II. Abdülhamid Döneminde Irak’ta Osmanlı İdaresi

Gökhan Çetinsaya’nın Osmanlı Irak’ının bir dönemini ele aldığı bu eseri, II. Abdülhamid rejiminin Irak vilayetleri özelinde taşra idaresine yönelik politikalarını anlamaya önemli bir katkı sağlamaktadır.
II. Abdülhamid Döneminde Irak’ta Osmanlı İdaresi

Yazı: Emine Şahin

Gökhan Çetinsaya’nın “Ottoman Administration of Iraq: 1890-1908” başlığı ile 1994 yılında Manchester Üniversitesi’nde hazırlamış olduğu doktora tezi yine aynı başlık altında 2006 yılında SOAS/Routledge Studies on the Middle East’ten yayınlandı. 2020 yılında ise Zehra Savan tarafından Türkçe çevirisi yapılarak yeniden okuyucu ile buluştu. Çetinsaya’nın bu eserinden evvel Osmanlı ve İngiliz arşivlerinin birlikte kullanıldığı, Osmanlı Irak’ının on dokuzuncu yüzyıl ile yirminci yüzyıl başındaki siyasi ve idari tarihini ve II. Abdülhamid rejiminin Irak üzerindeki politikalarının anlatıldığı bir çalışma yapılmamıştı. Çetinsaya, bu kitapta kapsamlı bir Irak tarihi yazmaktan ziyade II. Abdülhamid’in merkezdeki ve vilayetlerdeki genel politikalarının anlaşılmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Buna binaen Abdülhamid rejiminin faal bir sistem haline geldiği 1890 yılı ile padişahın fiili olarak rejiminin son bulduğu 1908 yılları arasında Irak’taki Osmanlı yönetiminin doğasını devlet-toplum ilişkileri bağlamında ele almaktadır.

Çetinsaya, bu kitapta Irak özelinde II. Abdülhamid’in merkeziyetçi siyasetine paralel olarak taşrada gerçekleştirmeye çalıştığı yönetim tarzının izlerini aramaktadır. Merkezin, Irak’ı nasıl algıladığı, vilayetlerde meydana gelen sorunlar karşısında ne tür bir yol izlediği, temel amaçlarının neler olduğu ve bu amaçlara ulaşmak için ne tür çözüm yöntemleri uyguladığı sorularını sormaktadır. Ayrıca II. Abdülhamid dönemi Irak’ının idaresinde başat rol oynayan devlet memurlarının ve yerel eşrafın yapısını da incelemekte olup yerel muteberlerin izini sürmektedir.

Eser Türkçe baskı için hazırlanmış bir önsöz, giriş ve altı bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Irak vilayetlerinin Tanzimat’tan itibaren geçirmiş olduğu sosyo-ekonomik ve idari dönüşüm ele alınıp bölgenin genel bir portresi çıkarılmaktadır. Bir sonraki bölümde II. Abdülhamid döneminde Irak’taki reform projeleri üzerinde durulmakta ve dönemin devlet adamlarının bölge üzerine olan ıslahat teklifleri ele alınmaktadır. Balkanlarda büyük gelir getiren vilayetlerin kaybından sonra hazinede meydana gelen açığın telafi edilmesi için doğudaki vilayetlere ilgi artmıştır. Bu bağlamda Irak’ın kalkınmasına ve gelirlerinin arttırılmasına yönelik sulama kanallarından nehir taşımacılığına ve Bağdat’ın merkeze ve imparatorluğun diğer vilayetlerine erişiminin kolaylaştırılmasını sağlayacak olan demiryolu projelerine kadar bir dizi ıslahat teklifleri ortaya atılmıştır.

II. Abdülhamid, George Grantham Bain Collection

Library of Congress


Çalışmanın bundan sonraki bölümleri ise Osmanlı idaresinin karşılaştığı sorunlara ve bu sorunlara aradığı çözüm önerilerine odaklanmaktadır. Çetinsaya, ilk olarak Abdülhamid rejiminde Irak’taki Osmanlı idaresinin boyutları ile burada görev alan başta valiler olmak üzere üst düzey memurların görev ve yetkilerini tartışmaktadır. Çetinsaya’ya göre II. Abdülhamid, yerel sivil bürokrasiyi doğrudan ve etkin bir biçimde kontrol altına almıştır. Aynı zamanda adem-i merkeziyete karşı biri olarak, valilere geniş yetkiler vermekten çekinmiştir. Hatta eşrafla kurduğu doğrudan iletişim nedeniyle, bölgedeki istikrarın bozulmaması için, memurlar ile eşraf arasında yaşanan bir anlaşmazlıkta vali veya memurları görevden almayı daha uygun bulmuştur. Yazar bu bağlamda, II. Abdülhamid’in eşraf siyasetinin Irak’taki etkilerini üst düzey memurlar, eşraf ve merkezi idare ilişkileri üzerinden aktarmıştır.

