
“Biz hikâye anlatıcılığının son dönemlerde giderek kaybolduğunu gördük. Hikâyeyi anlatan da kalmadı, dinleyen de kalmıyor. Bu damarı canlı tutmak çok önemli çünkü insanlar o hikâyeler etrafında bir araya geliyor. O hikâyeler insanları bir topluluk hâline getiriyor.
Bu iyi de olabilir, kötü de olabilir tabii. O hikâyenin verdiği mesajlar, içerdiği değerler, hangi ilkeler etrafında kurulduğu çok önemli. Biz daha kapsayıcı, daha çoklu, daha eşit, daha demokratik bir dünya hayali kuruyorsak bizim anlattığımız hikâyelerin de bu yönde olumlu işlevleri olabilir. Bu tür değerleri sahiplenen insanların hem sayısını artırmak hem bu insanları bir araya getirmek, aralarındaki ilişkileri kuvvetlendirmek önemli.”
Bu sözler Zafer Hocaya ait.
Zappa Zamanlar’ın yayın anlayışında hem bir toplulukla, değerler üzerinden diyalog kurmak, hem bir bellek oluşturmak, hem de teknolojinin olanaklarını en iyi şekilde kullanmak var.
Biray Hoca “Okuduğumuz uçuyor.” diyor, ama yayıncılıkla, yazdıklarıyla bağlantıları kurabiliyorlar, aralarında konuşurken ya da derslerde zaten yaptıkları çıkarımları, bu şekilde geleceğe bırakabiliyorlar. Zafer Hoca ekliyor, “Entelektüel maceramızı, yolculuğumuzu da görebiliyoruz. O anda başlayan bir yolculuk değil, yeni bir gözle, yeni malzemelerle geçmiş bilgilerimizi tekrar değerlendiriyoruz.”
Zappa Zamanlar’ın yazıları, yazarlarının günümüz medyasında sıklıkla karşılaştığı metinlerden daha uzun, daha yoğun, düşünmeye ve soru sormaya davet eden yazılar. Ve bu yazılar hikâyeleştirmenin gücünü kullanıyor. Biray Hoca şu şekilde açıklıyor:
“Akıcı bir şekilde vermek, bağlantıları içeriğe çekmek, renklendirmek bu. Bunu akademiden uzaklaştıran, hikâyeleştirilmiş analitik bağlantılar silsilesi olması.”
Sosyal bilimler ve hikâye anlatıcılığı
Zappa Zamanlar’ın yayıncılığında onlar için en önemli noktaların ne olduğunu merak ediyorum. Temel mevzu, akademinin, akademik yapı içerisinde üretilen bilginin çok geniş kesimlere ulaşmasına verdikleri değer. Zafer Hoca üniversiteyle, sosyal bilimlerle toplum arasındaki ilişkinin daha güçlü olması gerektiğine inanıyor, bunun yolu da bilgi akışını çoğaltmak.
Sözü geçmişken, bu iki değerli sosyal bilimciye hikâye anlatıcılığının sosyal bilimlerle karmaşık ilişkisini de sormadan edemiyorum. Biray Hoca şöyle yanıtlıyor:
“Bence sosyal bilimlerin hikâye anlatmaya dair bir tarafı vardı. Özellikle 80 sonrasında ve 90’larda giderek artan uzmanlaşma ve sosyal bilimlerdeki nicelleştirme, sayısallaştırma eğilimi ile beraber daha çok yayın yapma, daha çok sayısal değere referans vererek o yayınları destekleme sürecinin yoğunlaşmasıyla o hikâyeler arka plana düştü.
Bugün dönüştürücü bir kitabın neden çıkmadığını hep konuşuruz. David Harvey’nin Postmodern Durum’u ortalığı yakıp yıkmıştı. Çünkü bir hikâye anlatıyor. Richard Sennett’ın Karakter Aşınması’nı hepimiz okuyup üzerine konuştuk. Böyle kitaplar azaldı çünkü sosyal bilimler çok kapanmış.”
Anlatıların dönüşümü
Ancak sosyal bilimlerde de yavaş yavaş hikâye anlatıcılığına dönüş gözlemliyorlar, popüler bilimlerin öne çıkışını bu çerçevede değerlendiriyorlar. Sosyal bilimlerin bir yüzü hikâye anlatıcılığı ile dönüşüyor, peki hikâye anlatıcılığı günümüzde neye dönüşüyor?
