Hacer beni evine çağırdı. İşçi kızın davetini memnuniyetle karşıladım

Bir işçi ailenin yaşayışını yakından tetkik edebilecektim

(17)
Röportajı yapan:
Neriman


Sağa baktım, sola baktım, yanımdaki kızlar:

— Yapma kız!

— Etme kız!

— Usta kızar kız! 

Diye beni işime teşvik ediyorlar.

Gene bunlardan öğrendim ki usta bugün bir işçiye yol vermiştir.

— Neden? diye sordum.

Bu sualimi cevapsız bıraktılar. Belki de o, kendisine verilen ücretin karşılığını fabrikaya işiyle ödemiyordu.

***

Hacer beni çok bekletmedi. Hemen koşar adımlarla geldi. Beraberce kapıdan çıktık.

Hacer, Halıcıoğlunda, Ayazmada oturuyordu. Kendisinin söylediğine göre, bu semtte belki cambaz da oynayacaktı. Hem onu seyredecek, hem eğlenecek, hem de konuşacaktım.

Merakım ne cambazda, ne eğlencede, ne de konuşmaktaydı. Bir işçi evini yakından görmek, bir işçi ailenin yaşayışını yakından tetkik etmek imkânına kavuşmak istiyordum.

İşte bunun içindir ki Hacerin teklifini cana minnet bilmiş ve hemen kabul etmiştim.

Hacere gelince, o da davetini kabul etmemden memnun görünüyordu. Yolda giderken hep o konuşuyordu... Dün gece Şehremininde bulunan akrabalarına gittiklerini, Naşidin komikliklerini, aktrislerin açık saçık kıyafetlerini anlatıyor, yarı uyku içinde geçen geceden sonra bugün, öğleye kadar çalışmanın kendisine pek ağır geldiğini söylüyordu.

Hacer, ne çirkin, ne de güzeldi. Giyinişi, basitliğine uygundu. Zaten yüzüne bakan da onda daha başka bir mâna aramıya etmezdi.

Biz, işçilerden ayrılıp ta bir kayığa atlamak için yol aldığımız sırada yanımıza genç bir işçi kadın daha takılmıştı.

Genç kadının, siyah ince mantosunun önü açıktı. Ve, arkasındaki eski yamalı, basma entarisi görünüyordu.

Güneşten rengini atmış, krep damor baş örtüsünün uçlarını çenesine bağlamış, sarkıtmıştı. İlk bakışta insana güzel görünen bir tavırla mütemadiyen gülümsüyordu.

Fabrikanın tam arkasına düşen sahile saptık. Buradan bir kayığa atlayarak doğruca Halıcıoğluna geçecektik. Kirli sahilde, dolmuşa adam taşıyan kayıkçılar vardı. Bunlardan birinin kayığı âdeta dolmuş gibiydi. Bizi bekliyormuş hissi verecek suretta, daha görür görmez:

— Haydisenize.. Kalkıyor!

Diye bağırdı.

Bu davete bir an evvel icabet edebilmek için koşuştuk. Biz atlar atlamaz da kayıkçı, elindeki küreği sahile dayayarak kayığı açtı.

Kayıkta kadınlı erkekliyiz. Erkekler aralarında konuşuyor ve gülüşüyorlar. Biz, bir kenara çökmüş ve onlara hemen hemen arkamızı dönmüş vaziyetteydik.

Birbirimizi görmüyorduk. Fakat çekingen ve yılışık bakışların sandalın havasında belirsiz bir dalga yarattığını hissediyorduk. Yanımızdaki genç kadın, kıskanç kocasının hayaliyle, baş örtüsünün sarkan uçlarını çenesine doladı.

Ben, denizi, giden gelen kayıkları, vapurları seyrediyordum. Hacerle genç kadın, yavaştan konuşuyorlar, galiba da kazan kaynatıyorlardı. Mevzularını bilmediğim için arasıra kulağıma çarpan cümlelerden bir mâna çıkartamıyordum.

Nihayet karşı sahili bulduk. Yüzer para vererek sandaldan atladık. İskeleden yürüyerek dar bir sokağın başına geldik. Genç kadın, yanımızdan koşa koşa ayrıldı. Kocası mezbahada ameleymiş... Orta yaşlı bir adammış, eve her akşam et kokuları içinde gelir, vazifesi 75 kuruş gündelikle koyun gövdelerini sırtında taşımakmış..

Kaynanası, kayınbabası, görümcesi varmış, beş senelik evliymiş, üç yaşında bir oğlu da varmış.

Ayrılmazdan biraz önce konuştuğu mevzu yemekti. Acele eve gitmesi icap ettiğini, öğle yemeğini hazırlamak mecburiyetinde olduğunu söylüyordu.

— Akşamdan kalma fasulye, mercimekli bulgur pilâvımız var, diyordu.

Belki kocası eve gelirken bir kilo da üzüm alıp getirirdi. O ayrılınca Hacer de kendisinden bahse başladı.

— Benim de babam kahvecidir, dedi. Ona Hacı derler.

Sonra daha geniş, daha hususî izahlara girişti.

Babasının kendi babası olmadığını, anasının bu adama iki defa vardığını, bu evlenişlerden birincisinin nikâhlı, ikincisinin nikâhsız olduğunu söyledi...

(devamı var)


Kaynak: Haber (Akşam Postası), 9 Birincikânun 1937, Sayfa 11.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

KupürKupür

BÜLTEN SAYISI

Bir işçi gibi fabrikada çalıştım; hizmetçilik yaptım! #5

Çöpçatan Böğrülce, fabrikanın gözcüleri ve pis köşeleri, işçi ailesine ziyaret

04 Kas 2022

Neriman

YAZARLAR

Kupür

Geçmiş gazete ve dergilerden yazılar, makaleler, röportajlar. İki haftada bir cuma neşrolunur.

İLGİLİ OKUMALAR