Çocuklar Sağlıklı Olsun Diye!

İyi ki var hekim girişimciler....
Çocuklar Sağlıklı Olsun Diye!


1-Kendinizden bahseder misiniz?

Ben Görkem Astarcıoğlu. 16 yıllık Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı'yım. 15 yıllık da anneyim. Uzun yıllar aksiyon dolu Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nin sorumlu hekimi olarak çalıştıktan sonra hayallerimin peşinden gitmeye karar vererek bireysel çalışmaya karar verdim. Hastalarıma İzmir Alsancak’ta bulunan muayenehanemde Modern ve Kanıta Dayalı Tıbbın ışığından ayrılmadan Bütünleyici Tıp bakış açısıyla hizmet veriyorum. Sosyal medyada da “HEKİMANNE” adıyla ebeveynleri bilgilendirici paylaşımlar yapıyorum. Hayalim en baştan beri insanlara daha yakından ve daha fazla yardımcı olabilmekti. Bunun için evvela taze ebeveynlere rehber olması amacıyla bir kitap yazdım, Bebek Rehberi İlk Bir Yıl kitabım 2018’de Hayy Kitap’tan yayımlandı.

Sonrasında da girişimcilik serüvenim başladı.

2-Temelde çocuk ve toplum sağlığını daha iyiye götürmeyi hedeflediğiniz ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmeye gayret ettiğiniz bir girişiminiz var. BabyStar'ın hikayesini anlatır mısınız?

Ülkemizin sağlık sisteminin işlerliğine özellikle şu pandemi ortamında yakinen şahit olduk. Hastalık teşhis ve tedavisinde ülke olarak çok ilerideyiz. Fakat nüfus yoğunluğu nedeniyle sağlıklı kişilerle aslında yakından ilgilenemiyoruz. Yani koruyucu ve önleyici hekimlik kısmına pek vakit ayıramıyoruz. Oysa ki bütünleyici tıp farkındalığı bir çığ gibi büyüyor. Sağlık kontrolleri için ayırılan zaman kısa ve toplumumuzda da sağlık verilerine sahip çıkma bilinci eksik. E-nabız uygulaması bu ihtiyacı kısmen karşılasa da sistemler arası entegrasyon gerektiriyor ve ağır kalabiliyor. Herkesin sosyal medya platformlarında çok rahatlıkla kendini ifade edebildiği de aşikarken, neden sağlık verilerini arşivleyebildiğimiz, kendi sorumluluğumuzu kendimiz aldığımız, tüm ayrıntıları girebildiğimiz bir mobil uygulama olmasın diye düşündüm. Erişkin olunduğunda bile hala elde tutulması elzem olan aşı karnelerinin ebeveynler tarafından ortalama 2 yıl içinde kaybedildiği günümüzde hem ulusal aşı takviminde bulunan hem de özel olarak tamamlanan aşıların kayıt altında kalması önemli. Büyüme gelişme grafiklerinin takip edilmesi de ortaya çıkabilecek bir sorunun erken habercisi olabilmesi açısından önemli.  

Hekim tarafından bakacak olursak da; özel hizmet veren hekimler hastalarıyla mesai saatleri dışında da iletişim halinde kalmakta. Çokça hasta arasından bir anda arayan ya da mesaj yazan hastaya konsantre olmak güç olabilmekte. Yönlendirme yapmadan evvel hekimin hastasının sağlık verilerini görme imkanı olması daha sağlıklı karar vermesine ve yönlendirmesine yardımcı olacaktır. İşte bütün bu sorunları çözmek amacıyla BabyStar mobil uygulamasını geliştirdik. 

Platformda hem ebeveynler hem de hekimler var. Ebeveynler çocuklarının profillerini kolayca işleyebiliyor. Tüm sağlık / hastalık olaylarını tarih tarih kolay bir şekilde kaydedebiliyor, yapılan aşıları işaretleyebiliyor, ölçülen kilo boy değerlerini girebiliyor, yapılan tahlillerin görsellerini ekleyebiliyor ve gerektiğinde yetkilendirdiği hekimle program üzerinden iletişim kurabiliyor. Doğumundan itibaren tüm veriler düzenli girildiğinde, çocuk bir gün büyüdüğünde tüm sağlık arşivi dijital olarak elinde olmuş oluyor. Bu düzenin hayalimdeki şekliyle kurulabilmesi halinde ülkemizdeki sağlık sisteminin yükünü hafifletebileceğine, hatta dezavantajlı bölgelerdeki kişilerin de uzman hekimlere ulaşabilmelerini kolaylaştırabileceğine inanıyorum

BabyStar’ı Eylül’ün ilk haftasında dijital mağazalarda göreceğiz.

