Home #2

Julio Anta & Anna Wieszczyk

Duygu seli demişken, ilk sayısıyla kalbimizi paramparça edene Julio Anta ve Anna Wieszczyk imzalı Home’un ikinci sayısı geldi. Juan ve ailesinin geçmişiyle ilgili soruların yavaş yavaş cevaplanmaya başladığı bu sayıda yürekleri dağlamada ilk sayının altında kalmıyor. Evleri Guatemala'dan Amerika’ya kaçmak zorunda kalan anne-oğul Mercedes ve Juan’ın hikayesini anlatan Home; ilk sayıda ikiliyi ayırmış, Juan ise yetimhane/hapishane karışımı yerden kaçmıştı. Bu sayıda yüzümüz biraz daha gülüyor. Çok az ama, genelde hep gözyaşı.

Sayı, ilk sayının bittiği yerden başlıyor direkt. Juan tam sınır polislerinden sopayı yiyecekken - tam anlamıyla sopa, jop - gizli güçleri devreye girip bulunduğu hücreyi patlatmıştı. Juan ormana doğru kaçtıktan sonra biz de onu aramayla görevli polisleri izliyoruz. Henüz süper güçleri açıklanmasa da çok hızlı koşabildiğini ve vücudundan büyük bir enerji saçabildiğini öğrendiğimiz Juan, ormandaki polislerden kaçtıktan sonra geceyi ormanda geçiriyor. Amerikalı bir baba-oğlun onu uyandırmasıyla irkilen yavrucağımız parlamaya başlayınca baba-oğul da korkup kaçıyor. Texas’ta bir alışveriş merkezine gidip halasına telefon açan Juan, neden Amerika’ya kaçmaları gerektiğini hatırlıyor. Flashback’ler ile annesi Mercedes ve babaannesi arasındaki konuşmalara tanık olduktan sonra, sınırda tutulan Mercedes’in başının belada olduğunu görüyoruz. Halasına kavuştuktan sonra babasının da süper güçleri olduğunu öğrenen Juan tam hayatı düzene girdi derken Mercedes’in sınır dışı edildiğini öğreniyor. Biz de başlıyoruz ağlamaya. Sayı da burada bitiyor.

Ağlamak için gözüme sigara dumanı kaçmasının yettiği şu günlerde biraz politik eleştiri, biraz süper kahramanlık, biraz da aile draması olan bu seri gerçekten her seferinde ciğerimi sökmeyi başarıyor. Her sayı bu kadar acı doluysa ben nasıl bu kitabı okumaya devam edeceğim ki? Dünyalar tatlısı Juan’a bu kadar alıştıktan sonra bu seriyi bırakmak mümkün değil ama. İlk sayıyı okuyanlar ne dediğimi anlayacaktır rahat rahat. Siz de her seferinde salya sümük ağlamak istiyorsanız bu seriye direkt başlayın. Juan çok tatlı, Julio Anta ve Anna Wieszczyk harika bir kitap yapıyor. Bu seriyi okumamak için taş kalpli olmanız gerek sanırım.

Kapak: Lisa Sterle

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

SNIKT! #10

Braderin'den bu haftanın çizgi romanları

23 May 2021

SNIKT! #10

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR