
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Uzun süredir beklenen hayvan hakları yasasında sancılı bekleyiş sona eriyor. AK Parti'nin hazırladığı teklifin bu ay içinde yasalaşması bekleniyor.
Yürürlükteki hayvanları koruma kanunu caydırıcı olmaması, sahipli-sahipsiz hayvan ayrımı yapması, hayvanları mal olarak tanımlaması gibi sebeplerle yıllardır eleştiriliyordu. TBMM'de komisyon raporları hazırlansa da sonuç alınamamıştı. Sürecin detaylarını merak edenler linkteki yazımızı okuyabilir.
Ne oldu: Ak Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, “Dünyayı birlikte paylaştığımız hayvan dostlarımız bize verilen emanet. Geçmişte kuş evleri yapan, kuşları koruma vakıfları kuran, kırsala vahşi hayvanların aç kalmaması için yiyecekler bırakan hayvan sevgisi ile bilinen bir kültürün, medeniyetin, inancın mensuplarıyız. Bu nedenle kanunu yeniden şekillendirmiş bulunuyoruz.” dedi.
Detaylar: Yasalaşması beklenen kanunun detaylarını da veren Ünal, tasarıda hayvanların eşya statüsünden çıktığını, canlı olarak değerlendirildiğini ifade etti. Yürürlükte olan yasaya göre hayvanlara zarar vermek, “mala zarar vermek” olarak değerlendiriliyor ve idari para cezası uygulanıyordu. Yeni düzenlemede bu suç için TCK uyarınca bir ceza öngörülecek. Bununla birlikte hayvanlar, sahiplerinin borçları sebebi ile icra konusu olamayacak.
Bir diğer önemli yenilik de nüfusu 75 bini aşan belediyelere, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izin almak suretiyle hayvan bakımevi kurma zorunluluğu getirilmesi. Bu sınırın altında kalan belediyelerinse sorumluluklarındaki sahipsiz hayvanları çevrelerinde bulunan en yakın hayvan bakımevine götürmeleri ve bakımlarını sağlamaları gerekiyor.
Ev hayvanının satışını da düzenleyen kanun, hayvanların petshop gibi işyerlerinden katalog aracılığıyla seçilebileceğini ancak sadece Tarım ve Orman Bakanlığı'nca izin verilen üretim yerlerinden teslim alınabilmesini öngörüyor. Kanunun önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen yunus parklarınsa kurulması, mevcut olanların da kapasite artırması yasaklanıyor.
Son olarak hayvanlara eziyet, işkence ve cinsel saldırıların TCK kapsamına alındığını ifade eden Ünal, "Bir hayvan neslini yok eden kişiye 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası, Bakanlığın uygun görüşü alınarak il hayvanları koruma kurullarından izin alınmak suretiyle düzenlenen folklorik amaca yönelik, şiddet içermeyen geleneksel gösteriler hariç hayvan dövüştüren kişiye 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası, kurban kesimi gibi kanunî istisnalar ile tıbbî ve bilimsel gerekçeler, gıda amacı, insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler dışında bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldüren kişiye 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bir ev hayvanına veya evcil hayvana işkence eden veya acımasız ve zalimce muamelede bulunan kişiye 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile hayvanlarla cinsel ilişkide bulunan kişiye 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden az olmamak üzere adli para cezası verilecek" dedi.
Eleştiriler: Konuştuğumuz İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu, kanun tasarısında bulunan hayvanın canlı statüsüne alınması ve hayvanlara karşı işlenen suçların TCK kapsamında değerlendirilmesi gibi gelişmelerin çok kıymetli olduğunu ancak yeterli olmadığını ifade ediyor. Bu noktada görülen eksikliklerden biri ise nüfusu 75 binin altında bulunan belediyelerin bölgelerinde bulunan sahipsiz hayvanların bakımı için diğer belediyelere başvurmak zorunda kalması.
Kalafatoğlu bu noktada yakın belediyelerde en azından tam teşekküllü hayvan hastaneleri olması gerektiğini aksi takdirde bu hayvanların İstanbul-Ankara gibi büyük şehirlere getirileceğini ve mevcut sorunların süreceğini ifade ediyor. Ayrıca yunus parklar ile yapılan düzenlemenin yeterli olmadığını ifade eden Tavşancıl, mevcut olan ve faaliyetine devam eden parkların da kapatılacağı bir son tarih verilmesi gerektiğini belirtiyor. HAYTAP Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ahmet Şenpolat ise hayvanlara karşı işlenen suçlara yönelik cezai yaptırımların alt sınırdan başladığını ve hâlâ caydırıcı olmadığını ifade ediyor. Son olarak kanun tasarısında sayılan suçlar arasında “hayvanla cinsel ilişki” suçunun dili eleştiriliyor ve cinsel ilişkinin rızaya bağlı bir eylem olduğu, suçun “hayvanın cinsel istismarı” olarak değiştirilmesi isteniyor.
Yazıda katkıları bulunan İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu’na teşekkür ederiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayımızdaki yazılarda şehirlerin geleceğine, nihayet yasalaşacak olan hayvan hakları yasasına ve Türkiye-AB ilişkilerine odaklanıyoruz.
06 Tem 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Mutlak butlan kararı, yalnızca CHP iç dengelerini değil, toplumsal muhalefetin yönünü, enerjisini ve mücadele kapasitesini de doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oldu. CHP’nin seçilmiş yönetiminin butlan tartışmalarına ayırdığı enerjiyi azaltıp odağını muhalefeti örgütlemeye ve CHP’yi de aşan geniş bir özgürlük cephesi kurmaya yöneltmesinin imkanları neler olabilir?
08 Tem 2026

Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi aldığı için ABD’nin ulusal güvenliğine tehdit oluşturan devletleri ekonomik ve askerî olarak sınırlandıran CAATSA yaptırımlarına Aralık 2020’den beri maruz kalan Türkiye’ye ABD Başkanı Trump’tan müjde geldi. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen Trump, hediye paketini Erdoğan’a sundu: Yaptırımlar kalkacak, F-35 konusu ele alınacak.



