Hawthorne Etkisi Nedir?

Büyük birader bizi izliyor mu?
Hawthorne Etkisi Nedir?

Bu kısımda psikoloji, sosyoloji gibi alanlardan çeşitli konulara ilişkin, Nedir? sorusunu soruyoruz. Bu sayıda Hawthorne Etkisi Nedir? sorusuna cevap arayacağız.

Hawthorne Etkisi, 1900'lü yılların başlarında Western Electric Hawthorne fabrikasında yapılan çeşitli çalışmaların adıydı. İlk çalışmalar, çalışılan alanlardaki aydınlatmaların etkilerini ve bunun üretkenliğin iyileştirilmesiyle nasıl bir ilişkisi olabileceğini anlamaktı. "Hawthorne Etkisi" terimi, 1958'e kadar Henry Landsberger'in 1920'lerin orijinal üretkenlik deneylerini gözden geçirdiği zamana dek, davranışla ilişkili olmasa da, günümüzde bunun şu anda Hawthorne Etkisi olarak tasarlanan “gözlemci etkisinden” kaynaklandığı anlaşıldı.

Zamanında yapılan bu araştırmalarda (1927-1932 arasında Elton Mayo, Fritz J. Roethlisberger ve William J. Dickson adlı endüstri psikologları tarafından gerçekleştiriliyor), kişilerin, kendileri üzerinde bir araştırma yapıldığında ve  bu vesileyle gözlemlendiklerini bildiklerinde, davranışlarında değişiklikler olduğu saptandı. Yani çalışanlar, sadece dolgun ücretler, uygun çalışma şartları gibi şeylerden değil, aynı zamanda insan olarak fark edilmeye, ilgi gösterilmeye, organizasyonları açısından faydalı olduklarının saptanmalarına ihtiyaç duymaktadırlar.

Verywellmind sitesinde yer alan bir habere göre, Hawthorne etkisi üzerine daha sonra yapılan araştırmalar, orijinal sonuçların abartılmış olabileceğini öne sürdü. 2009 yılında, Chicago Üniversitesi'ndeki araştırmacılar orijinal verileri yeniden analiz ettiler ve üretkenlikte diğer faktörlerin de rol oynadığını ve başlangıçta açıklanan etkinin en iyi ihtimalle zayıf olduğunu buldular.

Araştırmacılar ayrıca Hawthorne çalışmalarından elde edilen orijinal verileri de ortaya çıkararak, bulgular hakkında daha sonra bildirilen iddiaların çoğunun veriler tarafından desteklenmediğini öne sürdüler. Dolayısıyla bazı ek çalışmalar Hawthorne etkisine dair güçlü kanıtlar olmadığını gösterse de, Journal of Clinical Epidemiology'de yayınlanan 2014 tarihli bir sistematik inceleme, araştırmaya katılım etkilerinin var olduğunu buldu. 19 farklı çalışmanın sonuçlarına baktıktan sonra, araştırmacılar bu etkilerin açıkça meydana geldiği sonucuna vardılar, ancak nasıl çalıştıklarını, sahip oldukları etkileri ve neden ortaya çıktıklarını belirlemek için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.

Bununla birlikte, konuyla ilgilenen bir çok yazar, Hawthorne Etkisi’nin sadece 1900’lerin başında konsantre olduğu şekilde çalışan hayatındaki değişiklikleri değil, hayatımızın bir çoğunu kapsadığını iddia ediyor. Özellikle sosyal medya çağında. Kişisel olarak buna katıldığımı söyleyebilirim. Şöyle düşünün; Instagram, Twitter, Linkedin, Strava ve daha niceleri gibi, yaşamımızı, yazılarımızı, profesyonel hayatımız, spor hayatımızı görünür hale getiren mecralar var. Her birimiz bu mecralarda “izlendiğimizin” farkındayız, takipçilerimiz var. Bu takipçiler, hayatımızın akışını öyle ya da böyle etkiliyorlar çoğu zaman. Instagram’da içtiğimiz kahvenin görülmeyeceğini bilsek, yine de o kahveyi mutlaka ama mutlaka içer miyiz? Ya da Strava’da üstüste bir kaç gün bisikletimizi, koşumuzu görecek olanlar olmasa, iki elimiz kanda olsa o kilometreleri o gün kateder miyiz? Ya da konuşmacı olduğumuz seminerin Linkedin’de gözükecek olması bizi daha da çok motive etmiyor mu o içerik için? Gibi sorular geliyor hemen aklıma. 

Eminim ki bunların hiç birinden etkilenmediğini düşünen de vardır. Yine de bilinçaltımıza bu algının yerleşik olduğunu düşünenlerdenim. Kaldı ki, bu etki sayesinde yapılan şeylere, iş olsun ya da sosyal hayat olsun, daha motive olmak kötü bir şey mi? Bence kesinlikle değil. İlgi, alaka, izlenme, insanı motive eden şeyler olduğu sürece, varsın olsun. Hatırlayın, pandemi döneminde “izlenecek pek de bir şeyimiz kalmadığında”, herkes kendi çekirdek hayatının içinde dönüp durmaya başladığında nasıl da demotive olunduğunu…

Bunlar hep genellemeler olsa da, gerçeklik payı bir yerlerde mevcut. Onun da değerlendirmesi herkesin kendisine kalsın. İyi izlenmeler! 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

NİSAN ' 3

Sene-i Devriye

13 Nis 2022

NİSAN ' 3

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR