Hafif içim ısınsın ama bir yandan da spooky olsun: Mercury

Uzun yılların ayırdığı iki genç kızın hikâyesi: 1850’lerde yaşayan Josey Fraser ve 2009’da liseye yeni başlayan Tara Fraser.
Hafif içim ısınsın ama bir yandan da spooky olsun: Mercury

23 Ekim - Kidly - Piccolo
Kidly ile birlikte

Yayıncılıkta yeni bir bakış açısı: Kidly Bugünün çocukları için bugünün hikâyelerini, oyunlaştırılmış bir deneyimle sunuyor. Kidly ’yi yakından tanıyalım. Kidly , okul öncesi ve ilköğretim çağındaki çocukların nitelikli ekran süresi geçirmesini sağlayan, sesli ve resimli hikâyeler kütüphanesi. Kidly kütüphanesi, günümüz değerleri ve oyunlaştırma Kütüphanenin büyük bir kısmını Kidly içerik ekibi tarafından yaratılan Kidly Orijinal kitapları oluştururken, kütüphanede sevilen basılı çocuk kitaplarının dijital versiyonları da mevcut. Tüm hikâyeler özenle seçiliyor ve psikolojik danışman eşliğinde yayınlanıyor. Günümüz değerlerini yansıtan; cinsiyet eşitliği, farkındalık, yoga, felsefe, bilim, sanat ve hayvan hakları gibi birçok değerli konuda hikâye var. Ve işe eğlence katan oyunlaştırılmış okuma deneyimi! Böylelikle çocuklar okudukça rozet ve karakter kazanıyor ve kazandıkça okumayı seviyor. Kidly hikâyelerini okumak ve dinlemek için uygulamayı bu bağlantıdan indirebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Selamlar sayın Piccolo okuyucuları, yine karşınızdayım. Bu sefer size Hope Larson’ın Mercury’sini getirdim. Hope Larson’ı çok seviyorum. Alara bana “Halloween sayısına yazı yazar mısın?” dediğinde de aklıma ilk kendisi geldi. 

Larson’ın bize hiç fark ettirmeden hikâyelerine yedirdiği büyülü gerçeklik bence tam da bu sayıya uygun. Bu kitap, bahsettiğim gerçekliği ve ürpertici hikâyesiyle tam da buraya layık biri. Ben çok seviyorum, umarım siz de seversiniz.

Uzun yılların ayırdığı iki genç kızın hikâyesi: Mercury

Mercury, aynı toprağa bağlanmış ama uzun yılların ayırdığı iki genç kızın hikâyesi. Aslında galiba daha çok bir kolyenin hikâyesi, bilemiyorum açıkçası. İki genç kızımızın ilki 1850’lerde yaşayan Josey Fraser. Josey, mütevazı bir çiftlik hayatı yaşıyor. Ailesiyle birlikte inek sağmak, çamaşır yıkamak, meyve toplamak gibi işlerle gününü geçiriyor. Tara Fraser, 2009’da liseye yeni başlayan biri. Nesillerdir aynı aileye ait olan Fraser çiftliğinde yaşıyormuş—yakın zamana kadar. İsimlerinden de anlayacağınız üzere kan bağı bulunan bu ikili, kader ortaklığı da yaşıyor.

Karakterlerle tanış: Kitap, yıllar içerisinde şehrin geçirdiği değişimle başlıyor. Larson’ın detaylı ama bol boşluklu çizgileri bu panelleri göz alıcı kılıyor. Sonrasında ilk karakterimiz Tara’yla tanışıyoruz. Kendisi koşmayı seviyor. Aslında koşmayı sevmekten daha çok o bir atlet. Koşa koşa yanmış bir evin enkazına gidiyor. Biz de anlıyoruz ki burası eski evi. Tara’yla tanıştıktan sonra bu sefer geçmişe dönüyoruz.