Zappa Zamanlar’ın evi bir yeni medya servisi. Zafer Hoca ve Biray Hoca için yayını burada başlatma konusunda esas önemli olan, Aposto’nun yayıncılık anlayışının kendi yayın değerleriyle ortak noktaları olmuş. Zafer Hoca şöyle örneklendiriyor:
“Özellikle yeni medyada herkes güncel olana son derece odaklanmış şekilde. Bunun dışında olan bitenleri ya da bu olanların genel gidişat içinde nereye oturduğunu sorgulamıyorlar. Fernand Braudel'in bir sözü vardır, ‘Olaylar tozdur’.”
Biray Hoca devam ediyor:
“Bir şeyi bugüne odaklanmak yerine, tozu sildiğinizde altından çıkanla anlayabilirsiniz. Bugünün olaylarına değil, genele zaman ayırmak lazım. Aposto bunu yapabildiğimiz bir mecra. Aposto yayınlarında kullanılan ‘Bir adım geriden’ ifadesini çok seviyoruz, yayınlar, yazılar bir bağlam veriyor. O gün olan o önemli gelişmenin arkasında bir şey var, o kendiliğinden çıkmadı, o neydi peki? Bunu düşünmek önemli.”
Yeni medyanın kaotik, zehirli dünyasında Aposto'nun yeni ve temiz olduğunu söylüyorlar. Biray Hoca “Her şeyin yanlış yapıldığı dönemde bizim için bu önemli.” diyor.
Zengin metinler
Ama neden “her şey neden yanlış yapılıyor”? Araç hâlâ mesajsa, sorun araç mı? Zappa Zamanlar’a göre “Hayır.” (Aposto'ya göre de "Kesinlikle hayır.")
Konuyu dijital hikâye anlatıcılığına getirdiğimde kötü örneklerden uzaklaşıyor, formatta ve dilde özgürleşmenin getirilerinden bahsetmeye başlıyoruz.
Biray Hoca akademik bir dergiye, talep edilen katı bir formatla yazmaktansa bu yayında kendi analitik bağlantılarını kendi istediği şekilde kurabildiği, hem okuduklarını başkalarına taşıyabildiği, hem de kendi düşüncelerini paylaşabildiği, zevkli bir sürecin işlediğini söylüyor.
Zappa Zamanlar formatın sunduğu alanı hikâyeyi zenginleştirmek için kullanıyor. Zafer Hoca hikâye anlatıcılığının dijital ortamda dönüşümünü şöyle değerlendiriyor:
“Dijital olunca, normal bir kitaptan, normal bir gazeteden farklı olarak çok çeşitli malzemeler kullanabiliyoruz. Bağlantılar, referanslar, bazen şarkılar hareketlendiriyor yazıları. Günümüzde her yerden bilgi yağıyor, hangi bilgi daha güvenilir, daha bakmaya değer? Bu konuda bir yönlendirme yapabiliyorsak, bu çok faydalı bir şey.”
Biray Hoca ise “Hikâye anlatıcısı artık tek bir insan değil” diyor ve açıklıyor:
“Gazetelerin haber yapma şekilleri bile değişti. Her şey şu an farklı formatlarda. Makale formatının çok ötesinde bir formata geçildi artık. Farklı bakış biçimleri bir arada kullanılıyor. Bu çok etkileyici. Hikâye anlatmak da artık yepyeni bir boyut kazandı. Hikâye anlatıcısı artık tek bir insan değil. Ekipler.”
Ve yine dönüyoruz topluluğa...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Zappa Zamanlar'dan Prof. Dr. Biray Kolluoğlu ve Prof. Dr. Zafer Yenal ile hikâye anlatıcılığının dönüşümü, geleceği ve sosyal bilimlerle ilişkisi üzerine.
21 Eyl 2022

YAZARLAR

Aposto P.S.
Aposto'dan gelişmeler, ürün güncellemeleri, yazar ve yayın topluluğumuzdan hikâyeler, röportajlar, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifler ve daha fazlası.
İLGİLİ OKUMALAR