Bir sonraki bölümde Çetinsaya, II. Abdülhamid döneminde aşiretlerin varlığının Irak’ta tesis edilmeye çalışılan idarenin ve sosyo-ekonomik gelişmenin önünde nasıl bir engel teşkil ettiğine değinmiştir. Yazara göre, II. Abdülhamid Irak’ta çoğunlukla uzlaşmadan yana tavır sergileyip bir silahlı çatışmadan kaçınmış ve bölgenin istikrarını da düşünerek aşiret şeyhlerine çoğu durumda “taviz vermeyi” uygun görmüştür.

Irak’ta bilhassa Bağdat ve Basra vilayetlerinde yoğun olarak yaşayan Şii nüfusun İran’la dini bağlantılar nedeniyle kurduğu ilişkiler yüzünden Şii meselesinin uluslararası bir boyut kazanması beşinci bölümün konusunu teşkil etmektedir. Bu nedenle Abdülhamid ve saray çevresinin bir yandan Irak’ta Şiiliğin yayılması karşısında Sünniliği güçlendirmesi, öte yandan bu soruna çözüm olarak “Sünni-i Şii ittifakı” geliştirilmesi yönündeki girişimler bu bölümde anlatılmıştır.

1869’da Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla birlikte İngilizlerin bölge için her geçen gün tehdit oluşturması ve buna karşın II. Abdülhamid yönetiminin İngiliz nüfuzunun yayılmasının önüne geçebilmek için aldığı önlemler son bölümde anlatılmıştır. İstanbul’dan Basra Körfezi’ne kadar uzanan Bağdat Demiryolu projesinin Almanlara verilmesiyle birlikte İngilizlerin Kuveyt gibi kritik öneme sahip olan bölgelerde Arap şeyhleriyle kurduğu yakınlıkların ve yaptığı anlaşmaların Irak’ta Osmanlı idaresi ile İngilizler arasında meydana getirdiği gerilimler aktarılmıştır. Ancak iki devlet arasında yaşanan bu gerilimlerin II. Abdülhamid’in mevcut statükoyu muhafaza etmeye yönelik geliştirdiği pasif savunma siyaseti nedeniyle çatışmaya dönüşmediği de vurgulanmıştır.

Çetinsaya, Osmanlı merkezi yönetimine uzak olan Irak’ın diğer vilayetlere kıyasla göz ardı edildiğini ve yetenekli memurların gönderilmeyip bölgenin geri bırakıldığı iddiasını reddetmektedir. Ayrıca, II. Abdülhamid’in “‘Basra vilayeti Bursa gibi yönetilemez!’” şeklinde ifade edilebilecek bir düsturu Irak’ta uyguladığını ve buna binaen uzak vilayetlerin oradaki ahalisinin doğasına göre bir idari sistemle yönetilmesi prensibini hayata geçirdiğini söylemektedir. II. Abdülhamid’in ve çevresindeki devlet adamlarının Irak’ı ikinci bir Mısır’a dönüştürmek için çaba sarf etmesine rağmen maddi yetersizlikler nedeniyle ıslahatların bölgede tam gerçekleştirilemediğini belirtmektedir.

Sonuç olarak, Gökhan Çetinsaya’nın Osmanlı Irak’ının bir dönemini ele aldığı bu eseri, II. Abdülhamid rejiminin Irak vilayetleri özelinde taşra idaresine yönelik politikalarını anlamaya önemli bir katkı sağlamaktadır. Yazarın merkez-çevre bağlantısını gözeterek Abdülhamid’in merkeziyetçi siyasetinin izlerini Ortadoğu tarih yazımında daha az bilinen bir bölge olan Irak’ta araması ve vardığı sonuçlar, araştırmacıların dikkatini bu alana çekmiş ve yeni araştırmaları teşvik etmiştir. Ayrıca kendisinden sonra Irak üzerine yapılan incelemelere gerek uyguladığı metot ve gerekse kullandığı kaynaklar açısından örnek teşkil etmiş ve araştırmacılar için bir rehber olmuştur.

Emine Şahin - Düzce Üniversitesi

* Gökhan Çetinsaya, II. Abdülhamid Döneminde Irak’ta Osmanlı İdaresi, çev. Zehra Savan, İstanbul: Küre Yayınları, 2020, 357 s., ISBN 978-605-7646-31-6.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Toplumsal TarihToplumsal Tarih

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Sarayda Astroloji, Kayıp Müneccimler

Babürlüler sarayında astroloji, bilim tarihçiliğinin kayıp halkası müneccimler, II. Abdülhamid döneminde Irak'ta Osmanlı

30 Ara 2022

Sarayda Astroloji, Kayıp Müneccimler

YAZARLAR

Toplumsal Tarih

Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.

İLGİLİ OKUMALAR