
Mindfulness kapsamında incelediğimiz şarkılarda bu sayıda sözlerini anlamadığımız haliyle dahi çok daha bilinçli yaşamaya bizi teşvik eden Beatles şarkılarından “Let it Be” mercek altında.
Dinlemek için:
https://open.spotify.com/track/7iN1s7xHE4ifF5povM6A48
Rivayet odur ki, Paul McCartney zamanında bir rüya görüyor ve rüyasında annesi “bazı şeyler için çok kendini germe, bırak olacağına varsın diyor.” Ve üzerine Let it Be yazılıyor. Şimdi bakalım bu adından farkındalık akan şarkı bize neler söylüyor?
“When I find myself in times of trouble, Mother Mary comes to me
Speaking words of wisdom, let it be
And in my hour of darkness she is standing right in front of me
Speaking words of wisdom, let it be”
Öncelikle anlıyoruz ki, zor zamanlar yaşandığında, Meryem Ana’ya (belki de doğrudan annesine) kendisini teslim eden biri var. Meryem Ana belli ki, akışına bırak, bırak olsun tarzında bir telkinde bulunuyor. Bilge bir şekilde. Burda biraz kadercilik seziyoruz. Mindfulness’ta bahsi geçen “çabasız çaba” burda sanki tamamen bir çabasızlığa bırakıyor kendini.
“And when the broken hearted people living in the world agree
There will be an answer, let it be
For though they may be parted, there is still a chance that they will see
There will be an answer, let it be”
Dünyadaki kırık kalpli insanlar anlaştıklarında, belki de birbirleriyle barıştıklarında bir cevap olacak, o yüzden izin ver, bırak olsun diyor. Sonra devam ediyor; uzaklaşmış, gitmiş olsalar da, yine de görme şansları vardır… Bilemiyorum, kendinin farkına varmadıkça insan, uzaklaştıkça kendine yakınlaşır mı? Gerçekten bir cevap olur mu?
Bir cevap olacak, bırak olsun… demiş, bırakalım olsun.
“And when the night is cloudy there is still a light that shines on me
Shinin' until tomorrow, let it be…”
Ve gece bulutlu da olsa, hala üzerimde parlayan bir ışık var. Yarına kadar da parlayacak, bırak parlasın…diyor son olarak. İşte burada kadercilikten ümide doğru bir yolculuğa çıkılıyor. Karanlık gecenin içinde bile umutların yeşerebildiği, en azından elimizde olanı gördüğümüz, ışığımız şu an parlıyorken şu anın tadını çıkarmak için “bırak olsun” denilen bir noktaya geliniyor. İşte bu bir nevi bilinçli bir farkındalık seviyesi olabilir. Şu an parlayan bir ışık var, bırak parlasın. İzin ver öyle kalsın. Bir sonraki bültene kadar sağlıcakla kalınsın.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İçimdeki Dünya
İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR



