
1- Öncelikle sizi ve GZone’u tanımak isteriz. Sencer Piyancı kimdir? GZone serüveni ne zaman ve nasıl başladı?
Tabii ki. Ben Sencer Piyancı. Yaklaşık 23 yıldır GSM sektörü, katma değerli servisler, müzik, reklam ve pazarlama alanlarında çalışıyorum.
GZone, Eylül 2014'te ben ve diğer kurucu ortak olan arkadaşım Onur Özışık'ın girişimi ile kuruldu. Tesadüflerin getirdiği bir dizi olaylar sonrasında, birkaç arkadaşımızla beraber Türkiye'nin ilk eşcinsel yaşam dergisi olma amacıyla yola çıktık. Bu hedefimiz zaman içinde, sadece eşcinseller için değil, tüm LGBTİ+'lar için ana akımda görünürlük sağlamak üzerine içerikler üretmeye dönüştü. O günden bu güne, gönüllü ekip arkadaşlarımızın da desteğiyle bu konuda çalışmaya devam ediyoruz.
2- Yolculuğa online bir dergi olarak başladınız; ama dijital yayıncılığın her alanına genişlediniz, etkinlikler de cabası. Bundan sonraki planlar nedir? Yeni yılda yeni mecralarda da görecek miyiz GZone’u?
GZone mümkün olan her mecrada yer almaya çalışıyor; ancak çoğu zaman maliyetler elimizi kolumuzu bağlıyor. GZone olarak kendimiz büyürken camiamızı da büyütmek adına, hem bu dünyanın öznelerine ürettiğimiz içerikler ve yaptığımız etkinliklerde alan açarak hem de bazen yardım kampanyalarıyla ihtiyaç sahibi LGBTİ+'lara destek olmaya da çalışıyoruz. Yeni senede, daha çok insana dokunduğumuz içerikler üretmeyi ve -eğer pandemi izin verirse- daha büyük etkinlikler yapmayı hedefliyoruz.
3- Ekip ağırlıklı olarak gönüllülerden mi oluşuyor? Öyle ise, gönüllü bir ekibi motive etme konusunda zorluklar yaşıyor musunuz?
Evet ağırlıklı olarak gönüllü arkadaşlarımız var. İlk 4 senemizde her ay belli bir disiplinle dergi sayısı hazırladığımız için tüm ekibe atanan görevler vardı ve herkes de bu görevleri aksatmadan, şevkle yerine getirdi. Ancak Ocak 2020 sonrasında dergi formatı yerine daha günlük ve daha dinamik içerikler üretmek üzerine, gerçekten gönlünden kopanın dilediği gibi içerik ürettiği ve katkıda bulunduğu bir sisteme döndük. Bu sayede "gönüllü" kelimesinin altını da tam doldurduğumuzu düşünüyorum. Gönüllü olarak etkinliklerde yer alan, bağış yapılması için konferans düzenleyen, farkındalık için yayınlarımızda moderatörlük yapan arkadaşlarımız var, yani kendi istedikleri alanlarda istedikleri gibi çalışıyorlar. Bu çalışma tarzının onları da manevi olarak tatmin ettiğini düşünüyorum ve bir "görev atanması" sonrasında değil de, kişinin kendi isteğiyle gerçekleşen bu üretim sürecinden çok memnunum.
4- GZone’nu diğer LGBTİ+ oluşumlarından ayıran şey nedir? Ana hedefiniz doğrultusunda başarılı olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Politik olmakta elbette bir sakınca yok; ancak biz bir dernek ya da bir inisiyatif gibi politik hedeflerle ilerlemiyoruz. Derdimiz başından beri LGBTİ+'ları ana akımda gündeme taşımak ve -elbette var oluşumuzu inkar etmeden- pozitif mesajlar vermekti. Nefret söyleminin de hep karşısındayız. Bu 7 senede bile, kendi camiamızda çok şey değişti. Önceden doğru bildiğimiz bazı şeylerin yanlışlığını gördüğümüz de oldu, özeleştiri verip kendimizi geliştirdiğimiz de. 7 sene nereden bakarsanız bakın, bir yayın mecrası için uzun bir süre. Bu yüzden ana hedefimizden sapmadığımızı düşünüyorum, hatta bu yolculuk sırasında kendimizi geliştirdiğimizi de görüyorum. Biz de, herhangi LGBTİ+ dernek ya da oluşum kadar mücadele veriyoruz. Hepimiz farklı alanlarda bu mücadeleyi veriyoruz. Herkesin mücadelesine de saygı duyuyoruz.
5- GZone aynı zamanda marka iş birliklerine de imza atıyor. Başladığınız günden bu yana, Türkiye’deki markaların LGBTİ+ bir oluşum ile iş birliği yapmaları konusunda olumlu ya da olumsuz bir gelişme gözlemliyor musunuz?
Açıkcası ilk başladığımız zamanlarda kafalar biraz daha açıktı. Özellikle 2015'teki global "Love is Love" rüzgarından sonra birçok marka Türkiye'de de LGBTİ+'ları destekleyen işler yapmayı denedi. (Bizimle ya da başka markalarla) Ancak özellikle 2017 sonrasında geriye adımlar atıldı. Özellikle 2019'da etkinliklerimiz konusunda ivme kazanıp değerli sponsorlarla ilerlerken, aynı sponsorlar 2020 ve 2021'de yanımızda pek yer almamayı tercih ettiler. Bu yüzden olumsuz gelişmeler gözlemliyorum ne yazık ki, ancak bu da bir dönemdir ve geçicidir. Dünya üzerindeki en önemli ve başarılı markalar her zaman için toplumsal cinsiyet/cinsel yönelim eşitliğine önem veriyorlar. Bizde de er ya da geç süreç bu şekilde ilerleyecektir çoğu marka için.
6- Gzone yeni gönüllülere de açık bir oluşum mu? İçerik üretmek ya da katkı sağlamak isteyen insanlar size nasıl ulaşabilir?
Evet elbette, kapımız herkese açık ancak belli formatta, belli hedefler doğrultusunda planlanan yayınlar yapıyoruz. Mottomuz aynı olsa da, bu hedefe ulaşmak için artık birkaç sene öncekinden farklı ya da farklı şekilde içerikler üretiyoruz. İçerik üretmek isteyenlerin Instagram adresimiz "@gzonemag" üzerinden DM atmaları en etkili yöntem.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Thiscover Me
Girişimcilik ve yatırımcılık dünyası hakkında sizi bilgilendirir.
İLGİLİ OKUMALAR