3-Çocuk hekimisiniz. Çok değerli bir ürün üzerinde çalışıyorsunuz. Başka girişimleriniz de var. Size ve ürünlerinize nasıl ulaşırız?

Evet aynı anda birden fazla şeyle uğraşıyorum. Hepsi de oldukça zor ve alanında ciddi uzmanlık gerektiren konular, neyse ki takım olarak birbirimizi tamamlıyoruz. BabyStar için yola çıkalı neredeyse 3,5 yıl olmuş. Ancak yolda aklınıza gelmeyen engeller, pürüzler mutlaka oluyor. İçime sineceği şekli alması için kodlar 3. kez baştan yazıldı. Bu süreçte BabyStar’ı giyilebilir bir teknolojiyle birleştirme fikrimiz oldu. Ebeveynlerin korkulu rüyası olan çocuklarının ateşinin yükselmesi ve bu ateşi takip etme zorluklarını aşmayı hedeflediğimiz giyilebilir ateş ölçer projemiz TÜBİTAK tarafından da desteklendi. Böylece “Hekimanne AŞ” Teknopark İzmir’de Ar-Ge çalışmalarına başlamış oldu. BabyStar ile entegre çalışacak IoT cihazımız TempStar isminde ve faydalı model başvurumuz bulunmakta. Bu süreçte prototipimizin üretimini gerçekleştirdik ve uluslararası geçerliliği olan gerekli tüm belgeleri aldık. Senenin son çeyreğinde pazara giriş yapmayı hedefliyoruz. Dileyenler e-ticaret sitelerinden, eczanelerden ve medikal marketlerden ürünümüze erişebilecek. Bu konu beni ve ekibimi çok heyecanlandırıyor.

Bunun haricinde yine İzmir’li bir kadın girişimciye ait olan Armin İlaç Ltd Şti ile beraber geliştirdiğimiz gıda takviyelerimiz var. Ürün sayımız 5’e ulaştı. Buradaki ürünler en başta da bahsettiğim koruyucu sağlık çalışmaları açısından kıymetli katkılar sağlıyor. Özellikle Resveratrol + Quercetin + C Vitamini içeren “Resverol” ürünümüz pandemi döneminde oldukça faydalı bir destek olarak hem toplumda hem de hekimler arasında güven kazandı. Formülümüzün faydalı model başvurusu da bulunmakta. Bu ürünün dışındaki ürünlerimizden biri de şurup içmekten hoşlanmayan kişiler için geliştirdiğimiz lolipop şeklinde boğaz ağrısı ve tahrişini azaltan, üst solunum yolu enfeksiyonlarında etkili “Happier Kids” isminde bir gıda takviyesi. Bunun da özellikle çocuklar tarafından çok sevildiğini söyleyebilirim. Bunların haricindeki ürünlerimiz bulantı ve kusma durumunda kullanılan zencefilli B6 vitamini içeren “Calm Way” damlamız ile uyku sorunu çekenler için geliştirdiğimiz “Mom’s Lap” bitkisel şurubumuz. Bu ürünlere de eczanelerden ya da e-ticaret sitelerinden erişim sağlanabilir.

Bana ulaşmaksa kolay, başta da dediğim gibi fiziken İzmir Alsancak’ta muayenehanemdeyim, sosyal medyada ise @hekimanne ‘yim.

4-Pandemi dönemini nasıl geçirdiniz?

Pandemi döneminde sağlık sektörü kesintisiz devam ettiği için ben hastalarımla buluşmaya devam ettim. Ancak üretim ve tedarik zinciri inanılmaz aksadı. Hedef takvimimizin gerisinde kaldık.

Yine de bazı avantajlar yaşadığımızı itiraf etmem gerek. Mesela giyilebilir ateş ölçerimizin CE sertifikası için tabi olacağımız yönetmelik değişmişti ve koşullar zorlaşmıştı, ancak pandemi nedeniyle bu geçiş uzatıldı. Biz de bundan faydalanmış olduk. Bir de uluslararası toplantılara bile online katılabilir olduk. Dünyayı bir anda küçültmüş oldu pandemi.

