan öz saygılarının yanı sıra “sağlıklı ve mutlu ilişki” kavramına da inançlarını yitirebiliyorlar.
Peki bunca olumsuzluğa rağmen flört şiddeti içeren ilişkilerde neden kalabiliyoruz? İlk aşamada, gerçekten şiddete uğrayıp uğramadığımız konusunda kafamız karışık olsa da çoğunlukla bu konuda başkalarıyla konuşmaktan çekinebiliyoruz. Yargılanma ya da insanları inandıramama korkusu başkalarına açılmamıza engel olabiliyor. Kimilerimizde de “Her ilişki zaten böyledir.” inancı oluyor. Sosyal şiddet sonucunda hali hazırda izole edilmiş olmak da bize yardımcı olmayabiliyor. Üstelik sevdiğimiz kişi hakkında böyle düşünmek ya da hissetmek kendimizi suçlu hissettiriyor. Kimi zaman yalnız kalmaktan korkuyoruz. Kimi zaman sadece ilişkideki pozitif durumlara odaklanarak (“İyiyken çok iyiyiz” gibi) negatif olanların önemini kendimizce azaltıyoruz. Bir süredir bu ilişkinin içinde olmak da bizi çıkmaktan alıkoyabiliyor çünkü zaman kaybetmiş olmaktan korkuyoruz. Üstelik, derinde bir yerlerde partnerimizi düzeltebileceğimiz duygusu da bizi rahat bırakmıyor. Şiddet içeren durumlardan sonra bizi özürlere, sevgi sözcüklerine ya da hediyelere boğan partnerimiz de bizi bir şeylerin düzeleceğine inandırabiliyor.
Ne yazık ki şiddetin olduğu yerde aşk barınmıyor. Flört şiddeti kendiliğinden geçmiyor. Şekil değiştirerek ilişkide kendisini göstermeye devam ediyor. Bu davranışların yanlış olduğunu ve bunları hak etmediğimizi fark edebilmemiz, yanlışların üzerini kapatmamaya karar vermemiz ve sosyal destek ağlarından faydalanarak bir çıkış planı yapabilmemiz tam da bu noktada önem taşıyor. Flört şiddeti içeren bir ilişkiden çıktıktan sonra, toparlanabilmek adına yoğun bir desteğe ve öz bakıma ihtiyaç duymaya da oldukça sık rastlanıyor. Bu noktada gerekirse profesyonel destek almak, bizi seven ve önemseyen insanlarla sıkça vakit geçirmek, bir sonraki ilişkiden önce kendimize biraz zaman ve alan tanımak iyi oluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İlişkimizde birçok şey bu kadar olumlu ve güzelken bazı şeyler bizi rahatsız ediyor olabilir mi? Partnerimizin “bizi çok sevdiği için” yaptığı ama bizi rahatsız eden davranışlara dikkat etmek gerekiyor.
02 Ara 2021

YAZARLAR

Yakın İlişkiler
İlişkilere bilimsel bir bakış açısı!
İLGİLİ OKUMALAR