🎃 İllüstrasyon: Hope Larson


Sırada Josey var. Josey, evinin yakınlarında iş yaparken Asa’yla tanışıyor. Asa’nın dediğine göre çiftliklerinin arazisinde altın bulmuş. Ve babalarıyla bunu konuşmak istiyor. Bu yıllar, Kuzey Amerika’da "Altına Hücum dönemi"nin tam da başları. Baba, dönemin heyecanıyla olaya atılıyor ve Asa birden hikâyenin baş karakterlerinden biri oluyor. Aynı zamanda Josey’nin de kalbini çalıyor.

Doğaüstü ögeler: Bir diğer baş karakterimiz de Ben. Ben ve Tara, fiziksel olarak biraz birbirine benziyor. Saçları neredeyse aynı hatta. Bu fiziksel benzerlik ikilinin yavaş yavaş birbirine güçlü duygular hissetmesine neden oluyor. Ben, Tara’nın kalbini çalıyor. Yavaş yavaş hikâyenin doğaüstü ögeleri de karşımıza çıkmaya başlıyor buralarda. Josey’nin annesi hayaletleri görüyor. Bu özellik, ailede bir miras aslında ve Tara’ya kadar geliyor.

Kitap, ağırlığının büyük bir kısmını ikili ilişkiler ve gençlik heyecanlarına ayırıyor; bu sayfalar da kitabı çok daha eğlenceli kılıyor. Hope Larson’ın dinamik çizgileri bu sayfaları görsel şölen hâline getiriyor. Çok fazla anlatmayacağım kitabı. Çünkü okuyun istiyorum. 

Gel zaman git zaman derken bu altın çılgınlığı Josey ve ailesinin hayatını altüst ediyor. Tara, büyük-büyük-büyük-babasının hayatını mahveden bu altınları bularak kendi hayatını kurtarmaya çalışıyor.

🎃 İllüstrasyon: Hope Larson


Genç yetişkin yazarlığından çizgi roman süperstarlığına: Hope Larson

Hope Larson’ı gerçekten çok seviyorum. Büyük geniş çantasından çıkardığı hikâyeler, hep kalbime dokunuyor. Çizimleri gerçekten harika. Çizdiği yüzlere sıkılmadan saatlerce bakabiliyorum. O da bunun farkında olacak ki bol bol yakın plan surat ifadesi görüyoruz. 

Tatlı ve bağımsız genç yetişkin yazarlığından çizgi roman süperstarlığına geçtiği dönemin tam ortalarında yaptığı bu kitapta niye çizgi roman süperstarı olduğunu görebiliyorsunuz.

Mercury’de bir YA çizgi romanında aradığım her şey var. Güzel, sakin ama hafif sinsi bir hikâye, romans ve gençlik ateşi. Mmmmhhh, leziz. Ayrıca yeteri kadar söylemediğimi düşündüğüm için tekrarlıyorum: Hope Larson, inanılmaz bir çizer. 

Sizin de böyle kitaplara ilginiz varsa, hafif içim ısınsın ama bir yandan da spooky olsun diyorsanız ya da sadece iyi anlatılmış bir kitap okumak istiyorsanız adresiniz Mercury olmalı. Hafta sonunuzdan bir saat ayırıp Kanada’nın ufak bir kasabasına gitmek çok keyifli olabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

PiccoloPiccolo

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎃 İç ısıtıcı ve spooky: Mercury çizgi romanı, illüstratör İdil Keyşan

Deniz Braderin'den hem uzun yılların ayırdığı iki genç kızın hikâyesi ➕ Evren Haritası'nda GIPHY işlerine bayıldığımız İdil Keyşan'la Adventure Time'a yolculuk.

30 Eki 2022

Kidly ile birlikte
Mercury

YAZARLAR

Deniz Braderin

Genelde müzikle ilgilenir, geri kalan zamanda da çizgi roman okur.

Piccolo

Aktivist okur-yazar dergi. Her pazar 12.00'de.

İLGİLİ OKUMALAR