5-Pek çok girişimcilik programına ve yarışmalara katıldınız. Çok deneyimli ve azimli bir girişimcisiniz. Girişimciliği İzmir özelinde ve ülkemizde nasıl görüyorsunuz? Geliştirmek için neler yapılmalı?

Evet çok fazla programa dahil oldum; hatta bir yerden sonra bu programların sonsuz olduğunu ve artık bunlara katılıp durmayı bırakmam gerektiği konusunda kendimi ikna etmeye çalışıyorum. Şu anda devam eden İngiltere bazlı Royal Academy of Engineering’in Leaders of Innovation Programı uluslararası tecrübe katması açısından çok fayda sağladı. Bir taraftan TİMTEB Girişimcilik Evi de ihracat fikrine giderek yaklaşmam konusunda destek oluyor. ARYA Women ise hemcins dayanışması anlamında kıymetli katkılar sağlıyor.

Bu programların çok sayıda olması ciddi anlamda büyük bir şans. Girişimcilere çok uzun yollardan ulaşabilecekleri tecrübeleri kısa sürede elde etme imkanı sağlıyorlar. Neredeyse hemen her hatırı sayılır kurumun kendi hızlandırıcı programı var. Bir nevi yetenek avcılığının önemini herkes keşfetti. Ancak girişimci dikkatli olmalı ve bir gelişme elde edip edemeyeceği programı iyi ayırmalı. Aksi halde zaman kaybı olabilir.

İzmir girişimcilik anlamında ciddi bir atakta. Yurt içi ve yurtdışı beyin/üretim göçünü durdurmak istiyor. Bu bakış açısını çok kıymetli buluyorum. Bu amaç uğruna başı çeken İzmir Ticaret Odası’na bağlı İzmir Yenilik Merkezi’nin de ilk kursiyerlerindenim. Çok kıymetli mentörlerle çalışma imkanı sundular. Gelecekte daha da fayda sağlayabileceklerine inancım tam.

İzmir’de ve ülkemizde girişimcilik anlamında çok yol kat edilmesi gerekiyor. Henüz fikir aşamasında olsa dahi, erken evre girişimlerin desteklenmesi konusunda yatırımcıların daha cesaretli olmasına ihtiyaç var. Döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar ve özellikle teknolojik ürünlerde çeşitli parçaların ithal edilme zorunluluğu nedeniyle tekno-yatırımın önemi daha da artıyor. Yatırım almadan hayallere değil ulaşmak, yaklaşmak dahi imkansız olabilir.

6-Yatırım alma konusunda neler düşünüyorsunuz?

Çok isteriz, smartmoney günümüzde bir girişimin ömrünü ve parlayabilirliğini belirleyen en önemli faktör. Pazara çıkışın ardından mümkün olan ilk fırsatta yatırım turuna çıkmayı hedefliyoruz.

7-En büyük hayaliniz nedir?

Öncelikle BabyStar’ın ülkemizde yaşayan, akıllı telefonu ve internet bağlantısı olan tüm ebeveynler tarafından kullanılması, Çocuk Hekimleri tarafından sistemin sevilmesi ve faydalı bulunması, daha sonrasında ise Sağlık Bakanlığı ve UNİCEF tarafından kabul ve destek gören mobil sağlık uygulaması olması en büyük hayalim. Dezavantajlı popülasyonda aşı eksiklerinin bu sayede tespit edilerek tamamlanması ile sağlıklı çocuk büyüme ve gelişmesinin her yerde sağlanabilmesi sizce de muhteşem olmaz mı?

8-Hayallerinin peşinden gitmek isteyen girişimci adaylarına ne tavsiyeler verirsiniz?

Asla tereddüt etmesinler. Akıllarına geleni evirip çevirip, üzerinde çalışıp girişime çevirmelerini mutlaka öneririm. Sonuç ne olursa olsun, bu sürecin içinde olmanın keyfini tanımlayamam. Ancak kolay olmayacağına garanti verebilirim :)


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Thiscover MeThiscover Me

BÜLTEN SAYISI

Hekim girişimciliği...

BabyStar, Başakşehir Living Lab, smart money

29 Ağu 2021

Hekim girişimciliği...

YAZARLAR

Thiscover Me

Girişimcilik ve yatırımcılık dünyası hakkında sizi bilgilendirir.

İLGİLİ OKUMALAR