İklim değişikliği: İnsanlığın sağlığıyla ödediği bir bedel

İklim değişikliği, insan sağlığını da ciddi şekilde tehdit ediyor.
İklim değişikliği: İnsanlığın sağlığıyla ödediği bir bedel

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Nilhan Uzman

Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde düzenlenen 27'nci Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP27), müzakerelerin uzaması nedeniyle gecikmeli de olsa sona erdi. Konferans sonuç bildirgesine "kayıp ve zarar fonunun" kabul edilmesi damga vursa da fosil yakıtların kullanımının sınırlandırılmasına dair hiçbir ilerleme kaydedilmedi.

İklim değişikliğinden kaynaklanan felaketler nedeniyle son yıllarda çok sayıda can kaybı yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Felaketlerin neden olduğu hasarlar ise birçok ülkede ciddi boyutlara ulaştı. COP27'de kabul edilen kayıp ve zarar fonu ile iklim krizinin sorumlusu olan gelişmiş ülkeler, krizden en çok etkilenen ülkelerin zararlarına karşılık para yardımında bulunacak.

İklim değişikliğinin temel nedenlerini hedef almak yerine, yaşanan can kayıplarına "kayıp ve zarar" adı altında bir bedel ödemek, temel insan hakkımız olan sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşam açısından endişe verici. Sağlığımız, bizi çevreleyen ekosistemlerin sağlıklı olmasına bağlı. Her şeyin başının sağlık olduğunu hatırlayarak, iklim krizini ve COP27'yi insan sağlığı açısından ele alalım.

İklim değişikliği, sağlığın sosyal ve çevresel belirleyicileri olan temiz hava, güvenli içme suyu, yeterli gıda ve güvenli barınma üzerine doğrudan etki ediyor. Küresel sıcaklık artışı nedeniyle yaşanan aşırı sıcaklar, kuraklık, seller, kasırgalar ve tropik fırtınalar her geçen gün iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini artırıyor.

Bir toplumun demografik yapısı, ülkenin coğrafik şartları, sosyoekonomik ve sosyopolitik koşulları, o toplumun iklim değişikliği karşısındaki kırılganlığını belirliyor. Bir ülkenin sağlık sisteminin kapasitesi ve dayanıklılığı, örneğin sağlık işgücünün krizlere karşı yetkin ve yeterli olması veya krizlerde temel ilaç ve tıbbı cihazlara erişim durumu, iklim değişikliğinin yol açtığı sağlık sorunlarına karşı toplumun kırılganlığını hafifleten temel faktörler arasında.

İklim değişikliği kaynaklı hastalıklar 250 bin can alacak

COP27'de Sağlık Pavilyonu'nu organize eden ve müzakerelerde iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek için savunuculuk yapan Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre iklim değişikliğinden kaynaklanan aşırı sıcaklar, yetersiz beslenme, sıtma ve diyare gibi hastalıklar, 2030 ve 2050 yılları arasında 250 bin ilave can kaybının yaşanmasına neden olacak. Yine DSÖ'ye göre iklim değişikliğinin, 2030 yılına kadar devletlerin sağlık bütçelerine yılda 2 ila 4 milyon dolar arası ilave maliyet yükü getireceği tahmin ediliyor. Sağlık alt yapıları hâlihazırda yetersiz olan gelişmekte olan ülkelerin, iklim felaketlerinde yardım almaları şart. İklim krizi, her krizde olduğu gibi en çok fakir ve kırılgan toplumların sağlığını etkiliyor.

İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki kısa vadeli etkilerini toplumların kırılganlığını ortadan kaldırmakla önlemek mümkün gibi gözükse de uzun vadeli etkilerinin önüne geçmenin tek yolu, sera gazı salınımın azaltılması ve küresel sıcaklık artışının kritik değerleri aşmasını önleyecek radikal kararların alınmasından geçiyor.

En önemli anlaşma bile yetersiz

Küresel sıcaklık artışını iki derecenin altında tutmayı amaçlayan, 2016'da yürürlüğe giren Paris İklim Anlaşması, DSÖ tarafından "21. yüzyılın en önemli kamu sağlığı anlaşması" olarak tanımlanıyor. 2021'in sonlarında Türkiye tarafından da imzalanan anlaşmanın hedefleri birçok bağımsız bilim insanı tarafından yetersiz bulunuyor.

DSÖ'nün 101 ülkede yaptığı araştırma sonuçlarına göre 2019'da yayımladığı raporda, birçok ülke iklim değişikliği planını hayata geçirmekte zorlanıyor. Ulusal iklim değişikliği planlarında sağlık konusu önceliklendirilse bile sağlık bütçesine ve sağlık işgücüne ilave kaynak ayıran ülke sayısı oldukça kısıtlı.

Tarımsal alanların ve ormanlarının imara açılması, yetersiz atık yönetimi politikaları, kuraklık, orman yangınları, sıcak hava dalgaları çevre ve insan sağlığı açısından Türkiye'de de giderek onarılamaz sonuçlar ortaya koyuyor. Türkiye'nin iklim krizi ile mücadelesinde sağlık strateji, politikaları ve eylem planlarındaki hedefleri ele alındığında şu soruların cevaplarına yanıt arıyoruz:

  • Aşırı doğa olaylarından kaynaklanan doğal afetlerin insan sağlığına olan etkisi için çalışma yapıldı mı?
  • İklim değişikliği sonucu ülkemizde görülen ve/veya artan hastalıkların takibi konusunda çalışmalar yapıldı mı?
  • Su ve gıda güvenliğinin sağlanması, su ve gıda kaynaklı hastalıklarla mücadele konusunda çalışma yapıldı mı?
  • İklim değişikliğinin sağlık üzerine olumsuz etkilerinden daha etkin korunma amacıyla halkın bilinçlendirilmesi için ne tür çalışmalar yapıldı?

Mevcut kaynaklara göre şimdilik bu hedeflere ulaşmaktan oldukça uzağız.

COP27'nin sonuç bildirgesi bir kez daha gösterdi ki iklim krizi ile mücadelede devletlerin atacağı adımlar yetersiz ve alınmayan her karar, insan sağlığı üzerinde büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu noktada sağlık sistemlerinin iklimle mücadelede güçlendirilmesinde kuruluşlara ve bireylere önemli roller düşüyor. WWF, TEMA gibi sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, halk sağlığı kuruluşları, sağlık çalışanları, iklim aktivistleri, sağlık meslek örgütleri ve uzman bilim insanları bir araya gelerek dayanışma ile çözüm üretebilir.

DSÖ Genel Direktörü Dr Tedros Adhanom'a göre iklim değişikliği sadece gelecek nesillerin ödemesi gereken bir fatura değil, aynı zamanda insanların günümüzde sağlıklarıyla ödedikleri bir bedel. Gezegenimizi koruyarak, gelecek nesillere yaşanabilir ve sağlıklı bir dünya bırakırken bir yandan iklim krizini günümüzde bir fırsata çevirip herkes için eşit, nitelikli, ulaşılabilir bir sağlık sistemini hayata geçirebiliriz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Sağlıkla ödenen "bedel", Demirtaş'ın "yalnızlığı"

Başörtüsü açılımının samimiyeti, çocuk işçiliği, seçim güvenliği, kapanan şirket sayısı, yeni petrol güzergahı

23 Kas 2022

NBC News

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR